Türkiye Barolar Birliği Dergisi 137.Sayı

199 TBB Dergisi 2018 (137) Kenan OK/Uğur URUŞAK/Osman Korkut KANADOĞLU bir gereği olarak Devlet faaliyetleri idare edilenlerce önceden belirli şekilde öngörülebilir olmalıdır. Olgusal olarak bir kez daha vurgulamak gerekir ki, DSİ’nin su tahsisi yapacak ne birikimi, ne personeli ne de donanımı vardır. Bu birikim, personel ve donanım esas olarak Tarım Bakanlığında bulun- maktadır. Böylelikle suyun tahsisi konusunda uygulamada süreklilik sağlanamadığı gibi hukuki istikrar da tesis edilememiştir. Bu durum kamusal hizmetlerin yeknesak biçimde yürütülmesini de engelleye- cektir. 3.3.2. Su Tahsisi ve Mülkiyet Hakkı a) Küçük çiftçi ve köylüler açısından değerlendirdiğimizde, tahsis yoluyla suyun kullanımını özelleştiren söz konusu bu Kanun, bu kişi- ler bakımından Anayasa’nın mülkiyet hakkını düzenleyen 35. madde- sine de aykırılık oluşturmaktadır. Tapulu taşınmazdan çıkan ve sade- ce o taşınmazın ve malikinin şahsî ihtiyacını karşılamaya yeterli olan özel sular üzerinde mülkiyet hakkı bulunmaktadır. Su hakkının kul- lanılmasının, bu minimum standartta uyulmaksızın DSİ ve ilgili Ka- nunlarda belirtilecek diğer kamu kurumlarınca özel şirketlere tahsisi, mülkiyet hakkını ihlal edecektir. Bu kişilerin Anayasa ve yasalarca önceden sahip oldukları sınırlı su kaynaklarından tamamen yoksun bırakılmaları, Anayasa’nın Hu- kuk Devleti ilkesini düzenleyen 2. maddesine de aykırıdır. Zira bu ku- ral kişilerin özel mülkiyetinde bulunan araziden çıkan suların tahsisi- ni DSİ’ye bırakarak, mevcut hukuksal düzen ve barışı bozmakta, yeni hukuki sorunlar çıkarmaktadır. Bu nedenle hukuki güvenliği ortadan kaldırmakta; istikrar ve kalıcılığı zedelemektedir. Unutulmasın ki, genel sulardan yararlanmada temel kural “ka- dim hak”tır. Bu hak, mahallî bilirkişilerle ve şahitle ispat edilebilir. Kadim hak yoksa teamül araştırılır. İçme ve kullanma suyu öncelikli olmak üzere zarurî ihtiyacını karşılamak için, herkes genel sudan bu oranda pay alabilir. Yargıtay da aynı sonucu kabul etmektedir. 54 Buna göre; “…mahalli bilirkişilerin beyanlarına nazaran kötügöz suyun- 54 Bkz. HGK. T. 6.2.1976, E. 1976/6-155, K. 1976/194 (KBİBB., 743/679); HGK. T. 31.01.1979, E. 1978/6-239, K. 1979/67.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTQ3OTE1