Türkiye Barolar Birliği Dergisi 141.Sayı
138 Modern Devlet ve Uyuşturucu ABD Örneği Üzerinden Bir İnceleme ABD, bu hususta oluşan ulusal söylemi o tarihlerde ulusal düzeyin ötesine taşıma gayreti de göstermiştir. Bu bağlamda, afyon üretimi ve ticareti konusunda sıkı bir kontrol talebinde bulunan ABD’nin bu tale- bi 1931 tarihli Cenevre Narkotik Konvansiyonu’nun toplanmasına yol açtı ve 2 yıl içinde ABD ile birlikte 40 devlet ilgili sözleşmeyi imzaladı. Cenevre Konvansiyonu imzacı devletlere afyon, morfin, kokain ve on- ların türevlerinin üretimi üzerine sıkı bir kontrol şartı getirmekteydi. 95 ABD’de 1920’lerde bağımlılığa ilişkin önemli çalışmalar yapıl- mıştır. Dr. Arthur B. Light ve Edward G. Torrance, Afyon Bağımlılığı Araştırmalarının Klinik Çalışmaları için Philadelphia Komitesi gözeti- minde Philadelphia Devlet Hastanesi’nde afyon bağımlıları üzerinde bir araştırma yürüttü. Bu araştırma sonucunda, bağımlının afyondan mahrum bırakılmasının ölümcül bir tehlikeye yol açmayacağı ve ge- nel olarak da tehlikeli olmadığı sonucuna varıldı. Bu sonuçlar bu hu- susta politika (policy) belirleyenler tarafından kötüye kullanılıp afyon bağımlıları tıbbi bakımdan mahrum bırakılmaya başlandı. 96 ABD’de yirminci yüzyılın bu ilk dönemi uyuşturucu ve alkol bağımlılığının tedavisine ilişkin terapilere yönelik çok güçlü bir kötümserliğin oldu- ğu yıllardır. Bağımlılığa ilişkin biyolojik açıklamalar gözden düşmüş, bunun yerine bağımlılığın kaynağını bağımlının karakterinde gören ve bağımlının kontrolünü ve sekestrasyonunu öngören psikiyatrik ve kriminal açıklamalar almıştır. 97 Esasen, Harrison Yasası ve bunu takip eden FYM kararları nar- kotik arzının polisiye tedbirlerle düzenlenmesine karşılık gelirken, uyuşturucu bağımlılarının kontrol ve normalleşmesini amaç edinme- mişti. 1917 yılından başlayarak bu sürecin hukuki olmaktan çok kli- nik bir süreç olduğu itirazları çeşitli platformlarda dile getirilmeye başlanmıştı. 98 Fizyolojik görüşü savunanlar, narkotik maddenin ba- 95 Ghatak “The Opium Wars”, s.46. 96 W. White, “Addiction medicine in America”, s.327-334. 97 Ibid s. 12. Esasen bağımlılık tıbbı (addiction medicine) yirminci yüzyılın ilk on yıllarında düşüşe geçmiş olsa da geç yirminci yüzyılda ve erken yirmi birinci yüz- yılda daha profesyönel bir şekilde yeniden ortaya çıktı. (W. White, “Addiction medicine in America”, s. 13-15). 98 Örneğin nörolojist ve akıl hastalıkları uzmanı Alfred Gordon, 1917 yılında New York Sağlık Hukuku Derneği’nde (Medico-Legal Society of New York) yaptığı ko- nuşmada yasal önlemlerin bağımlının tıbbi tedavisi unsuruyla tamamlanması ge- rektiğini belirtti. Yine Gordon bu konuşmada, tıbbi tedavinin amacının alışkanlı- ğın temelindeki fizyolojik ve psikolojik faktörleri araştırmak olduğunu vurguladı.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTQ3OTE1