Türkiye Barolar Birliği Dergisi 142.Sayı

316 Yapay Zekâ ve Telif Hakkı olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini… ifade eder” şeklin- de tanımlanmaktadır. Kanunda yapılan tanıma göre, bir fikrî ürünün eser sayılabilmesi için bazı özelliklere haiz olması gerektiği söylene- bilir. Bu özellikler, fikrî ürünün; ürün sahibinin hususiyetini taşıma- sı, fikrî bir çabanın ürünü olması, kanunda sayılan eser türlerinden birine ilişkin olması ve fikrî ürünün, sahibinin hususiyetini taşıyacak düzeyde ve en azından üçüncü kişiler tarafından algılanmasına imkân verecek nitelikte belirli bir şekle bürünmüş olması şeklinde sayılabi- lir. 50 Bir fikrî ürünün FSEK anlamında eser olarak kabul edilmesi için bulunması gereken şartlar uygulamada ve doktrinde farklı başlıklar altında incelense de bu şartların varlığı her halde aranmaktadır. Çalış- ma konumuz açısından en önemli şartlar kanımızca, sahibinin husu- siyetini taşıma ve fikrî bir çabanın ürünü olma şartlarıdır. Bu nedenle yapılacak açıklamalarda bu iki şart üzerinde daha fazla durulacaktır. Bu bağlamda, Hirsch’e göre, her fikrî ürün FSEK uyarınca koru- maya layık bir eser değildir. Bir fikrî ürünü eser olarak değerlendire- bilmek için biri objektif diğeri sübjektif olmak üzere iki şartın gerçek- leşmesi gerekir. 51 Objektif şarta göre bir fikrî ürünün eser olarak kabul edilebilmesi için objektif olarak algılanabilir nitelikte olması gerekir. Diğer bir ifadeyle, eserin, herhangi bir teknik vasıtasıyla üçüncü kişi- ler tarafından algılanabilir nitelikte olması gerekir. 52 Böylece, yalnızca sahibinin fikrî aleminde vücut bulan ve dışa vurumu gerçekleşmeyen, üçüncü kişiler tarafından herhangi bir vasıtayla algılanması mümkün olmayan salt fikirler, FSEK uyarınca eser sayılmayacak ve telif hakkı korumasından yararlanamayacaktır. 53 Bununla birlikte belirli bir şekle bürünmüş ancak henüz tamamlanmamış fikrî ürünler de şayet sahibi- 50 Fırat Öztan, Fikir ve Sanat Eserleri Hukuku, Turhan Kitabevi, 1. Baskı, Ankara, 2008, s. 81 vd.; Cahit Suluk/Ali Orhan, Uygulamalı Fikri Mülkiyet Hukuku Cilt II: Genel Esaslar Fikir ve Sanat Eserleri, Arıkan Yayınları, 1. Baskı, İstanbul, 2005, s. 118; Bozbel, s. 27 vd.; Tekinalp, s. 103; Kılıçoğlu, s. 108 vd.; Ateş, Eser, s. 28-29. 51 Ernst Hirsch, Fikrî ve Sınai Haklar, Ar Basımevi, 1. Baskı, Ankara, 1948, s. 130. 52 Hirsch, s. 130; Suluk/Orhan, s. 118; Ateş, Eser, s. 31 vd.; Kılıçoğlu’na göre ise, ob- jektif unsur fikrî ürünün FSEK’de öngörülen eser türlerinden birine ilişkin olması- nı ifade ederken, eserin belirli bir şekle bürünmüş olması şartı objektif ve sübjektif unsurların yanında ayrı bir şart olarak aranacaktır. Kılıçoğlu, s. 117 vd.; Tekinalp ise, burada objektif ve sübjektif unsur olarak bir ayrım yapmaktan ziyade bu şartı şekillenme başlığı altında incelemiştir. Tekinalp, s. 108-109. 53 “…Fakat bir fikir ve sanat eseri, fikir halinde kaldığı sürece, eser niteliğini kaza- namaz…”, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, T. 01.07.1977, E. 1976/5913, K. 1977/7617 (Ateş, Eser, s. 32-33).

RkJQdWJsaXNoZXIy MTQ3OTE1