Türkiye Barolar Birliği Dergisi 142.Sayı
321 TBB Dergisi 2019 (142) Mustafa ZORLUEL verilen 2015 yılına ait bir kararda da bu husus açıkça vurgulanmıştır. 81 Böylece Türk hukukunda, gerçek kişiler dışındaki varlıkların FSEK an- lamında eser ortaya koymasının mümkün olmadığı kabul edildiği gibi gerçek kişiler dışında varlıkların özellikle tüzel kişilerin eser sahipliği sıfatına sahip olmasının da kabul edilmediği söylenebilir. Ancak burada FSEK m. 11 ve 12 uyarınca kabul edilen eser sahip- liği karinelerinin de göz önünde tutulması gerekir. FSEK 11. maddede, çeşitli şekillerde umuma arz edilen eserlerde, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimsenin ya da mutat şekilde eser sahibi olarak tanıtılan kimsenin aksi sabit olu- nuncaya kadar o eserin sahibi sayılacağı düzenlenmiştir. 82 FSEK 12. maddede ise, eser sahibi olarak herhangi bir kimsenin adına veya ta- nınmış müstear adına yer verilmeyen ya da bir kimsenin mutat şekilde eser sahibi olarak tanıtılmadığı, yayımlanmış veya umuma arz edilmiş eserlerde eser sahipliği haklarının yayımlayan, çoğaltan ya da temsili icra ettiren tarafından kullanılacağı düzenlenmiştir. 83 Böylece, bir kişi, eseri meydana getiren dolayısıyla eserin gerçek sahibi olmasa bile bu karineler uyarınca eser sahibi sayılabilecek veya eser sahipliğinden doğan hakları kullanabilecektir. FSEK m. 18 uyarınca, herhangi bir iş ilişkisi kapsamında bir eser meydana getirmek için istihdam edilmiş kişilerin oluşturdukları eser- sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve iş- çilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılır. Tüzel kişilerin uzuvları hakkında da bu kural uygulanır” hükmünden hareketle tüzel kişilerin eser üzerindeki mali hakla- rın sahibi olabileceği ancak eser sahipliği sıfatına ve manevi haklara sahip olama- yacakları kabul edilmektedir. Tekinalp, s. 144 vd.; Kılıçoğlu, s. 180. 81 “…Ayrıca 5846 sayılı FSEK’in 1. ve 2/3. maddesi uyarınca bir eserin sahibi onu meydana getiren kişidir. Davacı TSE 132 sayılı Kanun’la kurulmuş ve tüzel kişiliği haiz bir kurum olduğundan, esasen yaratıcı faaliyeti olmayan tüzel kişi davacının eser sahibi olduğundan da söz edilemez. Davacı TSE, 5846 sayılı FSEK 10 /son ve/veya 18. maddesi uyarınca davaya konu yayınlar üzerinde yasa gereği mali hakları kullanma hakkına sahiptir, ancak manevi hak sahipliğinden söz edilemez. Buna rağmen davacı kurum yararına 5846 sayılı FSEK 70/1. maddesi uyarınca manevi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir…”, Yar- gıtay 11. Hukuk Dairesi, T. 04.02.2015, E. 2014/16277, K. 2015/1285, http://www. kazanci.com.tr/ (Son Erişim Tarihi: 17.04.2019). 82 Ateş, bu durumu “zahirî eser sahipliği” olarak adlandırmaktadır. Ateş, Sahiplik, s. 140 vd. 83 Ateş, bu durumu “farazi eser sahipliği” olarak adlandırmaktadır. Ateş, Sahiplik, s. 148 vd.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTQ3OTE1