MART - NİSAN / MARCH - APRIL: 2022 YIL/YEAR: 34 SAYI/ISSUE: 159 1988 yılından bu yana yayımlanan Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 2002 yılından itibaren “Hakemli Dergi” olarak yayımlanmakta olup 2010 yılından bu yana da TÜBİTAK-ULAKBİM Hukuk Veri Tabanında dizinlenmektedir. HAKEMLİ BİR DERGİDİR
Sahibi / Owner Av. R. Erinç Sağkan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Sorumlu Müdürü / Managing Director Av. Veli Küçük, TBB Genel Sekreteri Yayından Sorumlu Başkan Yardımcısı/ VicePresident Head of the Publishing Department Av. Gürkan Altun, TBB Başkan Yardımcısı Genel Yayın Yönetmeni / Executive Editor Av. Özlem Bilgilioğlu Eşgüdüm Kurulu / Board of Coordination Av. Gürkan Altun Av. Veli Küçük Av. Gökhan Bozkurt Av. Özlem Bilgilioğlu Yayın Kurulu Özlem Bilgilioğlu Türkiye Barolar Birliği Genel Yayın Yönetmeni Gizem Özkan Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk ABD Araştırma Görevlisi Mustafa Horuş Türkiye Barolar Birliği Yayın İşleri Sorumlusu Danışma Kurulu / Board of Advisors* Prof. Dr. Ahmet Kılıçoğlu Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Ayşe Havutçu Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Ayşe Nuhoğlu Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Durmuş Tezcan İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Muhammet Özekes Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Sibel Özel Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Sultan Üzeltürk Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Türkan Yalçın Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi *(İsme göre alfabetik sıralanmıştır) Türkiye Barolar Birliği Dergisi hakemli bir dergidir. / Türkiye Barolar Birliği Dergisi (Union of Turkish Bar Associations Review) is a refereed review. Türkiye Barolar Birliği Dergisi’nin yayın dili Türkçe’dir. İki ayda bir (Ocak, Mart, Mayıs, Temmuz, Eylül, Kasım aylarında) yayımlanır. / Issued bimonthly (January, March, May, July, September, November). Dergide yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yalnızca yazarlarına aittir. / Articles published in these series express solely the views of the authors. Dergide yayımlanan yazılar, kaynak gösterilmeden başka bir yerde yayımlanamaz. / Articles published in these series can not be republished without citation. Türkiye Barolar Birliği Dergisi TÜBİTAK - ULAKBİM Hukuk Veri Tabanında dizinlenmektedir. / Türkiye Barolar Birliği Dergisi (Union of Turkish Bar Associations Review) is being permanently indexed in TÜBİTAK - ULAKBİM law database. İletişim Adresi / Communication Address Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı Yayın İşleri Mudürlüğü Oğuzlar Mah. Av. Özdemir Özok Sokak No: 8 06520 Balgat - ANKARA Tel: (0312) 292 59 00 (pbx) Faks: (0312) 286 55 65 web:www. barobirlik.org.tr e-posta: [email protected] Abonelik / Subscription Yıllık abone bedeli: 300 TL. Sayfa Tasarımı ve Ofset Hazırlık / Page Design and Offset Preparation Türkiye Barolar Birliği Yayın İşleri Basım Yeri / Printed by Şen Matbaa (0312) 229 64 54 - 230 54 50 Özveren Sokak 25/B Demirtepe - Ankara www.senmatbaa.com Basım Tarihi / Printing Date : 18. 03. 2022
TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ DERGİSİ YAYIN POLİTİKASI, YAYIN KURALLARI ve ETİK İLKELERİ Dergi’nin yayın politikası ve etik ilkeleri, Dergi’ye yazı gönderen yazar tarafından kabul edilmiş sayılır. Yayın, imla ve yazım kurallarına uygun olarak düzenlenmeyen, Türkçenin doğru kullanılmadığı yazı, hakemlere dahi gönderilmeden diğer kriterleri taşısa da Dergi Yayın Kurulu tarafından reddedilebilecektir. Bu nedenle her bölümdeki ilke ve kurallar yazar tarafından titizlikle kontrol edilerek uygun olmayanlar düzeltilmeli, eksiklikler giderilmelidir. Yayın Politikası 1. 1988 yılından bu yana yayınlanan Türkiye Barolar Birliği Dergisi (Dergi), 2002 yılından itibaren “hakemli dergi” olarak yayınlanmakta olup 2010 yılından bu yana da TÜBİTAKULAKBİM TR Dizin Hukuk Veri Tabanında dizinlenmektedir. Dergi iki ayda bir yayınlanmakta olup yazı dili Türkçedir. 2. Dergi “hakemli” olarak TR Dizin’de taranan “hakemli bir dergi” olduğu için Dergi’ye gönderilen tüm yazıların hakemlere gönderilmesi gerekli ve zorunludur. Yazarın talebine bağlı olarak yazının hakemlere gönderilmeden yayınlanması mümkün olmayıp yazar tarafından böyle bir istekte bulunulmamalıdır. Yazı hakemlere gönderildikten sonra hakemlerin önerisi/onayı ve editörün takdiriyle, istisnai olarak, bazı yazıların hakemsiz olarak Dergi’de yayınlanmasına karar verilebilir. 3. İlk maddedeki kural “çeviriler” için de geçerli olup çeviri olarak gönderilen yazıların makalede aranan tüm koşulları taşıması gereklidir. 4. Yazar tarafından Dergi’de yayınlanma istemiyle aynı anda sadece bir yazı gönderilebilir. Anılan yazı yayınlandıktan/değerlendirme süreci tamamlandıktan sonra ikinci yazı gönderilmelidir. 5. Yazının Dergi Yayın Politikası, Etik İlkeleri ve Yayın Kuralları’na uygun olması halinde, hakem raporlarından sonra netlik kazanmak üzere Dergi’nin hangi sayısının yayın listesine alındığı, Editör tarafından yazara bildirilir. Dergi’ye gönderilen yazıların yoğunluğu nedeniyle gelen yazıların sıraya konulması hususu ve TR Dizin 2020 yılı zorunlu kriterleri arasında yer alan “Dergi her bir sayısında yer alacak makale sayılarının orantılı olmasına dikkat edilmeli, sayı/cilt arasındaki makale sayısı dengeli olmalıdır” kuralı yazar tarafından dikkate alınmalıdır. Bu bağlamda Editör tarafından yazının Dergi’nin hangi sayısının yayın listesine alındığı yazara bildirildiğinde, bu bildirim yazar tarafından kabul edilmiş olur (Örneğin: Şubat/2021 itibarıyla Dergi’ye bir yazı gönderildiğinde, yazının kabul edildiği ve hakem raporlarından sonra netlik kazanmak üzere Dergi’nin Kasım- Aralık/2021 sayısının yayın listesine alındığı yazara bildirildiğinde, yazar bunu kabul etmiş olur ve daha sonra herhangi bir itiraz/yazının daha önceki bir sayıya alınmasını isteme gibi bir hakkı söz konusu olmaz). Editörün bildiriminde belirtilen tarih ve sayı yazar tarafından kabul edilmediği takdirde, yazar makalesini çekmek hakkına sahip olup bu durumu derhal bildirmelidir. 6. Ön düzeltme; yazının Dergi Yayın Politikası, Etik İlkeleri ve Yayın Kuralları’na uygun bir şekilde düzeltilmesini, “makalenin gönderim tarihi”; yazının Dergi Yayın Politikası, Etik İlkeleri ve Yayın Kuralları’na uygun bir şekilde gönderildiği tarihi, “makalenin kabul tarihi”; yazının ön düzeltmeden sonra kabul edildiği ve hangi sayının yayın listesine alındığının yazara bildirildiği tarihi ifade eder.
Bu aşamadan sonra aşağıdaki maddede yer alan “hakem süreci” başlar. 7. Her yazı, yazara bildirilen sayının yayınlanacağı tarihe yetişecek şekilde, -yazıların hakemlere gönderilmesi, hakemlerce onaylanması, gerekirse düzeltmelerin yapılması, tasarıma gönderilmesi, son kontrolden sonra web sitesine eklenmesi, ODİS’e ve matbaaya gönderilmesi süreçleri göz önünde bulundurularak- en az iki hakeme gönderilir. İki hakemden biri olumsuz kanaat belirttiği takdirde yazı üçüncü bir hakeme gönderilir veya Editör tarafından takdir hakkı kullanılır. 8. Yazı, “kör hakemlik” sistemi uyarınca, yazarın ad ve soyadı yazı metninden çıkarılarak hakemlere gönderilir. Yazara da yazının hangi hakemlere gönderildiği konusunda bilgi verilmez. 9. Hakem/hakemler tarafından yazının yayınlanması uygun bulunmadığı takdirde bu durum yazara bildirilir. Ret raporlarının yazara gönderilmesi zorunluluğu yoktur. Yazının yayınlanamayacağına ilişkin bildirim, yazının yayın listesinde bulunduğu sayının süreci tamamlandıktan sonra ilgili sayının yayınlanmasıyla eş zamanlı olarak yapılır. 10. Hakem rapor/raporları düzeltme içeriyorsa; rapor, hakem/hakemlerin adı belirtilmeksizin yazara gönderilir. Yazının düzeltilmiş hali hakeme gönderildikten sonra hakem tarafından ikinci bir düzeltme istenebilir. İkinci düzeltmeden sonra yazının hakem tarafından onaylanmaması halinde yazardan üçüncü bir düzeltme istenmez ve yazı reddedilir/reddedilmiş sayılır. Hakemler tarafından onaylanan/düzeltme istenip rapora uygun olarak düzeltildikten sonra onaylanan yazı, alındığı sayının yayın listesine ilişkin süreç tamamlandıktan sonra Dergi’nin ilgili sayısında yayınlanır. Hakem rapor/raporlarında düzeltme istenmiş ancak raporda belirtilen hususlar yazar tarafından süresinde yerine getirilmemişse, bir defaya özgü olmak üzere yazı, alındığı yayın listesinden sonra gelen sayının yayın listesine aktarılır. 11. Yazı yukarıda 4. maddede belirtildiği şekilde yayın listesine alınmış ancak hakem raporları -çok istisnai de olsa- süresinde sunulmamışsa, yazı, alındığı yayın listesinden sonra gelen sayının yayın listesine aktarılır ve bu sayıda anılan yazıya ilişkin sürecin tamamlanması sağlanır. 12. Dergi’ye gönderilecek yazının; özgün, başka bir yerde yayınlanmamış veya yayınlanmak üzere başka bir yere gönderilmemiş olması gerekmektedir. 13. Türkiye Barolar Birliği, yayınlanması kabul edilen yazıların basılı ve elektronik yayın haklarına sahip olur. 14. Yazara ve hakemlere, talep etmeleri halinde telif ücreti ödenir. 15. Yazara, yazısının yayınlandığı sayıdan üç adet, hakemlere ise hakem incelemesi yaptıkları sayıdan birer adet Dergi gönderilir. Dergi’nin kitap olarak kendisine gönderilmesini isteyen yazarın, yazıyı gönderirken adresini ve telefon numarasını da belirtmiş olması gerekmektedir. 16. Talep etmeleri halinde hakemlere makalenin hakem incelemesinin yapıldığı ve raporunun hazırlandığına ilişkin bir yazı gönderilir. Yayın Kuralları 1. Yazı, [email protected] adresine gönderilmelidir. 2. Yazı, ana bölümlerde 1,5 satır aralığı ile 12 punto; dipnotlarda tek satır aralığı ile 10 punto kullanılarak Times New Roman karakterinde yazılmalıdır. 3. Yazarın ad, soyadı ve unvanını, makalede yer almasını istediği şekliyle ve Dergi’de yer alan yazı formatına uygun olarak yazıya eklemesi gereklidir.
4. Kurum, e-posta adresi, ORCID ve makalenin gönderim tarihi (ön düzeltmeden sonraki gönderim esas alınarak) bilgilerinin belirtilmesi zorunlu olup aynı sırada makalenin ilk sayfasına dipnot olarak eklenmelidir. 5. Dergi’nin belirlediği yazı formatı dışında kalan kısımlar, yazıdan çıkarılmalıdır (kapak, içindekiler, kısaltmalar vs. kısımlar). 6. Yazının ilk sayfasında makalenin başlığı, İngilizce başlık, özet, anahtar kelimeler, İngilizce özet ve İngilizce anahtar kelimeler bölümlerine belirtilen sırada yer verilmeli, bu bölümler çok uzun ise kısaltılmalıdır. 7. Dipnot numaralandırmaları, noktalama işaretlerinden (nokta, virgül, noktalı virgül, üç nokta, ünlem, soru işareti vs. noktalama işaretlerinden) sonra yapılmalıdır. 8. Dipnotlarda ve kaynakçada, koyu renkle, altı çizili ve/veya italik yazılan kısımlar (yayın kurallarında italik yazılacağı belirtilenler hariç) düzeltilmeli ve internet kaynaklarındaki alt çizgiler kaldırılmalıdır. 9. Dipnotlar sayfa altında gösterilmeli, dipnotlarda, yazarın adı soyadı şeklindeki düzene uyulmalı, yazar ad ve soyadının sadece baş harfleri büyük ve ad soyadının sonunda sadece virgül olmalıdır. Örneğin: Faruk Erem, Verilen kaynak makale ise makale adı çift tırnak içine alınmalı, sadece eser adı italik verilmeli, yayınevi, ili, baskı yılı ve sayfa sayısı sırasıyla yazılmalıdır. Örneğin: Faruk Erem, “Ceza Hukukunda Meslek Sırrı”, AÜHF Dergisi, Ankara 1943, C. x, S. x, s. xx. 10. Yazının kaynakça kısmında, yazarın soyadı adı şeklindeki düzene uyulmalı, varsa numaralandırmalar kaldırılmalı, yazar soyadı ve adının sadece baş harfleri büyük ve soyadı ve adın sonunda sadece virgül olmalıdır. Örneğin: Erem Faruk, “Ceza Hukukunda Meslek Sırrı”, AÜHF Dergisi, Ankara 1943, C. x, S. x, s. xx. Kaynakça kısmı; Kitaplar, Makaleler, Mahkeme Kararları, İnternet Kaynakları, Diğer Kaynaklar gibi bölümlere ayrılarak yazılmalıdır. 11. Dipnotlarda ve kaynakçada yazar ve eser adlarının doğru yazıldığından emin olunmalıdır. İmla ve Yazım Kuralları Aşağıdaki hususlar (yazı metni, alıntı metin, dipnot ve kaynakça dahil olmak üzere) gözden geçirilerek uygun olmayan kısımlar düzeltilmelidir: 1. Kanun, yönetmelik, anlaşma, sözleşme, mahkeme vs. isimlere ek getirilirken diğer özel isimlerde olduğu gibi kesme işaretiyle ayrılması, Örneğin: Avukatlık Kanunu’nun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin, Anayasa’nın, Anayasa Mahkemesi’nin, İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2. Eş anlamlı kelimelerden birinin tercih edilmesi ve metin içinde yeknesaklığın sağlanması için yazının tamamında sadece birinin kullanılması, Örneğin: Yasa veya kanun kelimelerinden birinin tercih edilip kullanılması 3. Rakamlardan sonra gelen kelimelerin küçük harfle başlaması, Örneğin: 5237 sayılı Kanun, Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi, 19. yüzyıl, 01.01.2019 tarihli, 2. baskı 4. Alm. (Almanca), İng. (İngilizce), Oğuzlar Mah. Prof. (Profesör), Dr. (Doktor), Av. (Avukat), haz. (hazırlayan), çev. (çeviren) gibi kısaltmalar hariç olmak üzere SGK, TTK, 13. CD, YHGK, TCK gibi kısaltmalarda nokta kullanılmaması,
5. Kısaltmalarda takıların kısaltma okunuşuna göre verilmesi, Örneğin: TCK’nın, HUMK’un 6. Kısaltmaların birden fazla kullanılış şekli varsa birinin tercih edilmesi ve metin içinde ve dipnotlarda aynı şekilde kullanılması, Örneğin: syf., sh., s.’den birinin tercih edilmesi 7. Noktalama işaretlerinin (özellikle tırnak işareti ve kesme işaretinin) yazının her yerinde aynı karakterde yazılmış olmasına özen gösterilmesi, 8. Tarih yazılışında 01.01.2019 şeklindeki kullanımın tercih edilmesi, 9. 1. veya 1’inci yazılışından birinin tercih edilmesi, 10. Tezcan/ Erdem/ Önok, şeklinde yazılışın değil aralık verilmeden Tezcan/Erdem/Önok şeklinde yazılışın tercih edilmesi, 11. Noktalama işaretlerinden (nokta, virgül, noktalı virgül, üç nokta, ünlem, soru işareti vs. noktalama işaretlerinden) ve her kelimeden sonra bir harf boşluk bırakılmasına özen gösterilmesi, 12. Farklı kaynaklardan alıntı yapılmasından kaynaklanan her türlü farklı yazımın kontrol edilerek yeknesaklığın, yazı düzeninin sağlanması. Etik İlkeler 1. Yazar tarafından başka bir yazara ait yazının kendine aitmiş gibi gönderilmesi veya gönderilen yazıda büyük/küçük oranda atıf yapılmadan alıntı yapılmış olması veya yazının tamamına yakınının, atıf yapılsa da başka bir yazı/yazılardan oluşması; kişiye özgü bir durum olup sorumluluk tamamen yazara aittir. 2. Yazı, intihal, sahtecilik, çarpıtma, tekrar yayın, dilimleme, haksız yazarlık ve diğer etik ihlali türlerini içermemelidir. 3. Yazarın gönderdiği çalışmanın özgün olması Dergi kriterlerinin başında gelmektedir. 4. Yayınlanmak üzere gönderilen çalışmanın herhangi bir nedenle Dergi’den çekilmek istenmesi halinde yazıyla (maille) derhal bildirilmesi gerekir. 5. Hakem değerlendirme süreci tamamlanmış bir makale, makul bir gerekçe gösterilmeksizin yazarı tarafından geri çekilmemelidir. 6. Makalede araştırma ve yayın etiğine uyulduğuna dair ifadeye yer verilmelidir. 7. TR Dizin kriterleri gereği, etik kurul izni gerektiren çalışmalarda, izinle ilgili bilgilere (kurul adı, tarih ve sayı no) yöntem bölümünde ve ayrıca makale ilk/son sayfasında yer verilmelidir. Olgu sunumlarında, bilgilendirilmiş gönüllü olur/onam formunun imzalatıldığına dair bilgi makalede yer almalıdır. Kullanılan fikir ve sanat eserleri için telif hakları düzenlemelerine uyulması gerekmektedir. 8. Dergi tarafından farklı kurumlardan, görüş bildirdikleri konunun uzmanı olan hakemler atanmalı, tarafsızlık ve çeşitlilik ilkelerine dikkat edilmelidir. Hakemler, değerlendirilen yazı sahibinin tabi olduğu etik kurallara bağlı ve bu kuralları titizlikle uygulamak durumunda olmalıdırlar. Dergi’de yayınlanmış makalelerde kurum ve yazar çeşitliliğine özen gösterilmeli, araştırma ve yayın etiğine uygun olmayan yazılar kabul edilmemelidir.
İ Ç İ NDE K İ L E R / CONT ENT S BAŞKAN’DAN / FROM the PRESIDENT HAKEMLİ MAKALELER / REFEREED ARTICLES 1 Begüm GÜRCÜOĞLU Sanık Sandalyesinde Gazeteciler: Anayasa Mahkemesi Kararlarının Gazetecilere Uygulanan Tutuklama Tedbirleri Bağlamında İncelenmesi / Journalists in the Dock: Evaluation of the Constitutional Court Decisions Within the Context of the Detention Orders Concerning Journalists 51 Tijen DÜNDAR SEZER Parlamento Seçimlerinde Cinsiyet Kotaları / Gender Quotas in Parliamentary Elections 123 Nurten YAYLACI İnsan Hakları Perspektifinden “Doğum Şiddeti” / “Obstetric Violence” from A Human Rights Perspective 155 İlkay NADİR Gençlik Çeteleri ve Genç Suçluluğu Arasındaki İlişki Üzerine Bir İnceleme / An Analysis of the Relationship Between Youth Gangs and Delinquency 185 Hüseyin ACAR Bulaşıcı Hastalıklara İlişkin Tedbirlere Aykırı Davranma Suçu (TCK. MD. 195) / The Crime of Violating the Measures Related to Infectious Diseases (TCC ART 195) 229 Emre DİZDAR Sermaye Piyasası Hukukunda Piyasa Dolandırıcılığı Suçu (6362 Sayılı Kanun M. 107) / Market Manipulation Offense in the Capital Market Law (Art.107 of the Law No.6362) 267 Erkan SARITAŞ Elkoymanın Hukuki Sonuçları Bağlamında Elkonulan Eşya ve Diğer Malvarlığı Değerlerinin Teslimi ve İadesi / Delivery and Restitution of Seized Goods and Other Asset Values Within the Context of Legal Consequences of Seizure 319 Kahan Onur ARSLAN Modern Kölelik Olgusu Karşısında İHAM’ın Dar Yorumunun Yetersizliği ve Öneriler / The Insufficiency of the ECHR’s Narrow Interpretation in the Face of the Modern Slavery Phenomenon and Suggestions
337 Ahmet AYAR Çocuk Hakları Sözleşmesi Kapsamında Çocuğun Eğitim (Nitelikli Eğitim) Hakkına İlişkin Bir Değerlendirme / An Assessment on the Child’s Right to Education (Quality Education) Under the Convention on the Rights of the Child 363 Mehmet AKÇAAL NFT (Değiştirilemeyen Jeton) Sanat Eserlerinin Miras Yoluyla Geçmesi / Inheritance of NFT (Non-Fungible Tokens) Artworks 397 Ahmet TOK Halka Açık Şirketlerde Sermaye Azaltımı ve Özellikli Durumlar / Reduction of Capital in Public Companies and Specific Cases 439 Melih SÖNMEZ Kambiyo Senetlerinin Zıyaı Nedeniyle Alınan İptal Kararı ve Bu Kararın Senet İle İlgisi Olan Taraflar Arasındaki İlişkilere Etkisi / The Annulment Decision Taken by the Court Due to the Loss of the Negotiable Instruments and its Effect on the Relations Between the Interested Parties in the Note 475 Murat BALCI /Sinem TURAN Futbolda Opsiyon Hakkı / Option Right in Football MAKALELER / ARTICLES 505 A. Füsun ARSAVA AİHM’de Görülen Davalarda Üçüncü Tarafların Müdahil Olması / Third Party Interventions Before the ECTHR
başkan’dan Değerli Meslektaşlarım, Türkiye Barolar Birliği Dergisi’nin Mart-Nisan 2022 sayısını takdirlerinize sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Türkiye’nin en prestijli akademik hukuk dergilerinden olan Türkiye Barolar Birliği Dergisi 34. yılında, meslektaşlarımızın ve hukuk akademisyenlerinin, hukuk mesleğine ve akademiye kolektif katkısının ürünü olma iddiasını sürdürüyor. Ülkemizde hak ve özgürlüklerin önündeki engeller maalesef varlığını koruyor. İnsan hakları ihlallerini ortadan kaldırmanın teorik ve pratik boyutları bulunuyor. Avukat meslektaşlarımız adliye koridorlarında, mahkeme salonlarında, barolarda kısacası mesleki faaliyet yürüttükleri her yerde fiili bir insan hakları mücadelesi veriyor. Bu fiili mücalenin birikerek bir sonuç doğurabilmesi için ise teorik boyutuyla tamamlanması gerekiyor. Her iki boyutu da yakıcı, önemli, somut ve acil bir gündem maddesi olarak görüyoruz. Bununla birlikte “avukatın insan hakları” başlığını da aynı yakıcılık, aynı aciliyet kapsamında düşünüyoruz. Genel olarak insan hak ve özgürlüklerinin, özelde ise müvekkillerinin haklarının koruyucusu ve savunucu olan avukatlar, giderek daha yoğun bir şekilde şiddet eylemlerinin ve hak ihlallerinin mağduru haline geliyor. Ayrıca hukuk fakültelerinin sayısındaki vahim artış ve mesleğe katılımın hali hazırda sınavsız olması nedeniyle hızla yükselen avukat sayısı mesleğin niteliğine zarar verirken meslektaşların geçim mücadelesini kaosa dönüştürüyor. Türkiye Barolar Birliği olarak avukatlara yönelik şiddet eylemlerinin siyasi, iktisadi ve sosyal boyutları olduğunun bilinciyle, kapsamlı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. * Bu sayıdaki makalelerin büyük bir kısmının çeşitli hak kategorilerine, hak ve özgürlüklerle ilgili meselelere özgülenmiş olduğunu derginin okurları da kolayca fark edeceklerdir. Bu yönüyle güncel ihtiyaçların akademik perspektifle buluştuğunu görüyoruz.
Başkan’dan Keza makalelerin farklı hukuk alanlarında hukukçular tarafından kaleme alınmış olmakla birlikte, sosyal bilimlerin farklı disiplinlerine yönelik çalışmalar olduğu da anlaşılıyor ki bunun ayrıca tatmin edici olduğunun ifade edilmesi gerekiyor. Aynı şekilde, hukuka dair mesleklerin her alanından ve farklı akademik düzeylerden yazarların varlığı, bizim için Dergi’nin anlamını daha da artırıyor. Türkiye Barolar Birliği Dergisi, akademik hukuk yayıncılığı alanındaki öncülük görevini bundan sonra da güçlenerek yerine getirmeye devam edecektir. Saygılarımla, Av. R. Erinç Sağkan Türkiye Barolar Birliği Başkanı
SANIK SANDALYESİNDE GAZETECİLER: ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARININ GAZETECİLERE UYGULANAN TUTUKLAMA TEDBİRLERİ BAĞLAMINDA İNCELENMESİ* JOURNALISTS IN THE DOCK: EVALUATION OF THE CONSTITUTIONAL COURT DECISIONS WITHIN THE CONTEXT OF THE DETENTION ORDERS CONCERNING JOURNALISTS Begüm GÜRCÜOĞLU** Özet: Basın özgürlüğü, ifade özgürlüğünün özel bir yansıması olarak, toplumun haber alma ve basının haber verme özgürlüklerinin kesiştiği bir birleşim noktasıdır. Kilit bir role sahip gazetecilerin ifade özgürlüğünün, özgürlüğü kısıtlayıcı tedbir ve cezalar yoluyla sınırlandırılması hem basının haber verme özgürlüğüne hem toplumun haber alma ve bilgilenme özgürlüğüne hem de demokratik tartışma ortamlarına doğrudan bir müdahale niteliğindedir. Gazetecilerin tutuklama gibi özgürlük ve güvenlik hakkını kısıtlayıcı tedbirlerin uygulanmasının etki alanının büyüklüğü göz önüne alındığında, Anayasa Mahkemesi’nin, sanık ya da şüpheli konumunda olan gazeteciler hakkında verilen tutuklama kararlarının veriliş şartları, biçimleri ve içeriklerinin anayasal, bölgesel ve uluslararası insan hakları belgelerindeki güvencelere uygunluğunu incelemesi, kamusal müzakere ortamında çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin etkililik derecesinin göstergesidir. Bu çalışma kapsamında Anayasa Mahkemesi’nin 31 Ağustos 2021 tarihine kadar gazeteciler hakkında verdiği kişi özgürlüğü ve güvenliğine ilişkin kararlar incelenmektedir. Mahkemece yapılan incelemelerin anayasal güvenceleri ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nde yer alan korumaları ne derece gerçekleştirdiği tartışılacak ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi’nin benzer normları hangi açılardan farklı bir biçimde uygulandığı üzerinde durulacaktır. Anahtar Kelimeler: Kişi Özgürlüğü ve Güvenliği, Gazeteciler, Tutuklama, Bireysel Başvuru, Anayasa Mahkemesi, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi * Yazar, makalenin araştırma ve yayın etiğine uygun olarak hazırlandığını taahhüt eder. ** Arş. Gör., Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı, [email protected], ORCID: 0000-0002-6502-8747, Makalenin Gönderim Tarihi: 03.09.2021, Kabul Tarihi: 03.09.2021
2 Sanık Sandalyesinde Gazeteciler: Anayasa Mahkemesi Kararlarının Gazetecilere Uygulanan ... Abstract: Freedom of press, as a specific reflection of freedom of expression, is an intersection of society’s right to receive information and media’s freedom to impart information. Journalists have a key role in freedom of press due to their function as an intermediary. In this respect, interference with the right to liberty and security of the journalists through measures and punishments, entails a direct intervention of media’s right to impart information, of society’s right to receive information and to the democratic deliberation platforms. Considering the degree of impact of measures limiting the right to liberty and security of journalists, the examination of the compliance of Constitutional Court decisions regarding the conditions, structure and the content of the detention decisions to constitutional, regional and international human rights documents would reflect the efficacy of plurality, tolerance and broadmindedness in the public deliberation platform. Within the scope of this research, Constitutional Court decisions delivered until August 31, 2021 regarding right to liberty and security of journalists are examined. The extent of realisation of the constitutional guarantees and the protection afforded by the European Convention on Human Rights is discussed, and, the differentiation in the interpretation of the similar norms by the European Court of Human Rights and the Constitutional Court is elaborated. Keywords: Right to Liberty and Security, Journalists, Detention, Individual Application, Turkish Constitutional Court, European Court of Human Rights Giriş Demokratik toplumlarda gazetecilik faaliyeti ve basın özgürlüğü hem bilgi alma hem de bilgi verme özgürlüğünü kapsamaktadır. Bu bağlamda basın özgürlüğünün temelinde yatan ifade özgürlüğü, demokratik toplumların olmazsa olmazlarındandır. Zira demokratik toplumlar, yapısı itibariyle çoğulcu, açık fikirlilik ve hoşgörü üzerine kuruludur1 ve basının yansıttığı farklı düşünce ve ifadeler kamusal tartışma ortamına büyük katkı sağlamaktadır.2 Basının ifade özgürlüğü, toplumdaki çoğunluk ya da azınlık görüşlerini yansıtabilir; ancak önemli olan nokta, farklı görüşlerin kamusal ortamlarda yer almasının 1 Handyside v United Kingdom (1979-80) 1 EHRR 737, §49. Demokrasi ile ifade özgürlüğü arasındaki ilişkiye dair ayrıca bkz. Şeyla Benhabib, “Toward a Deliberative Model of Democratic Legitimacy”, Democracy and Difference: Contesting the Boundaries of the Political, Princeton University Press, Princeton 1999, s. 67-94; Alain Touraine, What is Democracy?, Westview Press, 1997; Robert Alan Dahl, Dilemmas of Pluralist Democracy: Autonomy vs. Control, Yale University Press, New Haven 1982; Jürgen Habermas, The Structural Transformation of Public Sphere, Polity Press, 1989. 2 Observer and Guardian v United Kingdom (1992) 14 EHRR 153, §59.
3 TBB Dergisi 2022 (159) Begüm GÜRCÜOĞLU basın sayesinde mümkün olduğudur. Bu noktada, basın özgürlüğünün ilk elden kullanımını yapan gazeteciler, toplumların demokratiklik kalitesinin belirlenmesinde yadsınamayacak bir öneme sahiptir. Gazetecilerin ifade özgürlüğünün gerek doğrudan basın özgürlüğünün ya da dolaylı olarak gazetecilere uygulanan cezai tedbirlerle kısıtlanması, toplumdaki hoşgörü, açık fikirlilik ve çoğulculuk kavramlarının ne derece önemsendiğini göstermektedir. Kendileri hakkında başlatılan soruşturma ve devamındaki kovuşturmalarda şüpheli ve sanık statüsünde olan gazeteciler, ceza muhakemesi süresince kendilerine tutuklama tedbirinin uygulanabileceğinden kişi özgürlüğü ve güvenliği hakları tehdit altındadır. Sanık ya da şüpheli konumundaki gazetecilere uygulanacak tutuklama tedbiri ise yalnızca onların özgürlük ve güvenlik haklarına müdahale etmeyecek; aynı zamanda gazetecilik faaliyetlerini icra etmelerine engel olacağından basın özgürlüğünü de etkileyecektir. Bu çalışmada ise, özellikle, gazetecilerin ifade özgürlüğünün tutuklama tedbiri ile kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı dolayısıyla kısıtlanması üzerinde durulacaktır. Sanık ya da şüpheli konumda olan gazetecilere uygulanan tutuklama tedbirlerinin hukukiliği, süresi ve ölçülülüğü, anayasal normlar, uluslararası ve bölgesel insan hakları belgelerinin gereklilikleri ile beraber incelenecek ve gazetecilere ilişkin verilen tutuklama kararlarının Anayasa Mahkemesi’nce nasıl değerlendirildiği tartışılacaktır. I. Kişi Özgürlüğü ve Güvenliği Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, Anayasa’nın3 (AY) 19. maddesinde düzenlenmektedir. Bu hak, “keyfî şekilde özgürlüğünden yoksun tutulmama güvencesi”ni getirmektedir.4 Keyfiliği önlemekten yola çıkan hak, “bireyin maddi ve manevi varlığını zedeleyici ceza ve aşağılayıcı işlemleri yasaklamak” ve varlığın bütününü “güvence altına almaya yönelik usul gereklerini yürürlüğe koymak” amaçlarını da güder.5 Bu madde, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının yalnızca 2.fık3 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Kanun Numarası: 2709, Kabul Tarihi: 18.10.1982, RG 09.11.1982/16863 (Mükerrer). 4 Bülent Tanör/Necmi Yüzbaşıoğlu, 1982 Anayasasına Göre Türk Anayasa Hukuku, 19. Bası, BETA Yayıncılık, İstanbul 2019, s. 179. 5 İbrahim Özden Kaboğlu, Anayasa Hukuku Dersleri (Genel Esaslar), 13. Bası, Legal Yayıncılık, İstanbul 2018, s. 263.
4 Sanık Sandalyesinde Gazeteciler: Anayasa Mahkemesi Kararlarının Gazetecilere Uygulanan ... rasında sayılı hâllerde6 ve şekil ile şartlarının kanunda gösterilmek koşuluyla sınırlanmasını mümkün kılmaktadır. Maddenin ilerleyen fıkralarında, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına yapılan müdahalelerinin özel görünümleri olan yakalama ve tutuklama tedbirlerine ilişkin düzenlemeler getirilmiştir. Bu düzenlemeler yakalama ve tutuklama şeklinde alınan koruma tedbirlerinin usulüne, müdahalenin meşruluğunun sağlanması için gereken şartlara ve kişi özgürlüğü ve güvenliği sınırlanan bireyin haklarına ilişkindir. Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının sadece Anayasa bağlamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Anayasa’nın 90. maddesi doğrultusunda usulüne uygun biçimde yürürlüğe konmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalar kanun-üstü bir seviyeye getirilmiş olduğundan7 İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi8 (İHEB), Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi9 (BM MSHS) ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi10 (İHAS) de hakka gerçekleştirilecek müdahaleler bakımından önem arz etmekte, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunacak hakkın İHAS ve Anayasa’nın kesişim 6 Anayasa’nın 19. maddesinin 2.fıkrasında kişi özgürlüğü ve güvenliğine meşru kabul edilen müdahaleler mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi, bir mahkeme kararının veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak ilgilinin yakalanması veya tutuklanması, bir küçüğün gözetim altında ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir kararın yerine getirilmesi, toplum için tehlike teşkil eden bir akıl hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya hastalık yayabilecek bir kişinin bir müessesede tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi, usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanmasıdır. 7 Anayasa md.90/son: “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.” 8 İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (İHEB), Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 10.12.1948, 217A(III). Türkiye’de Bakanlar Kurulu’nun 9119 sayılı kararı ile 7217 sayılı ve 27 Mayıs 1949 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. 9 UN General Assembly, International Covenant on Civil and Political Rights 16 Aralık 1966, 2200/A(XXI) İmza Tarihi: 15.08.2000, 4868 sayılı Kanun ile uygun bulunmuş, 25142 sayılı ve 18.06.2003 tarihli RG’de yayımlanmıştır. 10 İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi (İHAS), Avrupa Konseyi, 4.11.1950. 6366 sayılı, 10.03.1954 tarihli Onay Kanunu, 19.03.1954 tarihli ve 8662 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
5 TBB Dergisi 2022 (159) Begüm GÜRCÜOĞLU kümesinde yer alması gerekmektedir.11 Bununla beraber, daha geniş bir bakış açısıyla ve sistematik yorum12 doğrultusunda düşünüldüğünde, Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan “insan haklarına saygılı devlet” ile 14. maddesinde yer alan “insan haklarına dayanan (…) Cumhuriyet” ifadesi de insan haklarına ilişkin uluslararası belgelerin temel hakların yorumunda dikkate alınması gerektiğine işaret eder.13 Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) gazetecilerin kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı kapsamında verdiği 49 kararın 46’sında tutuklamanın hukukiliği başvuru konusu yapılmıştır.14 Mahkeme, tutuklama tedbirinin kanuni olup olmadığını değerlendirmeden önce, belirlediği ilkeleri ortaya koymaktadır. AYM’nin tutuklama kararının hukukiliğine ilişkin yapacağı denetim, Anayasa’da tutuklamaya ilişkin koşulların tutuklama kararında gerekçelendirilmesine ve ölçülülük ilkesine uygun müdahale edilip edilmediği ile sınırlıdır.15 Bu bağlamda AYM öncelikle tutuklama tedbirinin maddi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğini, başka bir deyişle Anayasa’da belirtildiği üzere suç 11 Anayasa md.148/3: “(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/18 md.) Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.” 12 Sistematik yorum, iki temele dayanmaktadır. İlk olarak, hukuksal normlar kurgusal olarak normatif bir bütünlük içinde bir bağlam yaratmakta ve birbirini tamamlamaktadır. İkinci olarak ise ve bu normatif bütünlük, normların anlamlandırılmasında dikkate alınmakta, bağlam ve bağlamın diğer bileşenleri arasındaki ilişki göz önünde bulundurulmaktadır. Bertil Emrah Oder, Anayasa Yargısında Yorum Yöntemleri, BETA Yayıncılık, İstanbul 2010, s. 55. 13 Anayasa’nın bir maddesi, yalnız başına değil, normatif bütünlüğü oluşturan Anayasa’nın genel bağlamında ve diğer anayasal hükümlerle bağlantılı ve uyumlu yorumlanmalıdır. Bu doğrultuda Anayasa, hukuk devleti ilkesi (AY md.2) ve eşitlik ilkesi (AY md.10) uyarınca tutarlı ve anlamsal bütünlük içinde yorumlanmalıdır (a.g.e. s. 56.). Anayasa Mahkemesi’nin sistematik yorumu benimsediği örnek bir karar olarak bkz. Anayasa Mahkemesi, E. 1990/32, K. 1990/25, 16.10.1990 RG 30.11.1990/20711. Temel hak ve özgürlüklere ilişkin anayasal normların sistematik yorumunda söz konusu normun koruduğu alan, temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasına ve sınırlanmasının sınırlarına ilişkin kurallar ve de diğer normlar ile bağlantısı ile beraber diğer hak ve özgürlük normları arasındaki ilişki göz önüne alınmalıdır (Oder, a.g.e. , s .64). 14 Bahsi geçen diğer 3 karar ise gözaltı tedbirinin incelendiği Ekrem Dumanlı (B.No: 2015/1032, 31.10.2018) ile AYM kararlarının uygulanmaması dolayısıyla özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine ilişkin Mehmet Hasan Altan (3) B.No: 2018/2620, 09.01.2020; Şahin Alpay (2) B.No: 2018/307, 15.03.2020. 15 Örnek olarak bkz. Mehmet Hasan Altan (2) B.No: 2016/23672, 11.01.2018 RG 19.01.2018/30306 §§ 112-126 [Mehmet Hasan Altan (2)]; Şahin Alpay B.No: 2016/16092, 11.01.2018, RG 19.01.2018/30306 §§ 77-91 [Şahin Alpay].
6 Sanık Sandalyesinde Gazeteciler: Anayasa Mahkemesi Kararlarının Gazetecilere Uygulanan ... işlendiğine dair kuvvetli belirtinin ve tutuklama nedeninin varlığını, ve koşulların gerçekleştiğine dair gerekçelendirmenin yeterliliğini incelemektedir. Devamındaki değerlendirmede ise tutuklamanın somut olayda bir tedbir olarak ölçülü olup olmadığına ve bununla bağlantılı olarak tutuklulukta geçen sürenin makul olup olmadığına eğilmektedir. Çalışmanın devamında, Anayasa Mahkemesi’nin değerlendirdiği bu hususlar, AYM’nin ve İHAM’ın içtihatları ile bu mahkemelerin gazeteciler özelinde verdiği kararlar ile bağlantılı olarak incelenecektir. II. Tutuklamanın Maddi Koşullarının Gazetecilere İlişkin Bireysel Başvuru Kararları Işığında Değerlendirilmesi Anayasa Mahkemesi’nin tutuklama kararlarının hukukiliğini değerlendirirken ilk incelediği husus, Anayasa’nın 19. maddesinde geçen tutuklama tedbirinin uygulanabilmesi için suç işlendiğine dair kuvvetli şüphe ile beraber tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda belirtilen bir hâlin varlığıdır. Bu iki koşul, tutuklamanın maddi koşulları olarak adlandırılmaktadır.16 Bu koşullar aynı zamanda, CMK’nın tutuklama nedenlerini düzenleyen 100. maddesinde suç işlendiğine dair kuvvetli şüphenin varlığı ve da tutuklama nedenleri olarak somutlaştırılmaktadır. Yukarıda açıklanan hukuki düzenlemeler ile ulusal, uluslararası ve bölgesel yargı makamlarının içtihatlarının, gazetecilerin özgürlük ve güvenlik hakkına yapılan müdahaleler söz konusu olduğunda Anayasa Mahkemesi tarafından nasıl değerlendirdiğinin incelenmesi, hüküm ve içtihatların gazeteciler bağlamında somutlaşmasını sağlayacaktır. Bu bağlamda öncelikle, gazetecilerin tutuklanmasına yol açan isnat edilen suç ışığından bir değerlendirme yapılacak ve söz konusu suçun işlendiğini gösteren kuvvetli belirtinin somut olay bağlamında hangi delillere dayandığı ve sürülen tutuklama nedenleri incelenecektir. A. Kuvvetli şüphe değerlendirmesi Gazetecilerin yaptığı bireysel başvuruların kuvvetli şüphe varlığı bakımından incelenmesi sırasında, tutuklanmalarına yol açan suç isnadı ışığında bir değerlendirme yapılacak ve söz konusu suçun iş16 Nur Centel/Hamide Zafer, Ceza Muhakemesi Hukuku, 18. Bası, BETA Yayıncılık, İstanbul 2020, s. 408.
7 TBB Dergisi 2022 (159) Begüm GÜRCÜOĞLU lendiğini gösteren kuvvetli belirtinin somut olay bağlamında hangi delillere dayandığı incelenecektir. AYM’nin gazetecilerin tutuklanmalarına ilişkin olarak verdiği 46 kararın %3’ü silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçuna (TCK md.220/1) %40’ı terör örgütüne üye olma suçuna (TCK md.220/2), %21’i silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dâhil olmadan örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçuna (TCK md.220/7), %5’i terör örgütü propagandası yapma suçuna (TCK md.220/8), %3’ü ise halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçuna (TCK md.216), %18’i Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlara (TCK md.309-312) ve kalan %9’u devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluğa (TCK md.326-339) dayanmaktadır.17 Aşağıda AYM’nin bu suçlar bakımından kuvvetli şüphenin hangi unsurlar göz önünde bulundurularak incelendiği üzerinde durulacaktır. Grafik 1: AYM’nin gazetecilere ilişkin bireysel başvuru kararlarında incelenen tutuklama kararlarında isnat edilen suçların dağılımı 17 Bkz. Grafik 1. Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar (TCK md. 309-312) %18
8 Sanık Sandalyesinde Gazeteciler: Anayasa Mahkemesi Kararlarının Gazetecilere Uygulanan ... Terör örgütü kurma ve yönetme suçu bağlamında verilen tutuklama kararları AYM tarafından değerlendirilirken terör örgütü liderinin konuşmalarına içerik ve zamansal açıdan denk düşen yazılar yazılması,18 yazılan yazıların toplum üzerindeki etkisi,19 telefon görüşme kayıtları20 ve terör örgütünün görsel-işitsel organında yapılan yayınlarda yer alan diyalogların21 ilgili suça işaret eden inandırıcı nedenler olarak kabul edilmiştir. Başvurucuların silahlı terör örgütüne üyelik ile suçlanmaları dolayısıyla verilen tutuklama kararlarının AYM tarafından yapılan hukukilik incelemesi kapsamında yaptığı kuvvetli belirti değerlendirmesinde başvurucunun telefonunda terör örgütünce kullanılan haberleşme programlarının bulunması,22 konut aramasında ortaya çıkan ve örgüt ideolojisini yayma, örgüte üye katma, terör örgütü liderine bağlılığı artırma amacı güttüğü düşünülen yayınların bulunması,23 örgüt talimatı doğrultusunda haber yapma,24 sosyal medyada terör örgütünü övücü ve olumlayıcı nitelikte paylaşımlarda bulunulması,25 terör örgütünün finansman kaynağı olarak görülen bankaya para yatırılması,26 terör örgütünün medya yapılanması içinde yer alan basın organlarında yöne18 Gültekin Avcı B.No: 2015/17921, 10.01.2019, §§ 148, 140 [Gültekin Avcı]. 19 Gültekin Avcı, § 148, 140. 20 Gültekin Avcı, § 140; Hidayet Karaca B.No: 2015/44, 14.07.2015 RG 09.10.2015/29497, § 91 [Hidayet Karaca]. 21 Hidayet Karaca, § 93. 22 Örnek olarak bkz. BayramKaya B.No: 2017/26981, 28.11.2018, § 55 [BayramKaya]; Ayşenur Parıldak B.No: 2017/15375, 28.11.2018, § 57 [Ayşenur Parıldak]; Ali Ahmet Böken B.No: 2017 /25973, 12.12.2018, § 50 [Ali Ahmet Böken], Emre Soncan B.No: 2016/73490, 11.03.2020, § 78 [Emre Soncan], Cihan Acar B.No: 2017/26110, 27.02.2020, §§ 69, 71 [Cihan Acar], Ercan Gün B.No: 2017/36164, 10.02.2021, § 55 [Ercan Gün]. ByLock uygulamasının genel olarak kişilerin terör örgütü ile bağlantısının olduğuna dair belirti olarak kabul edilebileceğine ilişkin AYM bireysel başvuru kararları için örnek olarak bkz. Aydın Yavuz ve Diğerleri B.No: 2016/22169, 20.06.2017 RG 30.06.2017/30110, §§ 106, 267 [Aydın Yavuz ve Diğerleri]; Selçuk Özdemir B.No: 2016/49158, 26.07.2017 RG 01.08.2017/30141, § 74 [Selçuk Özdemir]. 23 Kenan Baş B.No: 2017/17411, 29.11.2018, § 65 [Kenan Baş]. 24 Aziz Mahmut İstegün B.No: 2017/32195, 06.02.2019, § 61 [Aziz Mahmut İstegün]. 25 Kenan Baş, § 65. 26 Fevzi Yazıcı B.No: 2016/59786, 13.09.2018, § 50 [Fevzi Yazıcı]; Aziz Mahmut İstegün, § 62; Emre Soncan, § 103. Genel olarak talimat sonrasında Bank Asya’ya para yatırmanın örgütsel hiyerarşi içinde hareket edildiğine dair kuvvetli belirli olarak değerlendirildiği AYM bireysel başvuru kararları için örnek olarak bkz. Metin Evecen B.No: 2017/744, 04.04.2018, § 59 [Metin Evecen]; Ali Biray Erdoğan B.No: 2016/16189, 18.04.2018, § 40.
9 TBB Dergisi 2022 (159) Begüm GÜRCÜOĞLU tici ve/veya sorumlu olma,27 terör örgütünün medya yapılanmasında çalışma,28 yayının canlı gerçekleşmesi,29 yayının gerçekleştiği zaman dilimi,30 yayınların içerikleri,31 yayınların içeriklerinin sürekliliği,32 yayınların yapıldığı medya kuruluşu,33 sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar,34 terör örgütü ile bağlantılı olduğu düşünülen topluluk ile aynı mesajlaşma grubunda yer alma,35 örgütün üst düzey yöneticileri ile görüşme,36 tanık ile gizli tanık beyanları37 ve yayının bağlamı38 ile genel olarak bağlam,39 terör örgütüne üye olma suçu bakımından kuvvetli şüphe değerlendirilmesinde dikkate alınacak hususlar olarak öngörülmüştür. Terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçu bakımından ise gazetecilerin bireysel başvuru kararlarında başvurucuların medya organındaki konumu,40 sosyal medyada yapılan paylaşımlar,41 gazete yazısının tutuklamaya temel olduğu 27 Fevzi Yazıcı, § 49; Mehmet Özdemir B.No: 2017/37283, 29.11.2018, §§ 82-84 [Mehmet Özdemir]; ]; Mustafa Ünal B.No: 2017/21149, 28.11.2018, §§ 62-63 [Mustafa Ünal]; Yetkin Yıldız B.No: 2018/3292, 23.06.2020, § 64 [Yetkin Yıldız]; Ahmet Hüsrev Altan B.No: 2016/23668, 03.05.2019, RG 26.06.2019/30813, §§ 100,102,104 [Ahmet Hüsrev Altan]. 28 Hanım Büşra Erdal B.No: 2017/35344, 09.06.2020, § 85 [Hanım Büşra Erdal]. 29 Mehmet Hasan Altan (2), § 141. 30 Mehmet Hasan Altan (2), § 135; Şahin Alpay, § 97; Ahmet Hüsrev Altan, § 104; Ayşe Nazlı Ilıcak B.No: 2016/24616, 03.05.2019, RG 26.06.2019/30813, § 65 [Ayşe Nazlı Ilıcak]. 31 Mehmet Hasan Altan (2), §§ 134,136; Şahin Alpay, §§ 98, 100; Ayşe Nazlı Ilıcak, § 65, Aziz Mahmut İstegün, § 61. 32 İhsan Yaşar ve Mehmet Ali Çelebi B.No: 2019/19137, 28.01.202, RG 18.03.2021/31427, § 58 [İhsan Yaşar ve Mehmet Ali Çelebi]. 33 Ahmet Hüsrev Altan, § 103. 34 Ayşenur Parıldak, §§ 59-60; Ayşe Nazlı Ilıcak, §§ 63-65; Kenan Baş, § 64; Hanım Büşra Erdal, § 86. 35 Tunca İlker Öğreten B.No: 2017/11340, 20.11.2019, § 47 [Tunca İlker Öğreten]. 36 Ercan Gün, § 53. 37 Abdullah Kılıç B.No: 2016/25356, 08.01.2020, § 67 [Abdullah Kılıç]; Ali Ahmet Böken, §§ 52,54; Ahmet Hüsrev Altan, § 104; Ercan Gün, § 54. Genel olarak tanık beyanlarının kişiler ile terör örgütü arasında bağlantılara işaret etmesi ve somut olgular içermesinin terör örgütüne üye olma suçu bakımından kuvvetli belirti olarak kabul edilebileceğine dair örnek olarak bkz. Selçuk Özdemir, § 75; Metin Evecen, § 58; Recep Uygun B.No: 2016/76351, 12.06.2018, § 43 [Recep Uygun]; İsmail Çıtak B.No: 2016/78629, 28.11.2019, § 52 [İsmail Çıtak]. 38 Mehmet Hasan Altan (2), § 40; Ayşe Nazlı Ilıcak, § 65. 39 Ahmet Hüsrev Altan, § 108,109. 40 Mehmet Murat Sabuncu B.No: 2016/50969, 02.05.2019, RG 26.06.2019/30318, § 61 [Mehmet Murat Sabuncu]. 41 Mehmet Murat Sabuncu, § 61, Atilla Taş B.No: 2016/30220, 29.05.2020, § 88 [Atilla Taş].
10 Sanık Sandalyesinde Gazeteciler: Anayasa Mahkemesi Kararlarının Gazetecilere Uygulanan ... hallerde yayınlandığı gazetenin niteliği, bağlamı, üslubu ve kullanılan ifadeler ile yazının bağlamı,42 tutuklamaya sebep olan suçun işlendiğine dair temel alınan somut delilin yayımlanmış bir gazete haberi olması durumunda ilgili gazete haberlerinin daha önceden yayınlanıp yayınlanmadığı,43 gazetecilerin yazılarının tutuklamaya temel olması halinde de yazının şiddet ve isyanı teşvik edici ya da şiddet ve terörü övme ve meşrulaştırma niteliği olması veya nefret söylemi içerip içermediği44 noktaları, AYM’nin kuvvetli belirti değerlendirilmesinde dikkate alınmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçundan dolayı tutuklanan gazeteci başvurularında başvurucunun konumunu,45 yayının canlı gerçekleşmesi,46 yayının gerçekleştiği zaman dilimi,47 yayınların içerikleri,48 yayınların yapıldığı medya kuruluşu,49 tanık ile gizli tanık beyanları50 ve yayının bağlamı51 ile genel olarak bağlam52 AYM’nin kuvvetli suç şüphesinin bulunup bulunmadığına dair yaptığı incelemede değerlendirmeye alınan hususlar olmuştur. Anayasal düzeni ortadan kaldırma ve değiştirmeye teşebbüs suçunun incelendiği başvurular bakımından AYM’nin yaptığı kuvvetli şüphe incelemesinde terör örgütünün üst düzey yöneticileri ile görüş42 Önder Çelik ve Diğerleri B.No: 2016/50971, 02.05.2019, § 61 [Önder Çelik ve Diğerleri]; Akın Atalay B.No: 2016/50970, 02.05.2019, RG 26.06.2019/30813, § 60 [Akın Atalay]; Mümtazer Türköne B.No: 2017/17839, 27.11.2019, RG 10.01.2020/31004, § 62 [Mümtazer Türköne]. 43 ErdemGül ve Can Dündar B.No: 2015/18567, KT 25.02.2016, RG 10.03.2016/29649, § 77 [Erdem Gül ve Can Dündar]. 44 Murat Aksoy B.No: 2016/30112, 02.05.2019, RG 26.06.2019/30813, § 68 [Murat Aksoy]. 45 Yakup Şimşek B.No: 2017/36064, 25.12.2018, § 71 [Yakup Şimsek]. 46 Mehmet Hasan Altan (2), § 141. 47 Mehmet Hasan Altan (2), § 135; Ahmet Hüsrev Altan, § 104. 48 Mehmet Hasan Altan (2), § 134,136; Şahin Alpay, § 98, 100; Ayşe Nazlı Ilıcak, § 65, Aziz Mahmut İstegün, § 61. 49 Ahmet Hüsrev Altan, § 103. 50 Abdullah Kılıç, § 67; Ali Ahmet Böken, §§ 52,54; Ahmet Hüsrev Altan, § 104. Genel olarak tanık beyanlarının kişiler ile terör örgütü arasında bağlantılara işaret etmesi ve somut olgular içermesinin terör örgütüne üye olma suçu bakımından kuvvetli belirti olarak kabul edilebileceğine dair örnek olarak bkz. Selçuk Özdemir, § 75; Metin Evecen, § 58; Recep Uygun, § 43; İsmail Çıtak, § 52. 51 Mehmet Hasan Altan (2), § 140; Ayşe Nazlı Ilıcak, § 65. 52 Ahmet Hüsrev Altan, §§ 108, 109.
11 TBB Dergisi 2022 (159) Begüm GÜRCÜOĞLU meyi kuvvetli şüphe belirtisi olarak sayan Mahkeme,53 terör örgütü propagandası yapma suçu bakımından tutuklama kararı verilen gazetecilerin bireysel başvurularında ise AYM, yapılan röportajın yapılış amacını dikkate alarak başvurucu gazeteci tarafından sorulan soruların niteliğini incelemiş ve propaganda yapmaya elverecek şekilde yönlendirici sorular sorulup sorulmadığını,54 yapılan röportajın gerçekleştiği koşulları ve bağlamı, terör örgütünün eylemlerinin medya organlarında verilmesini, haberin içeriği ve üslubunu,55 yayın organının örgütsel bir amaca hasredilmesini,56 gerçekleştirilen yayınların dönemi, içeriği ve terör örgütüne mücadele ekiplerinin sürekli olarak düşman olarak nitelendirilmesini57 suç işlendiğine dair kuvvetli şüphe olarak değerlendirmiştir. Devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme ve devletin güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip etme, amacı dışında kullanma, hile ile alma, çalma suçları bakımından verilen tutuklamanın kuvvetli belirtiye dayanıp dayanmadığını incelerken ise AYM, gizli belgenin temin ediliş yöntem ve şekline ilişkin delilleri,58 gizli belgenin içeriğini59 ve açıklanmasının potansiyel sonuçlarını60 dikkate almıştır.61 Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçuna dayalı olarak gerçekleştirilen tutuklamada AYM, somut olayda kuvvetli suç şüphesinin olup olmadığını incelerken Yargıtay’ın içtihadında hangi tür eylemlerin suç teşkil ettiği 53 Yetkin Yıldız, § 65; Cihan Acar, § 71. 54 İlker Deniz Yücel B.No: 2017/16589, 20.05.2019 RG 28.06.2019/30815, § 77 [İlker Deniz Yücel]. 55 Ahmet Şık B.No: 2017/5375, 02.05.2019, RG 26.06.2019, § 51 [Ahmet Şık]. 56 İhsan Yaşar ve Mehmet Ali Çelebi, § 57. 57 İhsan Yaşar ve Mehmet Ali Çelebi, §§ 57-59. 58 Mehmet Baransu (2) B.No: 2015/7231, 17.05.2016, RG 17.06.2016/29745, § 129 [Mehmet Baransu (2)]. 59 Mehmet Baransu (2), § 134. 60 Mehmet Baransu (2), § 134. 61 AYM, Gültekin Avcı kararında, devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askerî casusluk amacıyla temin etme suçu bakımından somut olay ile suça ilişkin kuvvetli belirti arasında bir bağ kurmamış; ancak tutuklamaya neden olan silahlı terör örgütü kurma ve yönetme, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçları bakımından bir değerlendirme yapmıştır.
www.barobirlik.org.trRkJQdWJsaXNoZXIy MTQ3OTE1