Türkiye Barolar Birliği Dergisi 159.Sayı

101 TBB Dergisi 2022 (159) Tijen DÜNDAR SEZER dengenin sağlanması için “devletlerin pozitif eylem önlemleri”226 alması gerekliliği de tavsiyelerde vurgulanmaktadır. 227 Anayasalarda kotalar öngörülmediğinde, yasa ile getirilen kotaların siyasi parti özgürlüğüne aykırı olacağı da ileri sürülebilecektir. Çünkü siyasi parti özgürlüğü kapsamında, partiler kendi iç düzenlemelerini özerk bir şekilde yaparlar. Ancak kotalara ilişkin anayasal düzenleme bulunmasa dahi, demokrasi ve eşitlik ilkeleri her cinsiyetin belli bir oranda temsil edilmesini gerektirmektedir.228 Bu durumda, kota getiren yasalarla, siyasi parti özgürlüğüne müdahale edildiği ileri sürüldüğünde, (ulusal hukuk sisteminin öngördüğü anayasal sınırlama rejimine paralel olarak) demokrasi, eşitlik, başkalarının haklarının korunması gibi ilkelerin iddia edilen müdahalenin meşru amacını oluşturacağı ileri sürülebilir.229 Siyasi parti özgürlüğünün, (özellikle bu özgürlüğe ilişkin özel sınırlama nedeni getirmeyen Anayasalar açısından) eşitlik230 ve demokrasi gibi diğer Anayasal kurallarla sınırlanmasından yola çıkmak da bir başka çözüm yolu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda, siyasi partilerin faaliyetlerini düzenlemelerine ilişkin özgürlük ile Anayasalarda yer alan demokrasi, eşitlik ilkeleri arasında bir çatışma bulunduğunu ve siyasi parti özgürlüğünün etkilerini optimal düzeyde koruyacak bir sınırlamaya uğradığını söyleyebiliriz.231 Söz konusu sınırlamalar demokratik toplum düzeni226 “positive action measures” 227 Rec (2003)3; Declaration (12.05.2009) 228 Rodriguez Ruiz/Rubio Marin, s. 289 229 Müdahalenin meşruluğu değerlendirilmesinde, meşru amaç güden müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun ve ölçülü olduğu değerlendirmesi yapılabilir. Ayrıca bkz. Gören, Kota, s. 386. 230 Gören, Kota, s. 387, 388. 231 Bir diğer deyişle pratik uyumlaştırma ilkesi gereğince bu özgürlüğe müdahale edilebileceğini söyleyebiliriz. Pratik uyuşum/uyum, bir anayasal sınır ortaya çıktığında uygulanabilecek bir ilkedir. Temel haklar diğer anayasal normlarla çatıştıkları oranda, pratik uyuşum ilkesi vasıtasıyla bir sınırlamayla karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu ilkeye göre, çatışan haklar ya da normlardan her birine nominal etki sağlayacak bir çözüm bulunması gereklidir. Bkz. Fazıl Sağlam, Temel Hakların Sınırlanması ve Özü, Ankara-1982, s. 39; Bertil Emrah Oder, Anayasa Yargısında Yorum Yöntemleri, Hukuksal Yöntembilime Dayalı Karşılaştırmalı Bir Çalışma, İstanbul-2010, s. 64; Sibel İnceoğlu , “Hak ve Özgürlükleri Sınırlama ve Güvence Rejimi”, içinde: İnceoğlu S. (Ed.), İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ve Anayasa, Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Kapsamında Bir İnceleme, 3. B., İstanbul-2013, s. 24; Metin Özdemir, “Anayasa Mahkemesi Kararları Işığında 1982 Anayasası’nda Sınırlama Kaydı İçermeyen Temel Hak ve Özgürlüklerin Sınırlandırılması”, Anayasa Hukuku Dergisi, Y. 2014, C. 3, S. 5, s. 430 vd.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTQ3OTE1