117 TBB Dergisi 2022 (159) Tijen DÜNDAR SEZER mektedir. Kanaatimizce bu düzenlemeler de maddi eşitliği amaçlamaları itibariyle pozitif ayrımcılık önlemlerine ve kota düzenlemelerine temel oluşturmaktadır. Bu konu ile bağlantılı olarak çalışmada, Anayasasında kotalara ya da maddi eşitliği sağlayacak önlem alma yükümlülüğüne ilişkin düzenleme bulunmayan ülkeler açısından, kotalara ilişkin yasaların/ siyasi parti düzemelerinin eşitlik ve demokrasi gibi anayasal ilkelere uygunluğu tartışılmıştır. Eşitlik ilkesinin farklı yorumlanış biçimleri bulunmaktadır; Eşitlik ilkesi maddi eşitlik anlayışı doğrultusunda yorumlandığında, kadınların dezavantajlarını göz önüne alan ve fiili eşitliği amaçlayan önlemler -ayrıcalık sağlasa bile-, meşru kabul edilir. Bu bağlamda, eşitlik ilkesi Anayasada nasıl formüle edilirse edilsin (“eşit haklar” ayrımcılık yasağı” ya da “kadın ve erkeklerin eşit haklara sahip olması” şeklinde), kotalar geçmişten kaynaklanan adaletsizlikleri gidermenin bir yolu olarak değerlendirilir. Söz konusu önlemler eşitlik ilkesini ihlal etmemekte, aksine gerçek eşitliği sağlamayı amaçlamaktadır. Demokrasi ise günümüzde -uluslararası alandaki gelişmeler ışığında- kadın ve erkeğin dengeli bir şekilde temsil edilmesini içerecek şekilde tanımlanmaktadır. Bu anlamda kotalar, demokrasi ilkesine aykırı olmak bir yana demokrasiyi tam manasıyla gerçekleştirmenin aracıdır. Dünyada cinsiyet kotası uygulayan yüz otuz ülkenin kadın temsil oranına bakıldığında, yüzde yirmi yedi (27.4) oranı ilk bakışta hayal kırıklığı yaratabilir. Ancak kota uygulayan ülkeler ve söz konusu oran bir bütün olarak değerlendirildiğinde, kadın temsil oranının artmasına yönelik çözüm yolları da karşımıza çıkmaktadır. Şöyle ki, kota uygulayan ülkelerin toplamına, sadece bir veya birkaç partinin siyasi parti kotası uyguladığı ülkeler ile çok düşük kota oranı kabul edenler de girmektedir. Bu olguların yanı sıra, kota düzenlemeleriyle sadece oran ya da sandalye sayısının öngörülmesi, başka unsurlarla desteklenmediği sürece, kadın temsil oranlarını önemli ölçüde arttırmamaktadır. Bu bağlamda kotaların etkili olmasını sağlayacak ilk önemli unsur kotaların yüksek bir temsil oranı/sandalye sayısı öngörme zorunluluğudur. 1990’larda yüzde otuz oranında kota konulması makul görülürken, günümüzde yüzde kırk veya eşit temsil(parite) öngören kotalar yaygınlaşmaktadır. Kadınların dikey düzeyde listede hangi sırada ve yatay düzeyde hangi seçim çevrelerinde aday gösterildikleri de seçilip seçilmemelerini doğrudan etkilemektedir. Kotaların etkili olma-
RkJQdWJsaXNoZXIy MTQ3OTE1