Türkiye Barolar Birliği Dergisi 159.Sayı

118 Parlamento Seçimlerinde Cinsiyet Kotaları sının seçim sistemleri ile doğrudan ilişkisi bulunmaktadır; bu bağlamda nispi temsil sistemi çoğunluk sistemine nazaran daha avantajlıdır. Ayrıca, kotalara ilişkin düzenlemelerin etkili denetim/yaptırım mekanizmaları ve teşvik edici faktörler içermesi temsil oranının artmasında etkili olacaktır. Son tahlilde, kadın kotalarının etkili olması için sözü edilen tüm faktörlerin, -ülkelerin kendine özgü özellikleri gözetilerek- bütüncül şekilde ele alınması gereklidir. Dünya genelinde kadın temsilinin en yüksek olduğu ve kota uygulayan ülkelere bakıldığında, genellikle kotaların Anayasal ve/veya yasal düzeyde öngörüldüğü, yüksek sandalye sayısına/ (siyasi parti kotası uygulansa dahi) yüksek kota oranına yer verildiği, nispi temsil sistemi uygulandığı, geniş seçim çevrelerinin bulunduğu, aday listelerinde sıralamaya ilişkin kuralların olduğu ve yaptırım/teşvik kabul edildiği dikkat çekmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 10. maddesi uyarınca, devlet kadın erkek eşitliğinin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Anayasamızda, bu maksatla alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamayacağı da düzenlenmiştir. Bu bağlamda, parlamento seçimlerinde kadın erkek eşitliğini sağlamaya yönelik cinsiyet kotası öngören yasal düzenleme yapılmalıdır. Keza, CEDAW Komitesi de Türkiye’ye ilişkin Sonuç Gözlemlerinde, kadınların siyasi yaşam ve kamu yaşamında temsilini arttırmak için kotalar gibi geçici özel tedbirlerin mevcut olmayışı konusundaki endişesini belirtmiş ve kotaların uygulanması için yasal ve bağlayıcı hükümlerin olmamasına dikkat çekmiştir.290 Kanaatimizce dünyadaki gelişmelere paralel olarak kotalara ilişkin açık Anayasal düzenleme de yapılmalıdır. Anayasa ve/veya yasa ile yapılacak kotalara ilişkin düzenlemede kadın temsil oranını arttırmaya yönelik yüksek bir orana, kadınların liste sıralamasında yer almasına ilişkin kurala ve siyasi partilere yönelik yaptırım / teşviklere yer verilmelidir. Belirtmemiz gerekir ki bir toplumda toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanmadığı sürece, kotaların kalkması ile temsil oranları tekrar düşecektir. Bu bağlamda, kotalar, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına da hizmet eden geçici tedbirlerdir. Kadınların parlamentoda en az yüzde otuz olmak üzere belli bir eşiğin üzerinde temsil edilmeleri, onların karar alma mekanizmasında değişiklik yaratmalarını sağlayacaktır. 290 CEDAW Komitesi, Sonuç Gözlemleri: Türkiye, 16.08.2010, CEDAW/TUR/CO/6, par. 28.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTQ3OTE1