Türkiye Barolar Birliği Dergisi 159.Sayı

167 TBB Dergisi 2022 (159) İlkay NADİR kaktaki görünürlüklerinin yüksek olması dolayısıyla başta emniyet güçleri olmak üzere dışarıya karşı kimliklerinin gizli kalamaması ve hatta polisin elinde üyelerin isim listelerinin bulunması; çete üyelerinin diğer üyeler üzerinde disiplin ve denetim yetkisinin genellikle bulunmaması nedeniyle kolay kontrol edilememeleri gibi sebeplerle çetelerin, organize suç örgütleri için iyi suç ortakları olamayacaklarını belirtmişlerdir.46 Demirbaş da çete suçluluğunun sabıkalılık ve kontrol makamlarınca tanınırlık dolayısıyla bireysel suçluluğa göre daha görünür olduğunu ifade etmiştir.47 Sonuç olarak, gençlik çetelerinin hem organize suç örgütleriyle uyuşturucu ticaretinde suç ortaklığında bulunma hem de tek başlarına organize suç örgütü düzeyinde uyuşturucu ticareti yapma kapasitelerinin olamayacağı sonucuna ulaşılabilir. Bununla birlikte, 1985’lerde başlayan taş kokain salgını döneminde (crack cocaine epidemic) uyuşturucu ticaretine genç ve yetişkin çetelerin katkısını, genç ve yetişkin çete üyelerinin çete üyesi olmayan gençlere göre daha yüksek oranda uyuşturucu kullandığını gösteren bazı çalışmalar da bulunmaktadır.48 Fagan, 1980’lerde gençlik çetelerinin uyuşturucu ticaretine olan katkısını 1980’lerde kokain pazarında fiyatların çarpıcı şekilde düşmesi ve Amerika toplumundaki sosyoekonomik değişiklerle açıklamaktadır. Buna göre imalat sektöründe iş olanakları azalırken, teknoloji ve hizmet endüstrilerinin gelişimiyle bu alanlarda yeni iş olanakları oluşmuştur. Ancak bu iş olanakları banliyölerde olduğundan şehrin iç kesimlerinde yüksek işsizlik oranları oluşmuş; uyuşturucu ticareti ise işsiz kesim için bir iş olanağı haline gelmiş ve taş kokainin artan popülaritesi, gençlere yeni para kazanma fırsatları yaratmıştır.49 Esbensen ve çalışma arkadaşları, çete üyesi gençlerin çete üyesi olmayan gençlere göre daha yüksek oranda yasadışı aktivitelere karıştıkları ve benzer şekilde çete üyesi gençlerin orantısız şekilde uyuşturucu kullanımı ve satışına dahil olduklarını vurgulamıştır. 1995 yılında yaptıkları çalışma sonucunda çete üyeliği ve uyuşturucu arasındaki ilişkiyi en iyi açıklayan modelin pekiştirme modeli olduğu sonucuna varmışlardır. Buna göre, uyuşturucu kullanımı, satışı ve bununla bağ46 Decker/Pyrooz, s. 304, 305. 47 Demirbaş, s. 345. 48 James C. Howell/Scott H. Decker, The Youth Gangs, Drugs and Violence Connection, U.S. Department of Justice, 1999, s. 2. 49 Howell/Decker, s. 2, 3.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTQ3OTE1