180 Gençlik Çeteleri ve Genç Suçluluğu Arasındaki İlişki Üzerine Bir İnceleme dikkate alındığında, gençlerin çeteleri “suç işlemek amacıyla” kurmadıkları veya bu amaç doğrultusunda çetelere dahil olmadıkları, esasen çetelerin yapısının da bilhassa suç işlemeye uygun olmadığı görülmektedir. Çeteler, üye gençler tarafından nitelikleri itibarıyla daha çok birtakım bireysel yararları olan organizasyonlar olarak görülmektedir. Suç oranları ve gençlik çeteleri arasında genellikle paralel bir ilişki bulunmasına rağmen bu ilişkinin ifade edildiği kadar yalın olmadığı da önemle vurgulanmalıdır. Çete içinde öne çıkan kişilerin diğer üyeler üzerinde denetim ve gözetim yetkisinin sınırlı kalması ve suç örgütleri kadar hiyerarşik bir yapı kuramamaları, onların suç örgütlerine dönüşmesini engellemektedir. Bu noktada, örgütsel bağın yalnızca iradelerin uyuşmasıyla bir anda kurulmasının mümkün olmadığı, örgüt için asgarî bir örgünleşmenin gerektiği vurgulanmalıdır. Üstelik, örgüt içinde sürekli bir iş birliği ve belli bir derecede disiplinin, bir başka deyişle en azından ilkel bir organizasyonun varlığını aramak gerekmektedir.110 Bunların yanı sıra, kimliklerinin kolluk kuvvetlerine göre gizli kalamaması da suçun çetelerin ana faaliyetleri olması olasılığını bertaraf etmektedir. Gençlik çetelerine ilişkin yüksek suç oranlarında hem sokakta resmî makamlara ve bölge sakinlerine karşı görünürlüklerinin yüksek olması, hem de suç işleme esnasında kullanılan silah gibi araçların veya taşıtların ispat açısından kolaylık sağlamasıyla açıklanmaktadır. Dahası, çetenin kendisi tarafından çeşitli yollarla kendi yetenek ve kudretini aşacak şekilde yanlış bir imaj yayılmakta, bu imaj medya tarafından da sürdürülmektedir. Ekonomik yetersizlikler, işsizlik, çekirdek aile içindeki problemler, uyuşturucu kullanımı, toplum tarafından dışlanmışlık gibi çok çeşitli motivasyonlardan kaynaklı çeteye katılım pratikleri, yalnızca gençlerin mercek altına alınmasıyla anlaşılamayacaktır. Gerek bireysel gerek toplumsal kaynaklı risk faktörleri, sorunun sistemsel olduğunu ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, her bir genç açısından bireysel öneme sahip çözümler günün sonunda bir anlam ifade etmemekte, bu noktada ancak suçun ve suçluluğun toplumsal birer sonuç olduğunu dikkate alan; çete üyesi gençlerin pek çok açıdan mağdur olduğunu da göz önünde bulunduran çözümlerin başarıya ulaşma şansı olacaktır. 110 Türkân Yalçın Sancar, Çok Failli Suçlar, Seçkin Yayınevi, Ankara 1998, s. 141-144.
RkJQdWJsaXNoZXIy MTQ3OTE1