Türkiye Barolar Birliği Dergisi 159.Sayı

15 TBB Dergisi 2022 (159) Begüm GÜRCÜOĞLU İHAM gazetecilere ilişkin verdiği yakın tarihli başka üç kararında da AYM kararlarında kuvvetli şüphe incelemesinin sorunlu olduğuna kararlarında işaret etmiş, başvurucuların ilk tutuklama anında mevcut olmayan delillerin ve bilgilerin, ilk tutuklama kararının hukukilik değerlendirilmesinde kullanılamayacağını, bunlara sadece tutukluluğun devamına ilişkin verilen kararlarda ve o anda mevcut iseler dayanılabileceğinin altını çizmiştir.75 Bu yönde kararların hem gazeteci olan hem de olmayan başvurucular bakımından verilmiş olması, İHAM’ın AYM nezdinde sistematik hale gelmiş ve gazetecileri de etkileyen bir sorunu işaret ettiğinden özellikle dikkate alınması gerekir. Bu bağlamda AYM’nin kuvvetli şüpheyi yorumlarken, somut olayın özelliklerine dair unsurların değerlendirmeye katılması hususunu, ilk tutuklama kararı verildiği anda mevcut olan unsurlarla sınırlaması gerekmektedir. Bununla beraber İHAM, özellikle atılı suçun terör ile ilişkili olması durumunda, makul şüphe gerekliliğinin özgürlük ve güvenlik hakkına dair güvencelerin sakatlanacağı kadar esnetilmesini de kabul etmemektedir.76 Pek çok gazetecinin terör ile ilişkili suçlardan tutuklandığı göz önüne alınırsa, tutuklama anında kuvvetli şüphenin olup olmadığına ilişkin değerlendirmenin gereği gibi yapılmamış olması, üzerlerine atılı suçların terör ile ilişkili olması dolayısıyla kabul edilebilir hale gelmeyecektir. Ayriyeten, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına yapılan müdahalelerin, bireyin aynı zamanda ifade özgürlüğü üzerinde de sonuç doğurduğu durumlarda İHAM da makul şüphe kavramının, İHAS’ın 10. maddesinde düzenlenen ifade özgürlüğünü tehlikeye atacak biçimde yorumlanmaması gerektiğini özellikle belirtmektedir.77 Bu belirleme, gazeteciler ve basın özgürlüğü söz konusu olduğunda, halkın haber alma özgürlüğünü de etkileyeceğinden, oldukça önemli olmaktadır. 75 Şık v Turkey (No.2) App no 36493/17 (ECHR, 24 November 2020), § 138 [Şık v Turkey (No.2)]; Sabuncu and others v Turkey App no 23199/17 (ECHR, 10 November 2020), § 181 [Sabuncu and others v Turkey]; Atilla Taş v Turkey, § 131. Aynı yönde kararlar için bkz. Alparslan Altan v Turkey App no 12778/17 (ECHR, 16 April 2019), §§ 136-139 [Alparslan Altan v Turkey]; Selahattin Demirtaş v Turkey (No.2) [GC] App no 14305/17 (ECHR, 22 December 2020), § 326 [Selahattin Demirtaş (n.2)]. 76 O’Hara v United Kingdom (2002) 34 EHRR 812, § 35; Baş v Turkey App no 66448/17 (ECHR, 3 March 2020), § 184. 77 Selahattin Demirtaş (n.2), § 328; Öğreten and Kanaat v Turkey App no 42201/17, 42212/17 (ECHR, 18 May 2021), § 92.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTQ3OTE1