Türkiye Barolar Birliği Dergisi 159.Sayı

18 Sanık Sandalyesinde Gazeteciler: Anayasa Mahkemesi Kararlarının Gazetecilere Uygulanan ... ne dair kuvvetli şüphe oluştuğunu ifade etmiştir.88 Başvurunun İHAM önüne taşınması ile Avrupa Mahkemesi, yukarıda sayılan hususların başvurucuya atılı suçlar bakımından makullüğünü de sınıflandırılmasını incelemiştir.89 Öncelikle, başvurucunun daha önceden eleştirdiği bir terör örgütünün propagandasını yapmış olmasının yalnızca ikna edici ve nesnel olarak doğrulanabilir kanıtlarla ortaya konduğu takdirde makul bir vargı olabileceğini ifade eden İHAM, makul şüphe kaynağı olarak gösterilen gazete haberleri ve yazıların kamusal tartışmalara katkı sunduğunun altını çizerek terör örgütü propagandası suçu bağlamında makul şüphe oluşturacak bir unsur olamayacağını,90 bu haber ve yazıların ilk bakışta araştırmacı gazetecilik faaliyetlerinden ayrıştırılamayacağını, ifade ve basın özgürlüğü kapsamında olduğunu91 ve sonuç olarak, şüphenin işaret edilen hususlar doğrultusunda makullük eşiğini aşamaması dolayısıyla özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğini belirtmiştir.92 İki karar karşılaştırmalı olarak incelendiğinde, ilk farklılık başvurucunun üzerine atılı suçu işlediğine nesnel bir gözlemciyi ikna edecek somut delil teşkil edip etmediğine; ikinci farklılık ise makul şüphe oluşturduğu iddia edilen hususların suç işlendiğini gösterecek nitelikte olup olmadığına dair değerlendirmelerdir. Bu bakımdan AYM’nin yaptığı değerlendirme İHAMnezdinde yetersiz kalmaktadır. AYM’nin bu başvuruda, kuvvetli şüphe değerlendirmesi eşiği, İHAM’a kıyasen oldukça düşük kalmıştır; zira Mahkeme’nin kuvvetli şüphe olduğuna kanaat getirdiği hususlar bakımından İHAM makul şüphenin yokluğuna ve bundan olarak özgürlük ve güvenlik hakkının ihlaline karar vermiştir. Ayriyeten, AYM’nin makul şüphe teşkil edecek hususlara dair yaptığı sınıflandırmanın oldukça sınırlandırıcı bir yaklaşımın ürünü olduğu söylenebilir. Bu sınırlayıcı yaklaşım yalnızca gazetecilerin özgürlük ve güvenlik hakkının sınırlanmasına değil, yapılan haber ve içeriklerin suç işlendiğine dair kuvvetli şüphe uyandırıcı unsurlar olarak değerlendirilmesi suretiyle ifade ve basın özgürlüklerini de sınırlaması bakımından ayrıca bir öneme sahiptir. 88 Ahmet Şık, § 17. 89 Şık v Turkey (No.2), § 122. 90 Şık v Turkey (No.2), § 126. 91 Şık v Turkey (No.2), § 136. 92 Şık v Turkey (No.2), § 141.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTQ3OTE1