Türkiye Barolar Birliği Dergisi 159.Sayı

29 TBB Dergisi 2022 (159) Begüm GÜRCÜOĞLU muhakeme işlemlerine katlanma yükümlülüğü yüklenmemelidir.145 Ölçülülük, her ne kadar tüm koruma tedbirleri için mevcut olması gereken bir kıstas olsa da kanun koyucu, hem tutuklama nedenlerine (md.100) hem de tutuklama kararına ilişkin maddede (md.101) tutukluluk kararının ölçülü olması zorunluluğunu açıkça belirterek bu önemi yeniden vurgulamıştır. Ölçülü olma gerekliliği, yalnızca ilk tutuklama kararı bakımından değil, tutukluluk halinin devamına ilişkin kararlar bakımından da söz konusudur. Eğer tutuklama tedbiri ile ulaşılmak istenen amaca, kişi özgürlüğü ve güvenliğine daha az müdahale edecek bir tedbirle ulaşılması mümkün ise tutuklama tercih edilemeyecektir.146 Öğretide, tutuklama yasağı olarak da yorumlanan147 CMK’nın 101/2 hükmü, tutuklama kararının içeriğine ilişkin düzenlemesinde, adlî kontrol uygulamasının neden yetersiz kalacağının da belirtilmesi gerekliliğini getirmiştir. AYM de, İHAM içtihadı doğrultusunda,148 masumiyet karinesi ışığında özgürlük ve güvenlik hakkının tutuklama tedbiri ile sınırlanabilmesi için, hakka ağır basan bir kamusal yararın olması gerektiği kanaatindedir.149 Dolayısıyla, somut olayda tutuklama kararlarının ölçülü olarak kabul edilebilmesi için kuvvetli suç şüphesi ve muhakemenin işleyişini tehlikeye sokacak bir tutuklama nedeninin olmasına 145 Z. Özen İnci, “Şüpheli ve Sanığa Rağmen Bir Ceza Hukuku Mu? Şüpheli ve Sanığın Ceza Muhakemesi İşlemlerine Katlanma Yükümlülüğü ve Bu Yükümlülüğün Sınırı Hakkında Düşünceler”, Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi, 2017, C. 7, S. 2, s. 125. 146 Centel, “İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararları Işığında Tutuklama Hukukuna Eleştirel Yaklaşım”, s. 56. 147 Feridun Yenisey/Ayşe Nuhoğlu, Ceza Muhakemesi Hukuku, 7. Bası, Seçkin Yayıncılık 2019, s. 362; Cumhur Şahin/Neslihan Göktürk, Ceza Muhakemesi Hukuku-1, 10. Bası, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2019, s. 302; Bahri Öztürk/Durmuş Tezcan/Mustafa Ruhan Erdem/Özge Sırma Gezer/Yasemin Filiz Saygılar Kırıt/ Esra Alan Akcan/Özdem Özaydın/ Efser Erden Tütüncü/Derya Altınok Villemin/Mehmet Can Tok, Nazari ve Uygulamalı Ceza Muhakemesi Hukuku (Editör Bahri Öztürk), 13. Bası, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2019, s. 470. Ölçülülük ilkesinin, tutuklama yasaklarına yansıdığı özel uygulama ise “[a]dlî § cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlar” (CMK, md.100/4) ve “On beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerinden dolayı” (Çocuk Koruma Kanunu, Kanun Numarası: 5395, Kabul Tarihi: 03.07.2005, RG 15.07.2005/25876, md.21) karşımıza çıkmaktadır. 148 Labita v Italy (2008) 46 EHRR 1228, § 119. 149 Murat Narman B.No: 2012/1137, 02.07.2013, § 61 [Murat Narman].

RkJQdWJsaXNoZXIy MTQ3OTE1