

TBB Dergisi 2016 (124)
İbrahim KORKMAZ
89
Kişisel verilerin korunmasında kişi kavramının içeriği konusunda
uluslararası doktrin ve mevzuatta farklı görüşler mevcuttur. Bir gö-
rüş sadece gerçek kişilere ait verilerin kişisel verilerin korunmasından
yararlanması gerektiğini savunmaktadır.
33
Bir diğer görüş ise, tüzel
kişilere ait verilerin de bu korumadan faydalanabileceğini savunmak-
tadır.
34
mıştır. Veri kayıt sistemi sadece dijital veya elektronik ortamda olmak zorunda
değildir. Kanunun düzenlemesinden anlaşıldığı ve gerekçede belirtildiği gibi, bir
veri kayıt sisteminin parçası olmayan kişisel veriler otomatik olmayan yollarla
işlendiklerinde Kanun kapsamında değerlendirilmeyeceklerdir. Gerekçede, bu
durumun verilerin kişisel veri niteliğini etkilememesi nedeniyle, bu tür verilere
ilişkin hukuka aykırı eylemlerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca suç teşkil
etmeye devam edecekleri belirtilmiştir a.g.e., s. 18.
33
Douwe Korff, EC Study on the Protection of the Rights and Interests of Legal
Persons with Regard to the Processing of the Personal Data Relating to Such Per-
sons, (Study Contract ETD/97/B5-9500/78) s. 41 (Çevrimiçi)
http://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=1288583&download=yes, (Erişim Tarihi: 10
Mart 2016); Elif Mendos Kuşkonmaz, Kişisel Verilerin Türk Ceza Kanunu Kapsa-
mında Korunması, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2013, s.8; I. N. Walden.– R.N. Sa-
wage, “Data Protection and Privacy Laws: Should Organisations be Protected?”,
International and Comparative Law Quarterly, C.37, S. 22, 1988, s. 337; Hüseyin
Can Aksoy, Kişisel Verilerin Korunması, Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk (Medeni Hukuk) Anabilim Dalı, Ankara
2008, s. 24.; Engin Dinç, Kişisel Verilerin Korunmasında Uluslararası Düzenleme-
ler ve Türkiye’nin Durumu, Yüksek Lisans Tezi, Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı, Diyarbakır, 2006, s. 15, Bundan sonra
“Kişisel Verilerin Korunmasında Uluslararası Düzenlemeler” olarak anılacaktır;
Sadece gerçek kişilerin özel hayatından söz edilebileceğini savunan görüşe göre,
tüzel kişilerin kişisel verilerinin korunması söz konusu olmayıp, ancak ticari sır-
larının gizliliği söz konusu olabilir. AİHM’nin B. Company ve diğerleri v. Hollan-
da kararında da toplam sekiz şirketten oluşan başvurucular, şirketin yıllık mali
tablolarını yayımlama yükümlülüğü getiren kanuni düzenlemenin AİHS’e aykırı
olduğunu ileri sürmüşler, AİHM verdiği kararda söz konusu durumun kişisel bir
nitelik taşımadığını, bundan dolayı özel yaşama saygı hakkı kapsamında görüle-
meyeceğini belirtmiştir. Aydın, s. 7, 8.
34
Diğer taraftan tüzel kişilerin kişisel verilerin de korunması gerektiği savunulmak-
tadır. Korff, tüzel kişilerin aralarında korunma ihtiyacı açısından farklılıklar bu-
lunduğu, dini, siyasi ve sendikal örgütler şeklindeki tüzel kişilerin, diğer tüzel ki-
şilere daha çok korunma ihtiyacı içinde olduklarını belirtmiştir. Korff, s. 57; Tüzel
kişiler arsında farklı veri koruma sistemlerinin oluşturulması düşüncesi Korff’un
fikrini destekler niteliktedir. Buna göre, uluslararası şirketler, özel girişimciler, kar
amacı gütmeyen şirketler, her biri farklı güçte oluşumlardır. Bunların birbirleri-
ne göre farklı koruma sistemlerine sahip olmaları gerekir, Walden – Sawage, s.
347; Tezcan ise, tüzel kişilere ait bilgilerin kişisel veri kapsamında değil ticari sır
kapsamında koruması gerektiğini savunmaktadır, Durmuş Tezcan, “Bilgisayar
Karşısında Özel Hayatın Korunması”,
Anayasa Yargısı Dergisi
, 8. Cilt, 1991, s.389;
Bir başka görüş ise tüzel kişilere ait verilerin kişisel verilerin korunması sistemin-
den ziyade, marka, patent, telif hakkı, gizlilik sözleşmesi gibi alternatif koruma