

310
Erkek Üniversite Öğrencilerinin Kadınların Çalışmasına Yönelik Tutum Ölçeği
SONUÇ VE ÖNERİLER
Kadınların çalışması ile ilgili yapılan çalışmalara baktığımızda;
çalışma hayatında kadınların sosyal sorunlarının bazıları cinsiyet
ayrımcılığından kaynaklanmaktadır. Çalışma hayatındaki cinsiyet
farklılığı; ücret eşitsizliğinden, kadınlara ucu açık olmayan kendini
geliştirme olanağı tanımayan vasıfsız işlerin uygun görülmesine, er-
keklere uygun mesleklerin oluşturulmasından çeşitli işlerin cinsiyetçi
bir şekilde vasıflı ve vasıfsız olarak tanımlanmasına kadar çok değişik
boyutlar içermektedir (Mandıracıoğlu, 1998).
Cinsiyet ayrımcılığı noktasında kadınların işgücü piyasasındaki
konumlarıyla ilgili çeşitli varsayımlar geliştirilmiştir. Geliştirilen var-
sayımlardan birisi, işgücü piyasasında cinsiyet ayrımcılığı yapılarak,
kadının ev içinde çalışmaya itilmesiyle erkek egemen yapının destek-
lenmesi ve kadının işgücü piyasasında ikincil konuma getirildiği şek-
lindedir. (Eraydın,1999).
Toplumun bu görüşü destekler nitelikteki genel tutumu “üretim
ve geçimi sağlamak erkeğe, üreme ve ev işleri kadına aittir” yönünde-
dir. Zaman içinde toplum tarafından kabul görmüş ve içselleştirilmiş
cinsiyet rolleri kadını eve dolayısıyla da erkeğe bağımlı kılmıştır (Gü-
ner, 2008).
Çalışma yaşamında işlerin kadın işi, erkek işi olarak ayrılmasına,
geleneksel değer yargılarının ve kadınların iş tercihlerinin neden ol-
duğu görülmektedir (Dalkıranoğlu, 2006).
Kadınlar için evde yaptıkları işlerin devamı olan meslekler uygun
görülürken, erkekler için fiziksel güç ve cesaret isteyen işler ya da me-
kanik ve sayısal işler uygun görülmektedir (Bilir Güler,2005).
Diğer alanlarda olduğu gibi çalışma hayatında da kadın ve erkek
eşitliğinin sağlanması, ulusal ve uluslararası alanlarda ele alınan or-
tak bir konudur. Birçok ülkenin yasasında ve uluslararası belgelerde
kadın-erkek eşitliğinin sağlanarak tüm alanlarda fırsat eşitliği oluştu-
rulmasının gerekliliği ile ilgili hükümler bulunmaktadır (Kocacık ve
Gökkaya, 2005).
Kadınlara hem yasal hem de toplumsal imkân ve haklar, toplum-
sal ve sosyo-ekonomik değişikliklere bağlı olarak zaman içinde kade-
meli olarak tanınmıştır. Ancak bu hak ve imkânların hepsinin yaşama