

TBB Dergisi 2011 (96)
Kitaplar, Dergiler
515
böyle bir eğitimle yetişmiş olan kişiler kamusal alanın öznelerinin, ka-
rar vericilerinin yanlışlarını, uygulanan politikaların insanı ne denli
göz ardı ettiğini anlayabilirler. Bu tür politikalardan biri de
“gelişmeci/
kalkınmacı politika”
yaklaşımıdır (s. 13).
İoanna Kuçuradi’nin bu bağlamda, daha önceki bir konuşmasına
göndermede bulunarak dile getirdikleri son derece önemli görünmek-
tedir:
“Gelişmeci/ kalkınmacı politikaların kendilerinden beklenen sonuçları
vermediğini, dünyadaki yoksulluğu ortadan kaldırmadığı, üstelik hem ulusal
hem de uluslararası düzeyde zengin ile yoksul arasındaki uçurumu daha da
genişlettiğini; Batılı ülkelerde farklı, o zamanki adıyla üçüncü dünya ülkele
rinde de farklı anlaşılan ‘kültürel gelişme’nin en çarpıcı sonuçlarından biri
nin kök-tendinciliklerin canlanıp yayılması, başka bir sonucunun da farkında
olmadan, göreli olan kültürel normların evrensel olan insan hakları normla
rının önüne geçirilmesi olduğunu, bunun sonucunda da, siyasal partilerin
olabildiğince çok oy almak ve sözüm ona demokratik bir yoldan iktidara gel
mek için, çok sayıda seçmenin hoşuna giden ama insan haklarına ve bu arada
bu seçmenlerin de insan haklarına zarar veren işler yapma ya götürdüğünü
örneklendirmiş; serbest pazarın ve ekonomik globalleşmenin ise insan hakla
rı için tuzak olduğunu, ölçütsüz özelleştirmeye yol açacağını belirtmiştim.
Çünkü ‘serbest pazar’ ifadesindeki ‘serbest’ (free) kelimesi onu bazı kimselerin
kafasında cazip kılsa da serbest pazar ülkelerde ve ülkelerarası ekonomik iliş
kilerin kurulmasında ve değiştirilmesinde insan haklarının belirleyici olma
olanağını da ortadan kaldırıyor”
(s. 16).
Konuya bilgi eşliğinde, özellikle de insan-dünya-bilgi arasındaki
ilişkilere odaklanan felsefe bilgisi eşliğinde bakmak büyük önem taşı-
yor. Böyle bir belirlemeye ek olarak, insan hakları konusunda verile-
cek eğitim, işin bir başka can alıcı boyutunu ortaya koyuyor.
İnsan Hakları. Evrensel Bildirge’nin 60. Yılında İnsan Hakları baş-
lıklı kitapta ilk bölümde
“Neredeyiz?”
sorusunun yanıtı aranıyor; ikinci
bölümdeyse
“Geleceğe Yönelik Beklentiler”
üzerinde durularak bir ba-
kıma
“Neleri dikkate alırsak insan haklarında daha iyi bir noktaya geliriz?“
sorusunun yanıtı aranmaya çalışılıyor.
“Neredeyiz?”
sorusunun yanıtı,
dünyanın farklı bölgelerinde insan haklarının ne durumda olduğuna
ilişkin saptamalarda kendine yer buluyor. Afrika’da, Asya’da özellikle
yoksullukla ve çok farklı çerçevelerdeki yoksunluklarla birlikte, hak-
ların ihlali çok somut bir biçimde ortaya çıkıyor. Bilgi eksikliği, yok-