

TBB Dergisi 2013 (107)
Tunay KÖKSAL
347
• Avusturya Federal Ekonomi Odası Uluslararası Tahkim Merkezi
(International Arbitral Centre of the Austrian Federal Economic
Chamber-Vienna International Arbitral Centre),
• Stockholm Ticaret Odası Tahkim Enstitüsü (Arbitration Institute
of the Stockholm Chamber of Commerce),
• Amerika Tahkim Odası (The American Arbitration Association),
• Hububat ve Yem Ticaret Birliği Tahkim Mahkemesi (The Grain
and Feed Trade Association Arbitration Tribunal / GAFTA Arbit-
ration Tribunal),
• Sıvı ve Hayvansal Yağ ve Tohum Birlikleri Federasyonu Tahkim
Mahkemesi (Federation of Oils, Seeds and Fats Associations Arbit-
ration Tribunal / FOSFA Arbitration Tribunal),
• Rafine Şeker Birliği Tahkim Mahkemesi (The Refined Sugar Asso-
ciation Arbitration Tribunal).
SONUÇ
Yirmibirinci yüzyılın başında, uluslararası müteahhitlik hizmetle-
ri sektörü, inşaatla ilgili yan servisler ve yardımcılar ve ortaklar aracı-
lığıyla faaliyette bulunan özgün yapısı ile, aynı zamanda hem fırsatlar
ile hem de zorluklar ile karşı karşıya bulunmaktadır.
Uluslararası müteahhitlik hizmetleri sektörünün yurtdışındaki iş
olanaklarını etkileyen geniş faktörler yelpazesinde; altyapı projeleri-
nin uluslararası finansmanı, uluslararası ihale prosedürleri ve standart
sözleşme formları,uluslararası tahkim ve uyuşmazlıkların alternatif
çözüm mekanizmaları, ihracat kredisi sigortası ve yabancı inşaat pa-
zarlarına giriş engellerinin kaldırılması hususları önceliğe sahip mese-
leler olarak öne çıkmaktadır.
Global ölçekte altyapı ihtiyacı her geçen gün artmakla birlikte, dün-
ya çapında altyapı alanında yeni inşaat ve bakım faaliyetleri için gere-
ken fonları bulmakta genel olarak güçlük çekildiği gözlenmektedir. Bu
durum karşısında yeni bir finansman yöntemi olarak, altyapı yatırım-
larının finansmanında ve alt yapı hizmetlerinin yürütülmesinde kamu-
özel sektör ortaklığı (Public-Private Partnership) modeline daha fazla
işlerlik kazandırmak güncel bir çözüm yolu olarak ortaya çıkmaktadır.