

Eser Sahibinin İzni Olmaksızın Eseri Umuma İletim Suçu
336
5728 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile eser sahibinin maddi, mane-
vi ve bağlantılı haklarını ihlal suçları, tek bir madde çatısı altına alın-
maya çalışılmıştır. Ancak bu yapılırken manevi hakları ihlal eden suç
tipleri ile mali ve bağlantılı hakları ihlal eden suç tipleri iç içe girmiştir.
Keza korunan hukuki değeri farklı olan suç tipleri bir arada düzen-
lenmiştir. Bu nedenle uygulamada yasadaki fiillerin, bağımsız birer
suç tipi mi yoksa aynı suçun seçimlik hareketleri mi olduğu konusun-
da farklı görüşlerin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Ceza hukukunda
kişi özgürlüğünün de korunması amaçlandığı düşünüldüğünde bu
düzenlemenin ceza hukukunun birçok ilkesi ile çelişmekte olduğu-
nu söylemek hatalı olmayacaktır. Belirtelim ki her zaman bir eserin
mali, manevi ve bağlantılı hakları aynı kişide birleşmez. Yasada ma-
nevi hakları ihlale yönelik suçlar m. 71/1-1’de düzenlendikten sonra
diğer bentlerde bazı manevi hakların ayrıca suç olarak düzenlenmesi-
nin altında yatan mülahazayı anlamak güçtür. Mevcut düzenleme ile
failin bir hareketle bir kimseye ait mali, manevi ve bağlantılı hakları
ihlal etmesi halinde kanaatimizce tek suç oluşacağı yönünde bir izle-
nim doğmaktadır. Bir hareketle kimi zaman hem eser sahibinin hem
de mali veya manevi hak sahibinin haklarını ihlal edebilecek olması
gerçekliğine rağmen yasada adeta suçla bunlardan her zaman sadece
birinin ihlal edilebileceği gibi yanlış bir izlenim oluşturulmuştur.
Ceza hukukunda hâkim olan kanunilik prensibi gereğince tipik-
likte yer verilmeyen manevi hakların koruma kapsamı dışında kal-
ması söz konusu olmaktadır. Diğer taraftan mali hakların sınırlı sayı-
da olmayıp; çağın gelişimine paralel olarak yeni mali hakların ortaya
çıkması konusundaki tartışmalar kapsamında yasa düzenlemesi eser
sahibinin bütün mali haklarını koruma konusunda yetersiz kalmak-
tadır.
İnceleme konumuzu oluşturan suç açısından “
hak sahiplerinin meş-
ru menfaatlerini ihlal etme
” şartı getirilerek bilim ve sanat hürriyeti ile
bağdaşmayan, keyfi uygulamaların önüne geçilmesi gerekmektedir.
Ülkemizde ivedi olarak, eser sahiplerine etkin hukuki koruma
sağlayacak bir fikir ve sanat eserleri kanununun yapılması, ve kanu-
nun cezai hükümlerinin de genel ceza hukukunun ilkelerine uygun,
açık ve yalın ifadelerle düzenlenmesinin, bilim ve sanat hayatına yapı-
lacak en büyük hukuki katkı olacağına kuşku yoktur.