

TBB Dergisi 2016 (124)
İbrahim KORKMAZ
133
95/46/AT sayılı Avrupa Birliği Yönergesi’nin 15. maddesinde, kişi-
nin bireysel özerkliği ile yakından ilişkili olan ilgili kişinin otomatik
kararların konusu olmama hakkı düzenlenmiştir.
224
Bir başka deyişle
burada kişiye, kendisiyle ilgili otomatikleştirilmiş, insan müdahalesi-
nin bulunmadığı kararların
225
konusu olmama seçeneği verilmektedir.
Bu düzenleme ile kişilerin karakterlerinin tamamen otomatik yol-
lardan değerlendirilmesinin, onların çıkarlarını önemli derecede etki-
leyecek kararların temelini oluşturmaması amaçlanmaktadır. Bundan
dolayı şirketler, kişileri önemli derecede etkileyecek kararların en son
sinin kamu yararı için yapılan bir faaliyetin veya veri sorumlusu veya verinin
açıklandığı üçüncü tarafın kamu yetkisini kullanarak yaptığı bir faaliyetin yerine
getirilmesi için gerekli olması durumu ve Yönerge’nin 7/f fıkrasında düzenlenen,
kişisel verilerin işlenmesinin, Yönerge tarafından ilgili kişiye tanınan haklar ağır
bastığı durumlar hariç olmak üzere, veri sorumlusu veya verilerin açıklandığı
üçüncü tarafın meşru çıkarları için gerekli olması durumudur. Yönerge’nin 14/b
hükmünde ise, kişisel verilerin, veri sorumlusu veya üçüncü kişiler tarafından
doğrudan pazarlama amacıyla işlendiği durumlarda, ilgili kişinin herhangi bir
ücrete tabi olmadan verilerinin işlenmesine itiraz edebileceği düzenlenmiştir. Ay-
rıca ilgili kişinin bu hakkı konusunda bilgilendirilmesi gerektiği de Yönerge’de
yer almaktadır. Yönerge’de doğrudan pazarlamanın tanımı yapılmamıştır. Kü-
zeci, s.219.
224
Yönerge’nin 15/1 hükmü, kişilere, işindeki performansı, kredibilitesi, güvenilirli-
ği, davranışları gibi kişiyle ilgili çeşitli kişisel özellikleri değerlendirmek amacıyla
kişisel verilerinin otomatik olarak işlenmesi sonucunda elde edilen, bireyi önem-
li derecede etkileyerek, hukuksal sonuçlar doğuran kararların konusu olmama
hakkı vermektedir. Madde hükmünde sayılan durumlar sınırlı sayıda değildir.
Başalp, Kişisel Verilerin Korunması ve Saklanması, s. 54. 1978 tarihli eski Fransız
Veri Koruma Kanunu’nda da yer alan bu düzenleme, üye ülkeler tarafından kabul
edilmesine rağmen, uygulamasına nadiren rastlanmaktadır. Küzeci, s.219; Dağ, s.
122, 123.
225
Örneğin iş başvurusunda bulunan kişilere tamamen bilgisayar yardımıyla uygu-
lanan psikolojik testler sonucu verilen işe alıp almama kararları bu tip kararlar-
dandır. Başalp, Kişisel Verilerin Korunması ve Saklanması, s. 54. Yönerge’de bu
hakkın iki istisnası da düzenlenmiştir. Yönerge’nin 15/2-a maddesine göre, eğer
otomatikleştirilmiş karar, ilgili kişinin kendi görüşünü uygulamasına imkân ve-
ren koşulların yaratılması gibi tatmin edici veya uygun önlemler alındıktan sonra
ilgili kişinin kendi isteğiyle bir sözleşmenin tarafı olması veya mevcut bir sözleş-
menin hükümlerinin yerine getirilmesi için alınıyorsa, bu durumda karar ilgili
kişi için kabul edilebilir olacaktır. Yine Yönerge’nin 15/2-b maddesine göre, bu
kararın alınmasına, ilgili kişinin meşru çıkarlarını korumak için tedbirler öngören
bir kanun hükmü izin veriyorsa, bu durumda da karar kabul edilebilir. Burada
dikkat edilmesi gereken bir nokta Yönerge’de belirtilen “tatmin edici önlemler”
ve “ilgili kişinin meşru çıkarı” kavramlarının belirsizliğidir., Frederico Ferretti,
The Law and Consumer Credit Information in the European Community, The
Regulation of Credit Information Systems, Routledge-Cavendish, ABD-Kanada
2008, s.174’ten aktaran Küzeci, s.220.