

192
Kadına Karşı Şiddette Arabuluculuk Kurumuna İlişkin Bazı Değerlendirmeler
başlanması da pek şaşırtıcı değildir. Hatta Amerika Birleşik Devlet-
lerinin etkisi ile, bu konu Avrupa’da da tartışma konusu olmuştur.
55
Dolayısı ile Avrupa’da da aile içi şiddete ilişkin vakıaların arabulu-
culuk kapsamında olması gerektiği, fakat aile içi şiddetin görüldüğü
uyuşmazlıklarda özel bazı tekniklerin uygulanması ve şiddete maruz
kalan tarafın güvenliğinin sağlanması gerektiği belirtilmektedir.
56
An-
cak, bizim ülkemizde Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Ka-
nunu 2013 yılından beri uygulanmaktadır. Dolayısı ile arabuluculuk
kurumu henüz ülkemizde yeni yeni gelişebilmekte ve hatta anlaşıla-
bilmektedir. Ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan kadınlar
ile ülkemizde yaşayan kadınların sosyo ekonomik konumlarının, eği-
timlerinin birbirinden çok farklı olduğunu da göz önünde bulundur-
mak gerekir. Türkiye’de Güneydoğu Anadolu’da bir köyde yaşayan
bir kadının, aile içi şiddet veya kadına karşı şiddet vakıası ile karşı
karşıya kalması durumunda, karşı taraf ile eşit bir konumda hakla-
rını bilerek arabuluculuk sürecine dahil olması günümüzde oldukça
zordur.
57
Zira aile içi şiddet gören kadınların, şiddet olayını dışa yan-
55
Bkz Council Of Europe, Family Mediation (Aile Arabuluculuğu Konuda Tavsiye
Kararı), No. R. (98) 1, and Explanatory Memorandum, Strasbourg 1999, s. 7-9;
Mustafa Özbek, “Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Aile Arabuluculuğu
Konulu Tavsiye Kararı, Aile Arabuluculuğu”,
DEÜHFD
2005, S. 2, C.VII, s. 71-
102, s. 85, 97; Bozdağ, s. 117.
56
Bozdağ, s. 117-118.
57
“Aile uyuşmazlıklarının tarafları, genelde birbirine bağlı veya ileride birbiriyle
ilişki içinde olması gereken kişilerdir. Bu uyuşmazlıklar, üzüntü verici ve sorun-
ları artırabilecek ortamlarda ortaya çıkarlar ve çocuklar başta olmak üzere aile-
nin bütün üyerini etkilerler. Üstelik, aile uyuşmazlıklarında gizlilik önemli bir
konudur. Fakat, ülkemizde bu konuda yeterli bir düzenleme ve uygulama bu-
lunmadığı görülmektedir. (Pekcanıtez Usûl-Özekes, s. 2828-2829); ayrıca Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi bir kararında aile arabuluculuğunun taraflar arasında-
ki uyuşmazlığın giderilmesinde önemli bir rol oynayabileceğini ve Türkiye’nin
durumun gerektirdiği ölçüde gerekli önlemleri almadığını karara bağlamıştır.
Bkz AİHM (ikinci daire), 06.12.2011, Cengiz Kılıç-Türkiye Davası, Başvuru No:
16192/06; “Medeni Kanunumuzun 162’inci maddesi hayata kast pek kötü veya
onur kırıcı davranışı mutlak bir boşanma sebebi kabul etmiştir. O halde şiddete
uğrayan eşin bu hükümlere dayanarak boşanma davası açma hakkı vardır. Acaba
eş buna cesaret edebilecek midir? Boşandığı takdirde ekonomik açıdan geçimi-
ni kim temin edebilecektir? Üç çocuk ile birlikte barınmasını geçimini kim temin
edecektir? Kadınlar bu tür olaylarda bu kaygıyı taşımaktadır. …Özellikle uzun
süren evliliklerde ve özellikle kadınlar uzun yılllarını verdiği kocasının, kendisi
ve çocuklarını sokağa atıp yeni bir bahar yaşamasına ve yuva kurmasına müsaade
etmek istemiyorlar. Bunu yaparken boşandığında kocasından miras alamayaca-
ğı, hükmedilerek nafaka ile kendisi ve çocuklarını geçinderemeyeceği gibi maddi