

188
Kadına Karşı Şiddette Arabuluculuk Kurumuna İlişkin Bazı Değerlendirmeler
ğı bazı durumlarda arabuluculuğa başvuru imkânını kapatmak bazen
bizi adil olmayan bir çözüme götürebilecektir. Özellikle sözlü şiddet,
hakaret, ekonomik şiddete ilişkin durumlarda arabuluculuğa başvuru
imkânının açık olduğu düşünülebilir; örneğin, hakaretten kaynakla-
nan bir manevi tazminat davasında arabuluculuğa başvurmak müm-
kün olabilmelidir. Bir başka örnek üzerinden hareket edecek olursak,
kadın bir sürücünün, bir başka erkek sürücü tarafından trafikte salt
kadın olması sebebiyle park kavgası yaşaması ve arabasına zarar ver-
mesi ve kadına hakaret etmesi sonucunda ortaya çıkan maddi ve ma-
nevi tazminat davalarında da arabuluculuğa başvuru yolunun açık
olduğu kabul edilebilmelidir. Unutulmamalıdır ki, arabuluculuk yolu
mahkemelerdeki dava yolu imkânını hiçbir şekilde kapatmaz; bilakis
taraflara adalete erişim açısından davanın dışında ek bir imkân tanır.
40
Ayrıca, taraflar gönüllü olarak bu sürece dahil olabilirler ve her zaman
arabuluculuk yolundan vazgeçebilirler. Bu bakış açısından düşünül-
düğünde, her somut olayın özelliklerine, uygulanan şiddetin tipine
göre, arabuluculuk yoluna başvuru imkânının açık olup olmadığının
ayrı ayrı irdelenebilmesi gerekir.
İstanbul Sözleşmesi madde 48, zorunlu alternatif uyuşmazlık çö-
züm usulleri veya hükümlerinin yasaklanması başlığı altında şu şekil-
de hükme bağlanmıştır: “
Taraflar, işbu Sözleşme kapsamındaki her türlü
şiddete ilişkin olarak arabuluculuk ve uzlaştırma da dahil olmak üzere, zo-
40
Arabuluculuk, mahkemeye alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemi değildir; hu-
kuki uyuşmazlığın mahkemece çözümünde tamamlayıcı işleve sahiptir. Alternatif
kelimesinin markalaştırılması kutuplaşma riskini de arttırmaktadır. Bkz Yıldırım
s. 338; “Arabuluculuk bilinmediği için maalesef yanlış açıklamalar yapılıyor, ya-
zılar yazılıyor, demeçler veriliyor. Zannediliyor ki arabulucu tarafları dinledikten
sonra hakim gibi karar verecek. Ya da arabulucu tarafları uzlaşmaları için karar
vermeye zorlayacak. Arabulucu hiçbir öneri getirmeyen, taraflara tamamen eşit
mesafede, tarafsız, bağımsız bir kişi. O yüzden, onun bir çözüm önermesi, tarafla-
rı bir çözüme ikna etmesi veya onlara baz çözümler önermesi kesinlikle söz konu-
su değil.” Hakan Pekcanıtez, “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun
Tasarısının Tanıtımı”, Medenî Usûl ve İcra İflas Hukukçuları Toplantısı-VI, Anka-
ra 2008, s. 245-300, s. 256; Ramazan Arslan/Ejder Yılmaz/Sema Taşpınar Ayvaz,
Medenî Usûl Hukuku B.2, Ankara 2016, s. 756; Ayrıca kadınların dava yoluyla
adalete erişimi çeşitli zorluklar yaratabilmektedir; örneğin, kadınların hukuksal
problemlerde danışma ve temsil eksikliği, kadınların mahkemelere fiziki erişimi
ve maddi erişimindeki sıkıntıları, yargısal maliyetlerin yüksekliği, davaların gö-
rülme hızındaki yavaşlık, karmaşık usul işlemleri, hukuk dilinin anlaşılmazlığı,
mahkeme kararlarının uygulanmaması gibi. Bkz. Duygu Aydın Hatipoğlu, Ka-
dınların Adalete Erişimi,
ABD
2015, S. 4, s. 77-107.