

Vergi Hukukunda Mali Müşavirlerin Sorumluluğu
346
surunun bulunup bulunmadığına göre kusurlu ve kusursuz sorum-
luluk diye ikiye ayrılır. Kusurlu sorumlulukta, zarar verenin zarardan
sorumlu tutulabilmesi için kast, ihmal veya unutkanlık gibi nedenler-
le zararanı oluşumuna sebebiyet vermesi gerekir. Kusursuz sorum-
lulukta ise zararın oluşumunda kusuru olmayan kişinin fiil ile zarar
arasındaki illiyet bağının bulunması yeterlidir. Ancak kusursuz so-
rumluluktan bahsedilebilmesi için zarar ile fiil arasındaki illiyet bağı-
nın, mücbir sebep ve beklenmeyen hal veya üçüncü kişinin fiilleriyle
kesilmemesi gerekir.
Ayrıca, sorumluluk zararın tek veya birden fazla kişi tarafından
tazmin zorunluluğu yönüyle müteselsil sorumluluk ve bireysel so-
rumluluk diye de ayrıma tabi tutulabilir. Müşterek sorumluluk; birden
fazla kişinin kusuru neticesinde zararın doğması halinde, zarar veren-
leri borçtan hissesi oranında sorumlu tutan bir sorumluluk türüdür.
Kusur, zarara sebebiyet verenlerin ortak kastından doğabileceği gibi,
ortak kasıt iradesi olmadan bir birinden bağımsız ihmaller zincirinin
toplamından da meydana gelebilir. Hatta, kusurlu fiillerden, birinin
kastı diğerinin ihmali ile zarar meydana gelmiş olsa da yine müşterek
sorumluluk vardır
1
. Müteselsil sorumluluk ise birden fazla borçlunun,
haksız fiil nedeniyle doğan zarardan, belirli bir sıralamaya göre so-
rumlu tutulmasıdır. Müşterek sorumluluk ve müteselsil sorumlulu-
ğun birleştiği sorumlulukta ise borçluların tümü alacaklıya karşı aynı
anda ve borcun tamamıyla sorumlu tutulur. Alacaklının, müşterek ve
müteselsil borçlulardan birine dava açması diğer borçlu için de zama-
naşımını durdurur. Müşterek ve müteselsil sorumluluk bir dış ilişki
sorumluluğudur. Borçlular arasında ise müteselsil sorumluluk yoktur.
Borcu alacaklıya ödeyen, ödediği tutarı değil kusurunu aşan tutarı
kusurlu olanlardan kusuru oranında talep eder. Borçlulardan biri için
yapılan feragat ve ibra, diğer borçlular için de hüküm ifade eder. Rücu
hakkı olan için yapılan bu gibi işlemler rücu edilen içinse hüküm ve
anlam ifade etmez
2
.
1
Gürsoy, Kemal Tahir,
Birden Fazla Kimselerin Ayni Zarardan Sorumluluğu
,
http//
www.google.c...m
=bv.41248874,d.bGE-auhf.ankara.edu.tr/dergiler/auhfd-arsiv/
AUHF-1973-30-01-04/AUHF-1973-30-01-04-Gursoy2.pdf. s.62._erisim, 19.01.2013
2
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi,
E:2002/8575, K:2002/9454 sayılı karar
,
www.türkhu-kuksitesi.com.showthread.php?t_34041 Erisim 18.01.2013