

Tazminat Hükmünün Değiştirilmesi Amacıyla Açılan Davanın Yargılama Hukukundaki Yeri
342
Zararın belirlenmesi tazminatın belirlenmesine de katkı sağlaya-
caktır. Bu bağlamda hakim tazminatı belirlerken zararı esas alacak
ve uğranılan zarara göre bir hüküm tesis edecektir. Tazminat belirle-
nirken tek başına zarara göre bir değerlendirme yerine, yararların da
hesaplandığı bir tazminat miktarı hakim tarafından hesaplanır. Zarar
ve yarar miktarlarını ispatın mümkün olmadığı hallerde hakim takdir
yetkisini kullanacaktır.
Değişiklik davası, hükmün verilmesinden sonra hükmün temelini
oluşturan vakıaların değişmesi sebebiyle değişen koşullara göre hük-
mün değişmesini sağlayan bir davadır. Bir başka ifadeyle, maddi hu-
kukun açıkça izin verdiği hallerde kesin bir biçimde hükme bağlanmış
bulunan bir davada hükmün verilmesi sırasında gözetilen koşulların
öngörülemeyecek bir boyutta ve esaslı bir biçimde değişikliğe uğramış
olması sebebiyle kısmen ya da tamamen işlevselliğini kaybetmiş olan
hükmün, değişen şartlara uyarlanmasını sağlamak amacıyla açılan
dava değişiklik davası olacaktır.
Değişiklik davası kararın kesinleşmesinden sonra gidilebilecek
dar ve teknik anlamda bir kanun yolu değildir. Değişiklik davası an-
cak hukuki çare olarak değerlendirilebilecek bir dava olarak kabul edi-
lebilir.
Hukuki barışın ve güvenliğin sağlanması, ayrıca mahkeme karar-
larına güvenin temini amacıyla uyuşmazlıkların gelecek için kesin ola-
rak çözümlenmesi gerekir. Bu nedenle maddi anlamda kesin hüküm
taraflar arasındaki uyuşmazlığı gelecek için kesin olarak çözümlemeyi
amaçlar. Ancak bazı davalar hakkında hüküm verirken mevcut koşul-
lar hüküm verildikten ve kesinleştikten sonra değişebilir. İşte, değişik-
lik davasının açılabildiği hallerde kesin bir hükmün varlığı söz konu-
sudur. Bu bağlamda değişiklik davası maddi anlamda kesin hükmün
bir istisnasını oluşturmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 75’inci maddesinde bedensel zararın kapsa-
mının karar verme sırasında tam olarak belirlenememesi halinde bu
dava açılabilecektir. Madde metninde yer alan “bedensel zarar” ifade-
siyle kastedilenin maddi zarar yanında manevi zararı kapsar nitelik-
te anlaşılması gereklidir. Ayrıca ilgili düzenlemede sadece bedensel
zararın kapsamının belirlenemediği haller bakımından bu davanın
açılması düzenlenmiş; zararın kapsamına ilişkin olarak zararın artma-