

Uluslararası Terörizm ile Mücadelede Fransa’nın Ocak 2015 Paradoksu
130
geldiği ortaya konulmuştur. Bu nedenle, Avrupa’nın terör politikası,
stratejik öneme sahip bir sınavdan geçmektedir. Vatandaşı oldukları
ülkelere, yeni faaliyetler için dönen yabancı terör cihatçılarının varlığı,
Paris saldırısını önceki Avrupa merkezli terör saldırılarından çok fark-
lı kılmıştır. Gerçekten de artık tehdit, hâlihazırda her andır. 2015 Paris
şiddet olayları, YTS olgusu nedeniyle sınır güvenliklerinin alt üst ol-
ması sonucu terörün artık Avrupa’nın içerisine kadar bizzat girdiğinin
en büyük göstergesi olmuştur.
Karşı terör normlarını hayata geçiren devlet organları ve görev-
lileri, uluslararası insan hakları standartlarına da bağlı olmak duru-
mundadır. Terörle mücadelenin aşırılıklarının, hukukun üstünlüğü ve
insan hakları blokajları ile törpülenmesi gerektiği bir kez daha hatır-
latılmaya değerdir. Hem temel hak ve özgürlüklerin hem de kamu gü-
venliğinin gereklerini dikkate alan araçlar, terörle mücadele stratejile-
rine hâkimolmalıdır. Çalışmamız, Fransa örneğinde çok net bir şekilde
görüldüğü üzere, özgürlük ve kamu düzeni ikileminde, Avrupa’nın
terör karşıtı politikasının kısa vadede kaygı verici bir eksene doğru
kaydığını ortaya koymuştur. Başta, ifade özgürlüğü ile özgürlük ve
güvenlik hakkı olmak üzere birçok insan hakkı güvencesinin gittikçe
daralan bir seyre girdiği görülmektedir. Fransa’nın güvenlik iştahı ve
kaygısının; özellikle özgürlük ve güvenlik hakkı ile ifade özgürlüğü
kullanımlarını bunaltan bir anlayışa dönüştüğü gözlemlenmiştir. Bu
türden bir yaklaşım değişikliğinin veya eksen kaymasının, uzun va-
dede bütün Avrupa’yı çok daha zor bir döneme sürükleyebileceği açık-
tır. Bu kadar yakın ve sürekli bir terör tehlikesinin sonuç doğurduğu
toplumsal risk, aşırı panik, korku ve kaygı paradoksu ile yönetilemez.
Bu çıkarım, Avrupa’nın yakın geleceğinin, büyük bir profesyonellik-
le, hukukun taşları ile oynanmaksızın ve uluslararası hukukla da tam
uyumluluk içerisinde geliştirilecek evrensel bir terör stratejisine göre
şekillendirilmesi gerektirdiği yolundaki tezimizi doğrulamaktadır.
Kaynakça
Kitaplar veya Kitaplar İçerisindeki Bölümler
Amet Arnold K., ‘Terrorism and International Law: Cure the Underlying Problem,
Not Just the Symptom’, (2013) 19 Annual Survey of International and Compara-
tive Law 17.