

TBB Dergisi 2016 (126)
Ufuk YEŞİL
43
yasaklayan ülkeler açısından bu durumun takdir marjları içinde kaldı-
ğı yönünde ve ilgili devletleri destekler nitelikte kararlar vermesidir.
122
Dini sembol kullanımının AHİS’te de güvence altına alınan en te-
mel haklarından olması ve böyle bir hakkın bireye tanınmasının bir
gereği olarak kişilerin kendilerini geliştirmesi, ifade edebilmesi ve ki-
şinin yapmış olduğu tercihine saygı gösterilmesi amacıyla getirilen ya-
sakların kaldırılarak, bireylerin dini sembolleri rahatça kullanabilme-
leri için yasal düzenlemeler yapılması gerektiği düşünülmektedir
123
.
Kaldı ki Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi, dini sembol-
lerin kullanımıyla ilgili yapılan başvurularda konuya daha geniş ve
kapsayıcı bakmakta, dini sembollerin kullanımını dini açığa vurma
özgürlüğünün bir parçası olarak görmekte ve geçerli bir gerekçe ol-
madan getirilen bir yasaklamayı bu özgürlüğün ihlali olarak kabul
etmektedir. Komite konuyla ilgili yapılan Hudoyberganoca/Özbekis-
tan başvurusunda, üniversitelerde getirilen başörtüsü yasağının dini
açıklama özgürlüğünün ihlali olduğuna karar vermiştir.
124
SONUÇ
Toplumsal ve bireysel nitelikteki insan haklarının bir bütün ol-
duğu yönündeki genel kabule rağmen din ve inanç özgürlüğünün bu
hakların mihenk taşı olarak farklı bir konuma sahip olduğu söylenebi-
lir. Bu farklı konum, insanın kutsallığının ve doğasının temeli olan di-
ğer hak ve özgürlüklerin gelişiminde din ve inanç özgürlüğünün esas
ve öncelikli bir işleve sahip olmasından ileri gelir.
İnsanlık ve özelde de her bir insan için çok önemli olan ve bir nevi
diğer bütün özgürlüklerin başlangıç noktası kabul edilen din ve vic-
dan hürriyetinin Fransa’da elde edilmesi ve istenilen düzeye gelmesi
için çok çetin mücadelelerin verildiği görülmektedir.
Özellikle Fransız ihtilalından önceki dönemdeki yönetim ile ih-
tilal sonrası dönemdeki yönetimin bu özgürlüğe bakışının çok farklı
olduğu görülecektir. İhtilal öncesi dönemde dinin daha doğrusu kili-
122
Gönenç, s. 262.
123
Kurt, s. 228.
124
Doğru ve Nalbant, s. 133.