

182
Kadının Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddetten Kaynaklanan Sığınma Hakkı
kapsamında, bundan böyle toplumsal cinsiyete dayalı şiddet/zu-
lüm nedeniyle yapılan sığınma [iltica] başvurularında, kadınlar 1951
Sözleşmesi’nde belirtilenin aksine, “belli bir toplumsal gruba mensup”
olmaları nedeniyle zulme uğradıklarını ispatlamak zorunda değildir.
Bir başka deyişle, 1951 Sözleşmesi’ne göre, taraf devletlerin takdi-
rine bırakılan ve “toplumsal cinsiyete dayalı şiddet” tanımının kapsa-
mına girebilecek eylemler, İstanbul Sözleşmesi ile birlikte artık taraf
devletlerce toplumsal cinsiyet farklılıklarına duyarlı bir şekilde yo-
rumlanmak zorundadır. Dolayısıyla, 1951 Sözleşmesi’nin 1 A (2) mad-
desinde belirtilen diğer şartların gerçekleşmesi halinde, toplumsal
cinsiyete dayalı şiddet eylemleri nedeniyle zulme uğrayan veya zulme
uğramaktan haklı nedenlerle korkan her kadına mülteci statüsü veril-
mesi artık zorunludur.
Bu bağlamda, eğer bir kadın, sırf kadın olması sebebiyle şiddete
uğruyor yahut kendisini temel hak ve özgürlüklerden yoksun bırak-
mayı amaçlayan baskıcı ve ayrımcı kültürel normlara uymadığı ge-
rekçesiyle orantısız cezaya çarptırılıyor ya da toplumda erkeklerden
daha aşağıda bir statüye tabi tutularak ayrımcılığa ve şiddete maruz
kalıyorsa, zulüm teşkil eden şiddet eylemi doğrudan devletten veya
kamu otoritelerinden kaynaklanmasa bile, devlet ile bağlantılı bir zu-
lüm mevcut demektir.
Bu türden bir muameleye tabi tutulan kadının sığınma başvurusu
yapması halinde, 1951 Sözleşmesi’ne uygun olarak sığınma [iltica] baş-
vurusunun kabulü gerekmektedir. Bu sonuç, İstanbul Sözleşmesi’nin
60/2 maddesinin de öngördüğü üzere 1951 Sözleşmesi’nin maddele-
rinin toplumsal cinsiyet farklılıklarına duyarlı bir şekilde yorumlan-
masının doğal bir sonucudur. Bu nedenle, toplumsal cinsiyete dayalı
şiddet nedeniyle zulme uğrayan kadınların sığınma [iltica] talepleri
konusunda, İstanbul Sözleşmesi ile 1951 Sözleşmesi’ne taraf devletle-
rin idari makamlarının ve yargı organlarının ortak bir tavır içine gir-
mesi artık zorunludur. Kanımızca, taraf devletlerin yargı organlarının
toplumsal cinsiyete dayalı şiddetten kaynaklanan sığınma hakkı ile
ilgili ulusal ve uluslararası mevzuatı,
Fornah, Islam and Ex Parte Shah
ve
Opuz
kararlarına uygun olarak yorumlaması, İstanbul Sözleşmesi’nin
lafzına ve Sözleşme ile varılmak istenen “kadına yönelik şiddetten ve