

Aile Konutu’nun Özellikleri, Unsurları, Koruma Süresi ve Korunma Nedenleri
146
anayasalarda gerekse diğer iç hukuk mevzuatlarında koruma ihtiyacı
hissetmişlerdir. Bu koruma düşüncesinin yanı sıra, 20. y.y. başlarından
itibaren bilim ve teknoloji alanındaki gelişmeler ve tetiklediği sanayi-
leşmeyle birlikte, tüm dünyada sosyal alanda değişim ve gelişimler
baş göstermiş, bu meyanda kadın ve erkeğe biçilen klasik rol anlayışı
da yerini, eşitlik temeline dayanan düşüncelere bırakmıştır. Bununla
beraber, her toplum ve zamana göre farklı bir algılanış tarzı olsa da,
aile kurumu da giderek genişten çekirdeğe doğru bir seyir izlemiş ve
aile içinde eşerin önemi giderek artmıştır.
İşte, konut ve aile kavramlarının bu önemi ve eşlerin, özellikle de
kadın eşin barınma hakkının korunması mühazasıyla, aile konutu mü-
essesesi, uluslar arası alanda yapılan düzenlemelerin de büyük etki-
siyle, hukuk sistemlerinde yerini almaya başlamıştır.
Bazı yabancı hukuk sistemlerinde daha uzun bir geçmişe sahip olan
aile konutu Türk hukukuna da, 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile kazandırılmış olan yeni ve önemli
bir hukuki müessese olup, eşlerin müşterek yaşantılarının en önemli
malvarlığı değerlerinden biri olarak kabul edilerek, gerek aile konu-
tunun seçilmesi, gerek aile konutu üzerindeki kullanım ve mülkiyet
hakkını etkileyen hukuksal işlemlerin geçerliliği, gerekse sağ kalan eşe
miras ya da paylaşımdan doğan hakkına mahsuben aile konutu üze-
rinde ayni hak tanınması konularında yasal düzenlemeler getirilmiştir.
Çekirdek aile tipinin giderek yaygınlaşması sonucunda, ailede
eşlerin önemi giderek artmış, bu da hem aile hem de miras hukuku
alanlarında ve özellikle evliliğin ölümle son bulduğu hallerde, sağ ka-
lan eşin barınma hakkını koruyucu düzenlemeler yapılmasına neden
olmuştur.
101
Gerçekten evlilik birliği içerisinde kişiye en yakın olan
kimse eşi olup, eşler beraberce bir yaşam seviyesine ulaşmışlardır
102
.
Eşlerin hayatında bu denli önemli olan varlıkların, birliğin son
bulması halinde kimin kullanımında kalacağı, özellikle, konutun mül-
kiyeti kendisinde olmayıp ekonomik yönden de güvenceli durumda
olmayan eş açısından büyük önem arz etmektedir. Diğer eşin ölümü
sonrasında, sağ kalan eşin yeni bir muhite yerleşmek ve yeni bir çevre
edinmek, ölen eşiyle birçok anılarını paylaştığı konutu terk etmek du-
101
Doğan, Aile Konutu ve Ev Eşyası, s.652.
102
Karlı, s.890.