

TBB Dergisi 2012 (103)
Ayşen SEYMEN ÇAKAR
183
BM Genel Kurulu 10 Aralık 1984 tarih ve 39/46 sayılı kararıyla
İşkenceye ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele
veya Cezaya Karşı Sözleşme’yi kabul etmiş ve sözleşme 26 Haziran
1987 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Sözleşme’nin başlangıcında ve ilgi-
li maddelerinde işkence tanımı yapılmış, kınanmış, işkencenin önlen-
mesine dair ve suçluların kovuşturulmasına ilişkin muhakeme usulle-
ri belirtilmiştir.
32
Sözleşme’nin birinci maddesinde işkence:
‘Bir kimseye karşı, kendisinden itiraf almak veya üçüncü bir kişi
hakkında bilgi edinmek, kendisinin veya üçüncü kişinin yaptığı veya
yaptığından kuşkulanılan bir eylem nedeniyle cezalandırmak veya
kendisini veya üçüncü kişiyi korkutmak veya zorlamak amacıyla veya
ayrımcılığa dayanan herhangi bir sebeple, bir kamu görevlisi veya res-
mi sıfatla hareket eden bir başka kişi tarafından veya bu görevlinin
veya kişinin teşviki veya rızası veya muvafakatiyle işlenen ve işlendi-
ği kimseye fiziksel veya ruhsal olarak aşırı acı veya ızdırap veren her
hangi bir fiil’ olarak tanımlanmıştır.
Sözleşme’nin ikinci maddesi ile her bir taraf devlet kendi egemen-
liği altındaki ülkelerde işkence fiilinin işlenmesini önlemek için etkili
yasal, idari, yargısal veya diğer tedbirleri almakla yükümlendirilmiş;
ve ikinci maddenin ikinci fıkrasında ‘her ne olursa olsun, savaş duru-
mu, savaş tehdidi, iç siyasal huzursuzluk veya diğer olağanüstü hal
gibi herhangi bir istisnai durum işkenceyi haklı göstermek için ileri sü-
rülemez’ denilerek işkence mutlak suretle yasaklanmıştır. Maddenin
üçüncü fıkrasında da bir amirin veya bir kamu makamının verdiği em-
rin işkenceyi haklı göstermek için ileri sürülemeyeceği belirtilmiştir.
Sözleşme’nin 4. maddesinde, her bir taraf devlete, işkenceyi ce-
zalandırma yükümlülüğü getirmiştir. Buna göre, her taraf devlet, her
türlü işkence fiillerini, bu fiile teşebbüs, iştirak ve katılma oluşturan
fiilleri kendi ulusal ceza mevzuatında düzenleme ve uygun cezalarla
cezalandırma yükümü altına sokulmuştur.
2.2.3. Uluslararası Ceza Mahkemesi
17 Temmuz 1998’de birçok ülkenin katılımıyla daimi bir uluslara-
rası ceza mahkemesi kurulması yolunda önemli bir gelişme olan Roma
32
http://www.unicankara.org.tr/doc_pdf/metin1310.pdf(30/11/2011)