

TBB Dergisi 2013 (107)
Hacı KARA
385
sı anında verilmiş olması şarttır. Ancak, fıkrada bu kuralın iki istisna-
sına yer verilmiştir. Birinci istisna, mahkemece verilmiş bir ayrılık ka-
rarı olması, ikincisi eşlerden birinin yasal olarak ayrı yaşama hakkının
doğmuş olmasıdır. Söz konusu istisnalardan birinin varlığı durumun-
da, eşin rızası aranmayacaktır. Maddenin ikinci fıkrasında ise, eşin
rızasının aranmadığı diğer bir istisnalara yer verilmiştir. Buna göre,
kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı
miktarın artmasına veya âdi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine
ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep
olmayan değişiklikler için de kefilin eşinin rızası aranmayacaktır.
2) Kefil İle Alacaklı Arasındaki İlişki
599’uncu maddenin
34
birinci fıkrasında sorumluluğun kapsamı
düzenlenmiştir. Gelecekte doğacak bir borca kefalette, borçlunun bor-
cun doğumundan önceki malî durumunun, kefalet sözleşmesinin ya-
pılmasından sonra önemli ölçüde bozulması veya malî durumunun
kefalet sırasında kefilin iyiniyetle varsaydığından çok daha kötü oldu-
ğunun ortaya çıkması hâlinde, kefilin alacaklıya yazılı bir bildirimde
bulunarak, borç doğmadığı sürece her zaman kefalet sözleşmesinden
dönebileceği belirtilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında, kefilin, kefalet-
ten dönmesi sonucunda, alacaklının kefalete güvenmesi sebebiyle uğ-
radığı zararı gidermekle yükümlü olacağı hükme bağlanmıştır.
3) Uygulama Alanı
603’üncü maddede, kefili koruyucu hükümlerden kurtulmak ama-
cıyla, başka adlar altında yaptıkları sözleşmelere de kefalet hükümleri-
nin uygulanacağı belirtilmektedir. Böylece, meselâ kefalet sözleşmesi
yerine, üçüncü kişinin fiilini üstlenme sözleşmesi yapılmasında oldu-
ğu gibi, alacaklıların kefili koruyucu hükümlerden kurtulmalarının ve
bunları dolanmalarının önlenmesi amaçlanmıştır.
f) Adi Ortaklık Sözleşmesi
Özel borç ilişkilerinin düzenlendiği İkinci Kısmın son bölümü
olan Onsekizinci Bölümde “Âdi Ortaklık” düzenlenmiştir. Esas itiba-
34
Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 510 uncu
maddesi göz önünde tutulmuştur.