

Otonom Silah Sistemleri ve İnsancıl Hukuk
260
GİRİŞ
1988 yılında İran Körfezi’nde gerçekleşen trajik bir olayda,
A.B.D.’ye ait savaş gemisi
USS Vincennes
İran Hava Yolları’na ait bir
uçağı düşürmüş, uçakta bulunan 290 yolcunun ölümüne sebep olmuş-
tur. Bu kazanın oluşumunda, gemide kullanılan
Aegis
adlı bir bilgisa-
yar programı en büyük rolü oynamıştır.
Aegis
, radar ve diğer yollarla
aslında sivil bir ticari uçuş halinde olduğu aşikâr olan bir hava aracını,
İran Hava Kuvvetleri’ne ait bir F-14 olarak algılayarak saldırı tavsi-
yesinde bulunmuştur. Gemide görevli askeri personel ise bu tavsiye-
ye sorgulamadan ve durumu daha fazla da araştırmadan uymuştur.
Sonuç, yüzlerce sivilin haksız ve gereksiz yere ölümü olmuştur
1
. En-
formatik bilimler ve hukuk ile ilgili birçok yazıda işaret edilen bir sı-
kıntı bu şanssız olayda kendisini göstermiştir; o da “automation bias”
olarak adlandırılan davranış kalıbıdır. Burada bahsedilen “otomasyon
önyargısı” ile bilgisayar sistemlerinden gelen her türlü yoruma aslında
ilgili makinenin efendisi olması beklenen insanoğlunun sorgulamadan
inanması ve gereğince davranması kastedilmektedir
2
.
Aegis
, gemileri havadan gelecek saldırılara karşı koruma amacıyla
geliştirilmiş bir program olup, genellikle henüz saldırı gerçekleşme-
den yaklaşan füze ve hava araçlarının sınıflandırılması ve ilgili askeri
personele durumun bildirilmesini amaçlamaktadır
3
. Tamamıyla oto-
nom bir silah sistemi olmayıp, daha ziyade çevredeki verileri topla-
yıp bir saldırının vuku bulup bulmadığını yorumlayan bir sistemdir.
Bununla birlikte otomatik ve hatta tamamen otonom olarak çalışacak
silah sistemlerini günümüzde üretmeye çok yakınız, birçok “robotik
asker” halen savaş alanlarında görev almaktadır. Bunlar sayesinde,
bilgisayar oyunu oynarcasına savaş sürdüren ve aslında Nevada’da
bir askeri üstteki küçük bir odada kahvesini içen bir askeri personel
sınıfı da doğmuştur. Teknolojik kapasitemizde gözlenen ve giderek de
hızlanan gelişmeler, her geçen gün daha verimli çalışan, daha “zeki”
olan makine ve programların ortaya çıkmasını mümkün kılmaktadır
4
.
1
Chantal Grut, “The Challenge of Autonomous Lethal Robotics to International
Humanitarian Law”
Journal of Conflict and Security Law
, Vol. 18 No.1, s.14.
2
Human Rights Watch,
Losing Humanity: The Case Against Killer Robots
, November
2012, s. 13.
3
Grut,
op. cit.
, s. 15.
4
Kenneth Anderson & Matthew Waxman, “Law and Ethics for Robot Soldiers”,