

Kredi Kartı Üyelik Aidatı Hakkında Bir Yüksek Mahkeme Kararı İncelemesi
302
yer alan,
“bankalar gördükleri hizmetin uygun bir karşılığını istemek hakkı-
na sahiptir”
ifadesi sözleşmede herhangi bir kararlaştırma olmasa dahi
kart hamilinden ücret alınabileceği şeklinde bir algıya yol açmakta-
dır.
40
5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nda ve bu
kanuna dayanılarak çıkartılan Banka Kartları ve Kredi Kartları Hak-
kında Yönetmelik’te bankaların kart hamillerinden talep edecekleri
ücretlerin, her ne ad altında olursa olsun, sözleşmede kararlaştırılmış
olması gerektiği ifade edilmiştir. Dolayısıyla kredi kartı üyelik aidatı
adı altında ücret talep edilebilmesi için bu hususa sözleşmede açıklık-
la yer verilmesi gerekmektedir. Emredici hukuk kuralının bulunduğu
bir alanda, bu kural görmezden gelinerek tamamlayıcı hukuk kuralı
olan Türk Ticaret Kanunu’nun 20. maddesinin uygulama alanı bulma-
sı isabetli değildir.
D. 6502 SAYILI TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA
KANUN ÇERÇEVESİNDE KONUNUN İNCELENMESİ
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 07.11.2013
tarihinde kabul edilmiş olup, 28.11.2013 tarihli ve 28835 sayılı Res-
mi Gazete’de yayımlanmıştır. Kanunun 87. maddesi uyarınca Resmi
Gazete’de yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra yürürlüğe girmiştir.
Kredi kartı üyelik aidatı adı altında kart hamili tüketiciden ücret
talep edilip edilemeyeceği sorunu 6502 sayılı Tüketicinin Korunması
Hakkında Kanun’da açıklığa kavuşturulmuştur. Nitekim 6502 sayılı
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3. maddesinin (l) bendin-
de “tüketici işlemi” kavramı tanımlanmış olup, bu tanımlama kapsa-
40
Nitekim Yargıtay 13. Hukuk Dairesi önceki tarihli bir kararında sözleşmede hü-
küm olmasa dahi kart hamilinin banka tarafından talep edilen ücreti ödemek ile
yükümlü olduğu belirtilmiştir. Bu karar, kart aidatına ilişkin talebin sözleşmede
yer almadığı durumlarda da ileri sürülebileceği algısına yol açsa da, 5464 sayılı
Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 24. maddesinin 4. fıkrasında sözleş-
mede yer almayan ücret taleplerinin kart hamiline karşı ileri sürülemeyeceği açık-
ça hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla tamamlayıcı hukuk kural mahiyetindeki
Türk Ticaret Kanunu’nun 20. maddesinin mezkûr mesele açısından uygulama
alanı bulması mümkün görünmemektedir. Söz konusu karar için bkz.: “Davacı,
davalıya ait kredi kartını kullanması nedeniyle, davalı banka tarafından bildirilen
ücreti, sözleşmede hüküm olsun ya da olmasın ödemekle yükümlüdür” 13. HD.
05.04.2011, 2010/13722, 2011/5258
(www.legalbank.net).