

TBB Dergisi 2015 (118)
Aydın AKGÜL
209
Yüksek Mahkeme, 5510 sayılı Kanun’un Sağlık Hizmetlerinden Ya-
rarlanma Şartları başlıklı 67. maddesine, 6283 sayılı Kanunun 1. mad-
desiyle
“biyometrik yöntemlerle kimlik doğrulamasının yapılması ve/veya”
ibaresinin eklendiğini, ancak anılan düzenlemede, biyometrik yöntem-
lerle yapılacak kimlik doğrulaması sonucu elde edilecek kişisel verilen
toplanması ve işlenmesinin kapsamı, bu verilerin korunmasına ilişkin
usul ve esasların belirtilmediği; bu nedenle, Yasama organı tarafından,
temel ilkeleri konulmadan, çerçevesi çizilmeden biyometrik veri top-
lanmasına olanak veren
“biyometrik yöntemlerle kimlik doğrulamasının ya-
pılması ve/veya”
ibaresinin Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı
olduğu gibi, Anayasa’nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesine de
aykırı bulunduğu gerekçesine söz konusu kararda yer vermiştir.
42
Buna karşın Anayasa Mahkemesi 19.03.2015 tarihli, E:2014/180,
K:2015/30 sayılı kararında; itiraz konusu kuralla öngörülen yöntemin
sağlık sektöründeki suiistimallerin engellenmesi ve bu konudaki sah-
teciliğin önlenmesi maksadıyla önemli bir güvenlik önlemi olduğu, ni-
tekim itiraz konusu kuralın gerekçesinde sağlık hizmetlerinin elektro-
nik ortamda güvenilir altyapılar üzerinden sağlanması ve hizmetten
yararlananların kimliklerinin saptanmasında geleneksel yöntemlerin
eksiklikleri nedeniyle ortaya çıkan kötüye kullanımların önlenmesi-
nin amaçlandığının belirtildiği, dolayısıyla biyometrik yöntemin et-
42
Danıştay 15. D. 08.7.2014, E:2014/1150(Y.K.). Benzer şekilde, Danıştay İdari Dava
Daireleri Kurulu, kişisel verilere ilişkin düzenleme içeren 5809 sayılı Elektronik
Haberleşme Kanunu’nun 51. maddesindeki “Kurum, elektronik haberleşme sek-
törüyle ilgili kişisel verilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasına yönelik usul
ve esasları belirlemeye yetkilidir.” hükmünün Anayasa’nın 2., 7., 13. ve 20. mad-
delerine aykırı olduğu kanısına ulaşması nedeniyle Anayasa Mahkemesine baş-
vurduğu kararında; “5809 sayılı Yasa’nın 51. maddesinde yer alan düzenlemeye
bakıldığında ise kişisel verilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasına yönelik
usul ve esasları belirleme, bu konuda düzenleme yapma yetkisi bütünüyle yü-
rütme organına bırakılmıştır. Yasama organı tarafından, temel ilkeleri koyulma-
dan, çerçevesi çizilmeden, sınırsız, belirsiz, geniş bir alanı düzenleme yetkisinin
yürütme organına bırakılması, Anayasanın 13. ve 20. maddesine aykırı olduğu
gibi, yasama yetkisinin devredilemeyeceğine ilişkin Anayasanın 7. maddesine ve
sonuçta Anayasanın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı bulunmakta-
dır.” gerekçesine yer vermiş, anılan kanun hükmü Anayasa Mahkemesince iptal
edilmiştir.( Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 26.9.2013, E:2013/372, Anayasa
Mahkemesi 09.4.2014, E:2013/122
(http://www.anayasa.gov.tr/Gundem/De-tay/558/558.pdf)