

TBB Dergisi 2016 (125)
Berna ÖZTÜRK
265
şinin sözleşmenin tarafı yerine ikame edilmesi, sözleşmenin yüklenil-
mesi gibi kavramlar kullanılmaktadır.
2
Biz, çalışmamızda Türk Borç-
lar Kanunu’na paralel gitme amacıyla kanundaki ifadeyi temel alarak
‘sözleşmenin devri’ kavramını kullanacağız.
Sözleşmenin devri, ilk kez Türk Borçlar Kanunu’nun Beşinci Bölü-
münün Üçüncü Ayrımında düzenlenmiştir. Eski Borçlar Kanununda
bu yönde bir düzenleme bulunmamasına karşın bu kuruma duyulan
gereklilik dolayısıyla sözleşmenin devri, doktrin ve Yargıtay kararları-
nın
3
belirlediği ilkeler ışığında şekillenmekteydi. Bu dönemde sözleş-
menin devrinin, atipik bir sözleşme olduğu ve alacağın devri ile bor-
cun üstlenilmesi hükümlerinden yararlanılarak çözüme kavuşması
gerektiği gibi görüşler ileri sürülmekteydi.
4
Yeni Borçlar Kanunuyla
birlikte bu sorun ortadan kalkmış ve kurum kendine özgü bir biçimde
yasal olarak düzenlenmiştir.
Sözleşmenin devri, bir sözleşmenin hak ve borçlarıyla birlikte bir
başkasına devredilmesini ifade eder.
5
Sözleşmenin devrinde üç taraf
bulunmaktadır. Bunlar, sözleşmeyi devreden, sözleşmeyi devralan ve
sözleşmede kalandır. Sözleşmeyi devreden, bu sözleşmeye ilişkin taraf
olması sıfatını terk etmekte, onun yerine üçüncü bir kişi sözleşmeye
dâhil olmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, sözleşmeyi
devralanın sözleşmeyi devreden yerine sözleşme ilişkisine tüm hak
ve yükümlülükleri kapsar biçimde girmesidir.
6
Nitekim, Türk Borçlar
Kanunu’nun 205. maddesine göre de “
Sözleşmenin devri, sözleşmeyi dev-
2
Ayrancı, 31.
3
Yüksek mahkeme, eski Borçlar Kanunu döneminde sözleşmenin devrine ilişkin
olarak vermiş olduğu bir kararında bu kurumun özelliklerini şu şekilde açıkla-
mıştır: “Devredilebilir nitelikte sözleşmeye dayanan bir borç ilişkisi, sözleşmenin
taraflarının irade beyanları ile şekle tabi olmaksızın yüklenilebilir. Sözleşmenin
yüklenilmesi ile yüklenilen sözleşme ortadan kalkmaz. Sözleşme ilişkisinin sa-
dece tarafları değişir, ilişkideki taraflardan biri ayrılır ve üçüncü kişi onun yerine
geçer. Sözleşmeyi yüklenen taraf tam olarak girdiği sözleşmenin kendiliğinden
tarafı olur. Yüklenen taraf, devreden taraf nasıl hak sahibi ve yükümlü ise, sözleş-
menin diğer tarafına karşı aynı şekilde sorumlu ve hak sahibidir. Taraf değişikli-
ğine rağmen sözleşme ilişkisi değişmeksizin devam eder. Yüklenen taraf, sadece
var olan hakların sahibi ve borçların sorumlusu değildir. Aynı zamanda, gele-
cekte doğacak olan hak ve borçlarla da ilgilidir.” Y3HD, 14.10.2004, 9645/10945,
www.kazanci.com, 19.10.2015.
4
Oğuzman/Öz, 598. Ayrancı, 53. Kuntalp/Barlas/Ayanoğlu Moralı/Işıntan/
İpek/Yaşar/Koç, 103-104.
5
Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 834.
6
Ayrancı, 33.