

TBB Dergisi 2012 (98)
Hüsamettin UĞUR
339
8-
Devlet asli fonksiyonlarına çekilerek daha etkin olmalıdır. Ya-
pılması gereken devletin siyasi ve ekonomik güç ve yetkilerine gem
vurmaktır. Daha açık bir ifadeyle yapılması gereken devletin sınır-
landırılması, yani küçültülmesidir. Devleti küçültmek demek, devleti
güçsüzleştirmek anlamına gelmez aksine sınıflandırılmış ve kurallara
bağlanmış devlet, daha etkin ve güçlü devlet demektir.
74
Böylece devlet gereksiz yüklerden arınıp, akçeli işlerden çekilerek;
her sahada faaliyet göstermek yerine, hem sosyal güvenlik, adalet,
eğitim, savunma gibi aslî fonksiyonlarını daha en etkin ve verimli bir
şekilde yerine getirecek, gerektiği yerde gerektiği kadar varlık göste-
recek, hem de yolsuzluğa giden bir çok kapıyı kapatmış olacaktır. Bir
başka ifadeyle devlet, gücünü
“varlığını”
göstererek değil,
“yokluğunu”
hissettirmeden gösterecektir.
SONUÇ
Yolsuzlukla mücadele
“insan”
eksenlidir. Mücadele edenler de
mücadele edilenler de insandır. İnsanın olduğu yerde ise binbir hesap,
endişe ve düşünce sözkonusudur. Her şeyden önce bu iş günü kurtar-
maya bakan, niteliksiz kalabalıkların
“oy”
una talip, 3-5 yılın ötesinde
planlar yapmayan-yapamayan
“politikacıların” “siyasetçilerin”
işi değil-
dir. Bu iş, icraatlarını bir sonraki seçimi düşünerek değil, gelecek nesil-
leri düşünerek yapan ve değerlendirilmesini tarihe, tarihçilere bırakan
“devlet adamları”
nın işidir ve hiç de kolay değildir. Çin atasözü
“Bir
yılı planlıyorsanız pirinç yetiştirin, yirmi yılı planlıyorsanız ağaç yetiştirin,
yüzyılları planlıyorsanız insan yetiştirin”
demektedir. Bize de yüzyılları
planlayacak devlet adamları gereklidir.
Ancak yolsuzlukla mücadele sadece devlet adamlarının işi değil-
dir. Devletin bütün organlarına, ünitelerine sirayet etmiş bu hastalıkla,
“milli mücadele”
şuuru içinde sürekli ve topyekün bir savaş verilmeli,
bu savaşa katılmayan herkese
“şüphe”
ile bakılmalıdır.
Bir ülkede ahlâk kodunu belirleyen üç temel kaynak vardır: İnan-
ca dayalı dini ahlâk; tüzel kuvvete ve yaptırıma dayalı siyasi ahlâk;
74
Aktan, Devlet Yönetiminde Ahlak Erozyonu ve Toplam Kalitesizlik, İdarecinin
Sesi, Sayı 129, Eylül-Ekim 2008, s. 5