

384
katkı payı, değer artış payı veya artık değere katılma alacağı olarak
değerlendirilemez. Bu tür eşyalarla ilgili dava, boşanmanın eki niteli-
ğindeki davalar olarak da düşünülemez. Mevcut olan eşyaların aynen
geri verilmesine ilişkin istihkak davaları her zaman açılabileceğinden
zamanaşımına da tabi değildirler…” görüşüne yer vermiştir.
4
Mahkeme tarafından anlaşmalı boşanmaya (TMK m. 166/3) karar
verilebilmesi için tarafların boşanma, boşanmanınmali sonuçları (TMK
m. 174/1-2, 175) çocukların durumu hakkında (velayet, kişisel ilişki)
anlaşmaları gerekli ve yeterlidir. Ayrıca eşyalar veya mal rejiminin
tasfiyesine yönelik diğer konularda da anlaşmaya varmaları zorunlu
değildir. Bu nedenle anlaşmalı boşanma davasında eşyalar veya mal
rejiminin tasfiyesine yönelik konularda da bir anlaşma, kabul mevcut
değilse daha sonra bunlara ilişkin dava açılması mümkündür. Ancak
taraflar boşanma protokolünde veya anlaşmalı boşanma dava dosya-
sındaki duruşma tutanağında imzalı beyanları ile “birbirlerinde eşya
iadesi, mal rejimi kapsamında da başkaca her hangi bir alacaklarının
kalmadığını” belirtmişler ise; daha sonra bu yönde bir dava açılması
Yargıtay tarafından dürüstlük kuralına aykırı, hakkın kötüye kullanıl-
ması (TMK m. 2) niteliğinde bir davranış olarak değerlendirilmekte,
açılan davanın reddi gerekeceği belirtilmektedir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi bir kararında; “Mal rejiminden kaynak-
lanan talepler boşanmanın eki niteliğindeki taleplerden olmayıp ay-
rıca dava konusu edilebilir. Davacının, kesinleşen boşanma davasın-
da mahkeme içi ikrar niteliğindeki “boşanma nedeni ile herhangi bir
nafaka, tazminat, eşya ve başkaca alacağa ilişkin haklarımdan feragat
ediyorum” beyanı görülmekte olan davada kesin delil teşkil eder. Bu
ikrara rağmen davacının eldeki davayı açarak aksini ileri sürmesi dü-
rüstlük kuralına aykırılık ve hakkın kötüye kullanılmasını teşkil eder.
Davacının doğmamış haktan feragat edemeyeceği ileri sürülebilir ise
de; boşanma dava tarihi itibariyle mal rejimi sona ermiş olup, mal
rejiminden doğan alacak hakkı boşanma dava tarihi itibariyle dolar,
ancak bu hakkın dava yolu ile kullanılabilmesi, tasfiyeye karar veri-
lebilmesi için boşanma davasının olumlu sonuçlanarak kesinleşmesi
gerekir. Davacının beyanının boşanma davasının yargılaması devam
4
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2010/5567E. 2011/2071K. 11. 04. 2011 Tarih Yargıtay
Kararlar Dergisi C:37, Sayı; 8, s. 1408-1412 naklen