

TBB Dergisi 2012 (103)
Cengiz Topel ÇİFTÇİOĞLU
165
Avrupa Birliği müktesebatı ile uyum sürecinde ceza mevzuatı
tamamen değiştirilmiş, 26.09.2004 tarihinde kabul edilen 5237 sayılı
Türk Ceza Kanunu, 04.12.2004 tarihinde kabul edilen 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanunu ve 13.12.2004 tarihinde kabul edilen 5275 Sayılı
Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun 01.06.2005 ta-
rihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kanunlarla ceza adaleti sistemi büyük
çapta AİHM kararları ile uyumlu hale getirilmiştir.
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren Ceza Muhakeme-
si Kanunu’nun 250. maddesi ile kurulan ağır ceza mahkemeleri
02.07.2012 tarihinde kabul edilen ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe gi-
ren 6352 sayılı Kanun’un 75, 105/6 ve geçici 2. maddesi ile kaldırılmış-
tır. 6352 sayılı Kanun’un 75. maddesi ile 3713 sayılı Terörle Mücadele
Kanunu’nun ( TMK) 10. maddesini değiştiren düzenleme ile kaldırılan
CMK m. 250 ile görevli ve yetkili mahkemelerin yerine TMK. m. 10. ile
görevli ve yetkili ağır ceza mahkemeleri kurulmuştur. Bu mahkeme-
lere de ihtisas mahkemesi hüviyeti kazandırılmak istenmiştir. Ayrıca
bu Kanun’la kaldırılan, CMK m. 250 ile görevli ve yetkili mahkemeler
kapsamında görev yapan hakim ve savcıların yetkileri bu mahkeme-
lerde açılan davaların kesin hükümle sonuçlandırılmasına kadar de-
vam edecektir. TMK. m. 10 ile görevli ve yetkili ağır ceza mahkemeleri
ve kaldırılan CMK. m. 250 ile görevli ve yetkili ağır ceza mahkemele-
rinin ihtisas mahkemesi olarak değerlendirilip değerlendirilemeyece-
ği tartışmalı bir husustur. Zira bu mahkemeler diğer mahkemelerin
sahip olmadığı bir takım yetkilerle donatılmıştır ve yargılama usulle-
rinde de diğer mahkemelere nazaran önemli farklılıklar mevcuttur. Bu
bakımdan söz konusu mahkemelerin özel yetkili mahkemeler olduğu-
nun kabulü gerekir.
Öte yandan , 5982 sayılı Yasa’nın 18. maddesiyle Anayasa’nın 148.
maddesi değiştirilmiş ve Anayasa Mahkemesi’nin görevleri arasına
pek çok Avrupa ülkesinde olduğu gibi, bireysel başvuruların karara
bağlanması da ilave edilmiştir. Anayasa’nın 148. ve 03.04.2011 tarihin-
de yürürlüğe giren 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesine göre “
Herkes,
Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İn-
san Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kap-
samındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla
Anayasa Mahkemesine başvurabilir
.” Anayasa’nın geçici 18. ve 6216 sayı-