

Üçüncü Yargı Paketinde İdari Yargıda Yargılamanın Hızlandırılmasına İlişkin Getirilen
348
Aynı şekilde bu son yargı paketi ile bir takım işlerde Danıştay’dan
alınarak bölge idare mahkemesine verilmiştir. Fakat bu durum bera-
berinde içtihat birliği sorununu getirmiştir. Bu konunun çözümü için
ayrıca bir yasa değişikliği gerektiği açıktır.
Anılan yasa değişikliği ile birlikte idari yargının temel sorunları
olan bazı konularda da çözüm aranması gerektiği de açıktır. İvediliği
ve Danıştay’ın iş yükünü azaltma gibi haklı bir sebebe dayalı olarak çı-
kartılan bu paket içinde yer almayan konular bir sonraki pakette mut-
laka yer almalıdır.
Bu konuların neler olması gerektiği konusuna gelince, öncelikle
2577 sayılı İdari Yargılama Usulünün 31. maddesinde düzenlenen hu-
suslar idari yargıdaki içtihatlar nazara alınarak yeniden düzenlenmeli-
dir. Özellikle bilirkişi incelemesi, keşif, davalardan feragat, dava açma
ehliyeti, yargılama giderleri, müdahil istemleri konularında idari yar-
gıya özgü düzenlemeler yapma gerekmektedir. 6100 sayılı Kanun’un
uygulanmaya başlamasıyla birlikte bu konuda idari yargının mevcut
yapısına aykırı bir takım durumlar ortaya çıkmış olup bu durumların
2577 sayılı Kanunda yapılacak düzenlemelerle giderilmesi gerekmek-
tedir. Mevcut mahkeme ve hakim sayısı olarak belirli bir niteliği kavu-
şan belli bir içtihad birliğine sahip olan idari yargının kendi durumuna
özgü geniş kapsamlı bir usul yasasına sahip olması gerekmektedir. Bu
gün nasıl Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Ceza Mahkemeleri Kanunu
1000 yakın maddeden oluşabiliyorsa, idari yargılama usul kanunu da
1000 lerle ifade edilmese de kendi bünyesindeki her konuyu düzenle-
meli ve 62 madde içine sıkıştırılıp bırakılmamalıdır.
İdari yargıda duruşma konusunda, özellikle seri davalar açısından
duruşma yapma zorunluluğunun ortadan kaldırılması, duruşma tuta-
naklarının duruşma esnasında tutulması gibi imkanlar getirilmelidir.
Gerektiğinde hakim tarafından resen bu yola gidilmese bile taraflarca
hazır bulundurulan tanıkların dinlenilmesi ve dinlenilen tanık ifadele-
rinin de duruşma tutanağına geçirilmesi yoluna gidilebilir. Bu husus
tartışmadan uzak tutulmamalıdır.
Aynı şekilde davanın açılmamış sayılmasına ilişkin 6 maddesin-
deki düzenlemelerdeki süreler ile 26 maddedeki düzenlemeler yeni-
den gözden geçirilmeli ve maddelerdeki süreler kısaltılmalıdır.