

TBB Dergisi 2013 (107)
Mehmet YAYLA
203
hazırlayanların, silahlı kuvvet kullanma konusunda akıllarında olan
husus, hiç şüphesiz konvansiyonel nitelikte silahlarla askeri kuvvet
kullanılmasıdır. Ancak, bilgi çağında artık konvansiyonel askeri kuv-
vet kullanma kavramı pek fazla anlam ifade etmemeye başlamıştır.
Nitekim konvansiyonel silahlarla gerçekleştirilmeyen Estonya ve Gür-
cistan saldırılarının geride bıraktığı zarar dikkate değerdir.
Uluslararası toplumun ve devletlerin siber saldırılara karşı meşru
müdafaa hakkının uygulanabilirliğini tartışması ve ABD gibi bazı dev-
letlerin şartları gerçekleştiği takdirde siber saldırılara karşı geleneksel
uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru müdafaa hakkını kullana-
cağını açıklaması tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Bir silahlı
saldırının, konvansiyonel askeri kuvvet kullanılmasıyla gerçekleşti-
rilmek zorunda olmadığının kabul edilmesi, potansiyel riskler ortaya
çıkarmaktadır. Siber saldırıların, silahlı saldırı olarak kabul edilmesi-
nin BM Antlaşması’nın 51. maddesinin uygulama alanını genişleterek
uluslararası ortamı yeni karışıklıklara sürükleyeceği düşünülmektedir.
B. KUVVET KULLANMA YASAĞINA İLİŞKİN GENEL
PRENSİPLER VE SİBER SALDIRILARIN HUKUKİ DURUMU
Günümüzde uluslararası hukukta kuvvet kullanmayı düzenleyen
en temel kural BM Antlaşması’dır.
10
BM Antlaşması, uluslararası gö-
rüşmeler çerçevesinde BM konferanslarıyla hazırlanmıştır. Diğer ulus-
lararası sözleşmelerde olduğu gibi BM Antlaşması, imza koyan bütün
taraf devletleri bağlayıcı niteliğe haizdir. Antlaşma, uluslararası ilişki-
lerde kuvvet kullanılmasını ve kuvvet kullanma tehdidinde bulunul-
masını açıkça yasaklamaktadır. Bu hüküm, Antlaşma’nın 2(4). mad-
desinde: “Teşkilatın üyeleri, milletlerarası münasebetlerinde gerek bir
başka devletin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı,
gerekse Birleşmiş Milletlerin amaçları ile telif edilemeyecek herhangi
bir surette, tehdide veya kuvvet kullan
ılmasına başvurmaktan kaçınırlar
”
şeklinde ifade edilmektedir. Bu, geleneksel uluslararası hukuk kuralı
olan, başka devletlerin iç işlerine karışılmasının yasaklandığı “müda-
hale yasağı” (non-intervention) kuralı ile tamamlanmaktadır.
11
10
Sertaç H. Başeren,
Uluslararası Hukukta Devletlerin Münferiden Kuvvet Kullanmas
ı-
nın Sırları, Ankara Üniversitesi Basımevi, Ankara, 2003, s.46.
11
Manila Declaration on the Peaceful Settlement of International Disputes
, G.A. Res.