

TBB Dergisi 2016 (123)
Erdem İlker MUTLU
385
alanda terörü mücadele edilmesi gereken bir süreç mi yoksa kendi çı-
karları için bir kart olarak mı gördükleri eleştirisi de belki bu çalışma
açısından beklenmeyen bir katma değer oluşturabilecektir.
Bu iki hedefi gerçekleştirmek için Birleşmiş Milletler, Avrupa
Konseyi gibi uluslararası örgütlerin kararlarını da içeren uluslararası
hukukun ortak araçlarının yanında, Avrupa ve Amerika kıtasından
örnekler de insancıl bilimlere ait soyut yüksek çözünürlüklü betim-
lemelerin değerlendirilebilmesine daha büyük bir katkı sağlayacaktır.
Birleşmiş Milletler’in konuyla ilgili Güvenlik Konseyi kararları, Avru-
pa Birliği yönergeleri ve bazı iç hukuk kuralları yol gösterici normlar
olacakken, Amerika Birleşik Devletleri’nden ve Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesinden iki dava da oluşturulan normların yargıçlar gözünde
öngörülebilirliği şüpheli
6
yorumlanma yöntemlerini anlatacaktır.
İlk olarak toplumbilim ve siyaset bilimi çerçevesinde şiddet ve si-
vil itaatsizlik ilişkisi üzerinde durmakta yarar bulunmaktadır.
SİVİL İTAATSİZLİK VE ŞİDDET ÜZERİNE
Hannah Arendt, şiddetin kökenindeki özneyi devlet olarak tespit
etmektedir.
7
Bunun en ileri boyutu da savaştır. Ancak savaş şiddetin
en kötüsü ve en yoğunu olmasına rağmen günümüz dünyasında apo-
kaliptik bir savaş batı uygarlığı açısından rasyonel bir çözüm değildir.
8
Bunun yerine hedefe varacak caydırıcı şiddet söz konusudur ki bu da
caydırıcılığın oranına göre nükleer silahlanma veya diğer kitle imha
silahlarının da devletler tarafından kullanıma hazır hale getirildiği
aşamalar görülmüştür. Ne var ki böylesine ileri bir teknolojinin getir-
diği diğer bir dengesizlik ise olağan konvansiyonel caydırıcılığa sahip
olamayan küçük devletlerin dahi çok etkili kitle imha silahlar yoluyla
Dünya’yı apokaliptik şiddete götürebileceği gerçeğidir. Bu durum da
özellikle savaşı hala
ratione ultima
olarak gören küçük ve geri kalmış
devletlerin bu şiddet sürecini rahatlıkla devam ettirmesinin yolunu
açmaktadır. Ancak Arendt burada daha önemli bir konuya dikkat
6
Dworkin, Ronald. Hakları Ciddiye Almak, Çev: Ahmet Ulvi Türkbağ, Dost, 2009.
7
Arendt, Hannah. Şiddet Üzerine, İletişim Yayınları, çev: Bülent Peker, 2012
8
Judith Butler, Frames of War,……. Ayrıca bkz. F.Engels, Herrn Eugen Dührung’s
Umwalzung der Wissenschaft, Kısım II, bölüm 4’te: “iktidar yapısı iktisadi ya-
pısıyla çelişen bir ülkenin şiddet araçlarına sahip siyasal iktidarı yenilgiye
mahkûmdur” diyerek iktidar ile şiddet kullanımı arasındaki ilişkiye atıf yapmak-
tadır.