

353
TBB Dergisi 2017 (130)
Fatih KESKİN
yarattığı olumsuz izleri yumuşatma vaadinde bulunmuştur. Çok ulus-
lu şirketler, kendi çıkarları doğrultusunda ama toplumdaki meşruluk-
larını tesis edici bir biçimde itibarlarını koruma ve genel kabul elde
etme çabalarına girişmişlerdir.
Vogel, sivil düzenlemelerin oluşmasını küresel ekonominin dü-
zenlenmesinde devletin ve uluslararası (örgütlerin ç.n.) başarısızlığına
yönelik bir tepki olarak anlamaktadır (…) Bu bağlamda sivil düzenle-
me yalnızca geçmişin zorunluluklarından gönüllü düzenlemelere açık
bir indirme olarak değil tersine eklemsel sosyal düzenlemelere bağlı
işler üzerindeki tarihsel etki olarak anlaşılmalıdır. Dolayısıyla genel
olarak insan haklarının korunmasıyla ilgili olarak sivil düzenlemele-
rin ne kadar etkili olabileceği ve devletin korumasında tamamlayıcı
olarak işleyebilmesi sorunsallaştırılmaktadır.
17
Özel kodları ifade eden sivil düzenlemeler, bu çerçevede küresel
pazarların olumsuz sonuçlarını yumuşatmaya ama aynı zamanda da
büyük ölçüde pazar mekanizmalarına dayanan bir yönlendirme boşlu-
ğunu doldurmaya çalışmıştır. Kurumsal sosyal sorumluluk, böylelik-
le şirket çıkarlarıyla olumsuz toplumsal-ekolojik sunuçları engelleme
arasında bir bağdaşıklık kurma amacını yansıtmıştır. Daha önemlisi,
bu tarz inisyatifler endüstrinin olumsuz faaliyetlerine yönelik dışarı-
dan gelebilecek düzenleme çabalarına karşılık geliştirilen argümanla-
rı temsil etmektedir.
Değerlendirme
İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan göreceli olarak sağlam
sınıflar arası uzlaşı 1970’lerle birlikte sonlanmış, toplumsal anlaşma-
nın geri çekilmesi sonucunda kapitalizmin taşıyıcı unsurlarından biri
olan şirketler yeniden güç kazanmıştır. Bunun anlamı ise günümüzde
Avrupa Birliği’nin adlandırdığı üzere “toplumsal diyaloğun” işlevini
kaybetmesidir. Bu işlev kaybına sosyal democrat partilerdeki aşınma
ve emek hareketindeki parçalanma ideolojik ve politik olarak eşlik
etmiştir. Bu çerçevede küreselleşme, neoliberal hareketliliğin güncel
somut biçimi olarak değil, tersine yeni dünya ekonomisinin görünüşte
17
Brigitte Hamm, Christian Scheper, “Politische Steuerung in Zeiten der Globalisi-
erung: Perspektiven fur den Menschenrechtsschutz”, Zeitschrift fur Menschen-
rechte, Wochenschau Verlag, 2009, s. 11,13.