

349
TBB Dergisi 2017 (130)
Fatih KESKİN
regulation) tanık olunmuştur.
12
Bu iki farklı yönelim ve düzenleme ça-
bası birbirine bağlı iki sonuca yol açmıştır. İlk olarak uluslararası şir-
ketler ulusal devletlerin ve devletler üstü örgütlerin düzenlemelerine
karşı kitlesel direnişe geçmişlerdir. Diğer sonuç ise devletlerin ulus-
lararası alanda düzenleyici kurallara yönelik kalıcı işbirliğini etkin
bir biçimde harekete geçiremediklerinin saptanmasıdır. Bu iki durum
çeşitli inisyatiflerin başarısızlığa uğramasının da temelini oluşturmuş-
tur. Dolayısıyla bu bölümde sözü edilen bu düzenleme ve norm geliş-
tirme çabalarına odaklanılmaktadır.
Farklı biçimlere sahip olmakla birlikte düzenleyici ve davranış
kodları geliştirici bu çabalar, temel olarak egemen iki değişik tarzda
görünürlülük kazanmıştır. Bir tarafta devletler, insan hakları sözleş-
meleri ya da uluslararası örgütlerin normları aracılığıyla uluslarara-
sı şirketler için davranış kodları geliştirmeye çalışmıştır. Çoğunlukla
“resmi kodlar” olarak adlandırılan bu kodlarda uluslararası şirketlere
yönelik çalışma koşulları, ürün kalitesi, çevrenin korunması, tüketici
hakları ve insan hakları konularında genel kurallar tavsiye edilmiş-
tir. Birleşmiş Milletler’den Avrupa Birliği’ne kadar birçok farklı örgüt,
1980’lerin ortalarından itibaren uluslararası şirketlere yönelik ayrımcı-
lığın önlenmesi ve insan haklarının korunması raporları düzenlemiş-
tir. Diğer tarafta ise medyanın yaygınlaştırdığı kamusal eleştirilerin,
protesto hareketlerinin ve hükümet dışı organizayonların saldırgan
eylemlerinin artmasıyla birlikte sayısız uluslararası şirket “özgürce ve
gönüllük esasına dayalı” bir biçimde kurumsal kodlar geliştirme ça-
basına girmiştir. Şirketlerin kendilerini görevli kıldıkları bu kodlara
kısaca “özel kodlar” denilmiş; dış dayatma veya müdahale olmadan
kamusal alanda etkili olmak ve sorunların aşılması için çaba safedil-
mesi öngörülmüştür.
13
12
Brigitte Hamm, Christian Scheper, “Politische Steuerung in Zeiten der Globalisi-
erung: Perspektiven fur den Menschenrechtsschutz”, Zeitschrift fur Menschen-
rechte, Wochenschau Verlag, 2009, s.10.
13
Gunther Teubner, “Selbst-Konstitutionalisierung transnationaler Unternehmen?
Zur Verknüpfung privater und staatlicher Corporate Codes of Conduct”, Stephan
Grundmann et al. (Hrsg.), Unternehmen, Markt und Verantwortung: Festschrift
für Klaus Hopt, De Gruyter, Berlin 2010.