

288
Asgari Alım Taahüdü İçeren Bayilik Sözleşmelerinde Cezai Şart- Yargıtay Hukuk Genel ...
bir güven ilişkisinin ortaya çıktığı durumlarda, taraflar, dürüstlük ku-
ralı gereğince, karşılıklı olarak birbirlerinin hukuki menfaatlerini ko-
rumakla yükümlü olacaklardır.
94
Oysa incelemekte olduğumuz olay-
larda güvenen (bayi) ve güvenilen taraf (sağlayıcı) arasında zaten bir
sözleşme ilişkisi mevcuttur. Bu nedenle, sağlayıcı bayiden ceza koşulu
talebinde bulunurken, sözleşmeden doğan bir hakkını kullanmakta-
dır. Dolayısıyla, sözleşme sorumluluğuna şartları gerçekleşmediğin-
de, yani taraflar arasında sözleşmesel bir ilişki mertebesine ulaşmayan
bir özel bağlantı bulunduğu durumlarda istisnai olarak uygulanan gü-
ven sorumluluğuna başvurulmasına gerek kalmamaktadır.
95
Bu konudaki açıklamalarımıza son vermeden önce bir hususun
altının çizilmesinde yarar görüyoruz: Çelişkili davranış yasağına ay-
kırılığın, şartları gerçekleştiği takdirde güven sorumluluğuna yol aça-
bileceği konusunda bir şüphe yoktur.
96
Ancak somut olayda, yukarıda
açıkladığımız üzere, zaten taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulun-
duğundan, güven sorumluluğuna gidilmesini gerekli kılan bir durum
söz konusu değildir. Bu çerçevede, Yargıtay’ın güven olgusunun bu-
lunduğu her durumda olaya güven sorumluluğunun uygulanacağı
konusundaki yaklaşımı kanımızca hatalıdır.
SONUÇ
Öncelikle incelemiş olduğumuz asgari alım taahhüdü içeren bayi-
lik sözleşmesinde kararlaştırılmış olan ceza koşulunun, türü itibariyle
ifaya eklenen değil, seçimlik ceza koşulu olduğunun belirtilmesi ge-
rekmektedir. Bu çerçevede, Yargıtay’ın bu tür sözleşmelerde yer alan
ceza koşulunun “ifaya eklenen ceza koşulu” olduğu yönünde genel
geçer bir tespit yapmış olması kanımızca doğru değildir. Böyle bir ka-
94
Sommer, s. 1036; Walter, s. 99; Demircioğlu, s. 227.
95
“Sözleşme ve güven sorumlulukları birbirini dışlar!” Bkz. Loser, Nr. 87.
96
Canaris, s. 287 vd.; Kırca, s. 152, dn. 810; Walter, s. 87. Aksi görüşte bkz. Oğuztürk,
s. 253. Özellikle bir hakkın geç kullanılması nedeniyle o hakkın ileri sürülmesinin
hakkın kötüye kullanılması teşkil etmesiyle güven sorumluluğunu karşılaştıran
Loser şu açıklamalarda bulunmaktadır: Güvenin korunması sonucunda mal var-
lıksal bir değerin veya bir hakkın (alacak hakkı, yenilik doğuran hak, mülkiyet
gibi) kaybedildiği durumlar, güven sorumluluğunun uygulama alanına girmez.
Sorumluluk kavramı, bir hakkın kaybedilmesini de kapsayacak kadar geniş anla-
şılmamalıdır. Sorumluluk ve bir hakkın kaybedilmesi, güvenin korunmasının iki
farklı sonucudur. Ayrıntılı bilgi için bkz. Loser, Nr. 91 vd.