

YARGISAL İMAJIMIZ YARGI FAALİYETLERİ
SIRASINDA “OTURARAK KONUŞMAYA” DAİR
BİR DENEME VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
1
Atilla PINAR
*
GİRİŞ
Günlük hayatımızda eşimiz, çocuğumuz, arkadaşlarımız, mes-
lektaşlarımız, işyerindeki muhataplarımız ve diğer insanlarla devam
eden sosyal ilişkilerde ve kamusal faaliyetlerde öne çıkan, kimi zaman
takdir edilen, bazen yadırganan, çoğunlukla eleştirilen, doğru yapıldı-
ğında övülen, dozajı kaçırıldığında yerilen hususlardan biri de
“NE İŞ
YAPTIĞIMIZDAN ZİYADE İŞİMİZİ NASIL YAPTIĞIMIZDIR.”
Bu ise
bizim kişisel veya kurumsal olarak dış dünyaya verdiğimiz en esaslı
görüntümüz, imajımızdır. Mesele o kadar önemlidir ki özel sektörde,
politikada, sanat dünyasında insanlar hatta Amerikan yargısında bir
kısım sanıklar yargılama sırasında profesyonel anlamda imajları ve
davranış modelleri ile ilgili profesyonel destek almaktadırlar. Teknik
olarak ülkemizde bu kurum
“İMAJ MAKERLİK”
olarak bilinmektedir.
İmaj kişinin/kurumun dış dünyada, çevrede algılanan görüntüsüdür.
Dolayısı ile;
“Ben sadece işimi yapıyorum”, “yasal yetkimi kullanıyo-
rum”, “Bu benim yetkim, kime şikayet edersen et”, “İstediğin yere şikayette
özgürsün”
tarzı yaklaşımlarda söyleyen kişi belki mutlak olarak haklı
bile olsa zamana ve yere göre şahsi ve kurumsal imajını ve itibarını
negatif olarak etkileyebilmektedir.
* Hâkim, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başmüfettişi