

Yargısal İmajımız Yargı Faaliyetleri Sırasında “Oturarak Konuşmaya” Dair Bir Deneme ve ...
334
Gözetilecek temel kriter, temel insan ilişkilerinde aranan ve göze-
tilen nezaket kurallarının yargısal faaliyetler sırasında hakim savcıdan
da esirgenmemesidir. Bunun ötesinde bir davranış modelinin (her ne
ad altında olursa olsun) taraflara dayatılmasının doğru olmadığı dü-
şünülmektedir.
Yeri gelmişken değinmekte fayda mülahaza edilecek bir başka
yön de; Halk arasında
“Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi sen de
başkasına yapma!”
şeklinde formüle edilen, psikolojide de
“empati yap-
mak”, “empati kurmak”
şeklinde ifade edilen ve insan ilişkilerini, davra-
nış modellerini doğrudan ilgilendiren olgudur.
Bu doğrultuda hâkim ve savcı olan bir başka meslektaşımızın an-
ne-babamıza, eş ve çocuklarımıza, kardeşlerimize, yakın akrabamı-
za veya dost ve arkadaşlarımıza yapmasını istemediğimiz, yapıldığı
takdirde incineceğimiz, rencide olacağımız veya öfkeleneceğimiz bir
davranışın bizim tarafımızdan başkalarının arzolunan yakınlarına ya-
pılması da etik, ahlaki ve insani olmayacaktır. İş ve işlemlerimizdeki
davranış modellerimizle muhatap olduğumuz kişilerin kendilerinin/
yakınlarının/tanıdıklarının/dostlarının da bizim gibi rencide olabile-
ceğini, kırılabileceğini veya kızabileceğini öngörmek ve hatırdan çı-
karmamak önemli bir meziyettir.
Bu meyanda irdelenmesi gereken başka bir mesele de avukatların
duruşma salonunda veya savcılık aşamasında ne şekilde davranmaları
(ayakta veya oturarak beyanda bulunma, görüş serdetme vs.) gerekti-
ğidir.
Açıkçası bu husus belki birçok tartışmaya ve farklı değerlendir-
meye açıksa da bir mesleki kod ve uygulama olarak bu hususun ya
ilgili camianın
“baroların”
veya tüm hukukçuların yürütecekleri ortak
çalışma ile aşılabileceği düşünülmektedir.
Avukatlık mesleği sadece dava dilekçesi veya cevap metni yaz-
mak ve sanık savunması yapmaktan ibaret değildir. Aksine mesleğin
icrasında müvekkile, karşı tarafa, hâkime, heyete ve duruşma ortamın-
daki diğer şahıslara karşı hukuki formatın arz edildiği, hitabet sanatı-
nın sergilendiği, diyalektiğin çalıştırıldığı, hangi mantık ve düşünce
sistematiği ile sonuca varıldığının anlatıldığı bir meslektir. Özellikle
bütün bu faaliyetlerin gerçekleştirildiği asıl ve nihai mekân duruşma