

Kuralların Kuralı: Anayasanın Hukuki Boyutunun Evrensel Serüveni
220
zorunlu olarak, devletlerin tek taraflı ve daha sonraki bir tedbire ken-
dilerince mütekabiliyet temelinde kabul edilmiş bir hukuki düzen kar-
şısında öncelik tanımalarını imkânsız hale getirmektedir. Dolayısıyla
böyle bir önlem o hukuki düzenle uyuşmazlık halinde olamaz. Toplu-
luk hukukunun icrai gücü daha sonraki iç kanunlara bağlı olarak bir
devletten diğerine değişemez
157
. Biraz geriye çekilip resmin tamamına
bakıldığında şu görülecektir: Bir hukuk düzeni bir başka hukuk düze-
nine aykırı olamıyorsa, aslında ortada iki değil sadece bir tane hukuk
düzeni mevcut demektir. Çünkü bir hukuk düzenini diğerinden ayırt
eden hususlardan biri de, benzerlerine karşı bağımsız olmasıdır. Bu
durumda Avrupa örneğine mahsus olarak, Topluluk hukukunun, ne-
redeyse ulusal düzeydeki hukuku ya da bilinen deyimiyle her ülkenin
anayasal hukuk düzenini kapsadığı söylenebilecektir. Nitekim anaya-
sa kavramının tarihsel yolculuğuna bakıldığında, yurttaşların, güven-
lik, adalet gibi belli konularda elinde tuttuğu haklardan ‘devlet’ lehine
vazgeçtiği, mülkiyet, kişi hak ve hürriyetlerini muhafaza ettiği, sözü
edilen konularla ilgili sorumlulukları devlete yüklediği, bu vazgeçişin
ve ‘devrin’ anayasa ile hukukileştirildiği bilinmektedir.
Yurttaş-devlet
arasında görülen hak devrinin bir benzerinin enteresan bir şekil-
de devlet-Topluluk arasında yaşanmakta olduğu tespitini yapmak
mümkün olacaktır
.
Divan’ın üye devletlerin egemenlik yetkisinin Topluluğa devri so-
nucunu yaratan daha pek çok kararı olduğu bilinmektedir. Topluluk
hukukunun üye devletlerde doğrudan doğruya uygulanma özelliğini
vurgulayan söz konusu tüm kararlar, bu ulusüstü hukuk düzeninin
ulus devletin egemenlik yetkilerinin devri temelinde şekillendiğini
158
ve her bir ülkenin yürürlükte olan anayasasını dahi bir kenara bıraka-
cak şekilde bir hukuk düzenini yarattığını göstermektedir.
Avrupa örneğinde, görüldüğü üzere, topluluk hukuku ‘anaya-
sa’ yerine tedrici şekilde ikame edilmektedir. Yapılan bu ikamenin
kanıtları yalnız Avrupa Adalet Divanı’nın kararlarından ibaret de-
ğildir. Belli başlı Avrupa devletlerinin anayasaları da
“anayasa-üstü
norm”
un varlığını teyit edecek niteliktedir. Bu bağlamda Avusturya
157
Yazıcı, op.cit. s. 264
158
Yazıcı, loc.cit.