

Tahkimin Kamu Hizmetlerine Uygulanma Sorunsalı ve Olası Sonuçları
134
ABD’de ise antlaşmaların yerel kanunlardan bir üstünlüğü olma-
dığı gibi antlaşmalar eğer bir kanundan önce uygulanmışsa üstündür.
Dolayısıyla antlaşmalardaki üstünlük koşulu Amerika Birleşik Devlet-
lerinde
“üstünlük maddesi”
hükümleri çerçevesinde değerlendirilmek-
tedir (Sauvant and Sachs, 2009: 105-107).
Öte yandan büyüyen nüfus ve artan ihtiyaçlar göz önüne alındı-
ğında belirli sektörlere yönelik (enerji) önemli altyapı yatırımlarının
gerçekleştirmesindeki güçlükler, ülkeleri uluslararası tahkime adeta
mecbur kılmakta aksi takdirde kalkınmada hayatiyet arz eden yatırım-
lar için kaynak tedariki güçleşmektedir. Kamu kesimi boyutu açısın-
dan yabancı sermaye girişinin artması, teknoloji ve sermaye transferi
yanında önemli istihdam alanlarının oluşmasına da katkı yapmakta-
dır. Bununla birlikte işgücü piyasaları arasında artan rekabet, öden-
meyen ücretler, yasa dışı ücret kesintileri, ucuz işçilik, ücret eşitsizli-
ği, reel gelirler üzerinde ciddi dalgalanmalar, sözleşme dışı sigortasız
kaçak istihdam, iş güvenliğinin azalması, çalışma yaşamına yönelik
yasaların dilediğince esnetilebilmesi, sendikal faaliyetlerde daralma
gibi olumsuzluklar ortaya çıkabilmekte, mevcut sorunlar değerlendi-
rildiğinde bu durumun bir yönüyle imtiyaz sözleşmeleri kapsamında
devletin gerçekleştirmesi gereken faaliyetlerin yabancı unsura havale
edilmesinin bir sonucu olarak ortaya çıktığı görülmektedir.
Diğer taraftan yabancı yatırımcıların ulusal yargı denetimi dışında
kalabilmek amacıyla talep ettikleri tahkim mekanizmasının, özellikle
gelişmiş ülkelerin çıkarlarına hizmet ettiği yönündeki yaklaşımlar en
sık eleştiri konularından biri olmuş ve olmaya da devam etmektedir.
Ülkemizde de düne kadar benzer şekilde algılanan ve ulusal bağım-
sızlığa tehdit olarak değerlendirilen bu yapının bugün itibariyle TOBB,
SPK, İMKB gibi kurumlar bünyesinde ulusal ve uluslararası uyuşmaz-
lıkları çözüme kavuşturacak tahkimmekanizmaları oluşturmaya yöne-
lik çabalara dönüşmesi son derece manidardır. Bu amaçla Adalet Ba-
kanlığı, İstanbul Tahkim Merkezi Kanun Tasarısı hazırlamış, bu tasarı
ile yabancılık unsuru taşıyanlarda dahil olmak üzere uyuşmazlıkların
(i) tahkim (ii) alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olan arabuluculuk
yani tarafsız üçüncü kişi marifetiyle çözümü hedeflemiştir. Küreselleş-
me ile birlikte ulusal piyasaların birleşerek adeta bütünleşik bir yapı
arz ettiği günümüzde mevcut sorunların salt ulusal yasalarla çözümü
yetersiz kalmakta, uluslararası ticaretin artan boyutu göz önüne alın-
dığında küresel ticaret hukuku ve onun bir parçası olan tahkim huku-
kunun oluşum ve gelişimine yönelik gereklilik zaruret arz etmektedir.