

İdari İşlemin İcrailiği
282
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu başka bir kararında, tebligat
işlemlerinin idari davaya konu edilmesinin mümkün olamayacağına
ilişkin kararında tebligat işlemlerinin, ilgililerine duyurulmalarına ara-
cılık ettikleri asıl idari işlemlerden ayrılarak tek başlarına idari davaya
konu edilmelerinin mümkün olmadığını, hukuki sakatlıklar taşıyan
tebligat işlemlerinin ilgilileri açısından hukuki sonuçlar doğurabilme-
si olanağı olmadığını söyleyerek tebligat işlemlerinin tek başına idari
davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem
olarak nitelendirilmeyeceğini ifade etmiştir
86
.
SONUÇ
İdari işlemler, idarenin tek yanlı irade açıklaması ile ilgililer üze-
rinde, onların rızası dışında, hukuki durumlarını etkilerler ve huku-
ki sonuçlar doğuran durumlar yaratırlar. İdari işlemlerin yarattığı bu
sonuçlar, idari işlemin icrailiği özelliği ile ortaya çıkmaktadır. İcrailik
idari işlemin kimliğini oluşturan önemli bir unsurdur. İdari işlemin
icrailiği ile ilgili olarak doktrinde farklı terimler ve farklı açıklamalar
getirilmektedir. İptal davası bakımından idari işlemin icrailiği ile kesin
ve yürütülebilir olma şartı yargı kararlarında birlikte değerlendirmeye
konu olsa da, kesin ve yürütülebilir olma icrai işlemin iptal davası-
na konu olması için gerekli bir şarttır. Zincir işlemler kuramına karşıt
olarak ayrılabilir işlem kuramı geliştirilmiştir. Ayrılabilir işlemin, bu-
lunduğu süreçten bağımsız olarak hukuki sonuçlar yaratması halinde
iptal davasına konu olması söz konusudur. Ayrılabilir işlem kuramı
bu anlamda iptal davası ve idari yargının denetim alanını genişleterek
hukuk devleti ilkesine katkı yapmaktadır.
Hukuk düzeninde herhangi bir değişikliğe yol açmayan idare-
nin işlemleri de söz konusudur. Doktrinde farklı terimlerle ve farklı
sınıflandırmalarla açıklanan bu işlemler, idarenin iç düzen işlemleri
(direktifler, sirkülerler), bildirici işlemler (vergi hukukuna ilişkin iş-
lemler, uyarıcı/ikaz edici işlemler), hazırlık işlemleri (tavsiyeler, da-
nışma işlemleri), uygulama işlemleri (ilan, tebliğ, duyuru, vs.) olarak
sıralanabilir. Diğer taraftan yargı nezdinde işleme verilen isimlerin de-
ğil doğurduğu hukuki sonuçlar bakımından bir idari işlemin icrai olup
olmadığının belirlenmesi önemlidir.
86
DVDDK. T. 11.04.1997, E. 1995/425, K. 1997/187.