

Hukuk Yargılamasında Dava Sebebi Üzerine Bir İnceleme
200
kuk bilgisinin teknik olduğu ve hukukumuzda avukatla temsil zorun-
luluğu
327
da bulunmadığından, taraflarca hukuki normun, yani vakıa
ile ilintili hukuk kuralının ya da hayat olayına uygulanacak kanun
hükmünün bildirilmesinin mutlak olmadığı yönündeki görüş
328
de
bizi bu düzenlemeye yakın olduğumuz sonucuna götürecektir. Ancak
böylesi bir davranışın, hâkimin taraf pozisyonu alacağı ve yargılama-
daki eşitlik anlayışına aykırı olduğu da savunulmuştur
329
. Taraflardan
sübjektif haklarını himaye edecek en iyi hukuki sebebi bilmeleri ve
serdetmelerini beklemek doğru olmayacaktır
330
. Onlar doğru ve ek-
siksiz vakıaları getirmekle yükümlüdür. Bu sebeple, kanundaki bu
düzenleme, tabiri caizse, terzinin teslim edilen kumaşa en münasip
elbiseyi dikme görevi yüklemiştir. Konuyu daha iyi açıklamak sade-
dinde, yurt dışındaki A, İstanbul’daki evinin aidat, bakım, vb. işleri
için arkadaşı B’ye yetki verse, B’ de bu yetki ve temsil ilişkisi çerçe-
vesinde; evin ortak giderleri, zorunlu bakım ve tamiratlarını yaptır-
sa, müteakiben evi C’ ye kiraya verdiğini düşünsek, hal böyle iken,
birinci ihtimalde, malik A, B’ nin yaptığı masrafları ödemese, B, A’ya
karşı şifahi sözleşmeye aykırılık, vekaletsiz iş görme ya da iyi niyetli
zilyedin yaptığı zorunlu, lüks ve faydalı masrafların iadesi borcuna
ilişkin hükümlere mi? İkinci ihtimalde, B, kiracıdan aldığı kira bedel-
lerini malik A’ya ödememesi halinde A, vekaletsiz iş görme, şifahi
sözleşmeye aykırılık ya da iyi niyetli zilyedin iade borcuna ilişkin hü-
kümlere mi? Yahut kira bedelinin artık kendine ödenmesini isteyen
malik A, ödenmeyen kira bedelleri ve tahliye için kiracı C’ye karşı,
BK 40 vd düzenlenen temsil hükümlerine mi? Yoksa doğrudan ayni
sine tanırdı ve husus bir ihtiyar olmaktan ziyade hakime verilmiş bir mükellefiyet
idi.”; Abdürrahim Karslı, Medeni Muhakeme Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2011,
s. 315. “Hakim, davacının bildirdiği hukuki sebeple bağlı olmayıp, davacının da-
yandığı dava sebebine uygulanacak kanun hükmünü resen araştırıp bulmak ve
uygulamakla yükümlü olduğundan, hakların yarışması halinde de davacının ka-
nun hükümlerini eksik göstermesi veya hiç göstermemesi önemli değildir. Hakim
davaya uygulanacak kanun hükümlerini resen araştırıp bulmakla yükümlüdür
(HMK m.33). Bununla birlikte, hakimin bu kanun hükümlerinden davacı için daha
elverişli olan kanun hükmünü resen gözeterek uygulaması daha doğru olacaktır.”;
Kuru, Dava Sebebi, s. 220; Aksi görüş için bkz. Özekes, Hukuki Sebep, s.765.
327
Yıldırım, Delillerin Değerlendirilmesi, s.104.
328
Yılmaz, Islah, s.158.
329
Özekes, Hukuki Sebep, s.765.
330
Yılmaz, Şerh, s.361. “Tarafların hukuki sebebi yanlış veya eksik bildirmeleri de
hakimi bağlamaz.”