

TBB Dergisi 2014 (111)
Ersin ŞARE
207
sayılı TCK, sanığın daha önce kasıtlı bir suç işlemesi ve işlediği bu suç
nedeniyle öngörülen cezanın 3 ayı geçmemesi hallerinde erteleme im-
kanı tanımıştır. Oysa ki 647 sayılı kanunun 6. maddesinde daha önce
kasıtlı bir suç işlememiş olma koşulu aranmaktaydı. Kanun koyucu bu
değişiklikle sınırlı bir biçimde de olsa kişinin daha önce kasıtlı bir suç
işlemesi hallerinde de hakime hapis cezasını erteleme yetkisi tanımış-
tır. Bu sebeplerle arşiv kaydında mahkumiyete ilişkin bir bilgi yer alsa
da burada adli sicil kaydı esas alınmalı ve hukuki durum buna göre
tespit edilmelidir.
113
dai) Yabancı Mahkemelerden Verilmiş Ceza
Mahkumiyetlerinin Ertelemeye Etkisi
Yabancı mahkemelerden verilmiş olan ceza mahkumiyetlerinin
TCK’nın 51. maddesine göre ertelemeye engel olup olmadığı hususu
öğretide tartışmalıdır.
Türk Ceza Kanununun ve hukukunun sisteminde kanunda açık-
lık bulunmayan hallerde yabancı ceza mahkemelerinden verilmiş
olan hükümlerin ülkede etkili olmamaları kuraldır. Bununla birlikte,
51. maddede mahkumiyet kararının hangi mahkemeler tarafından
hükmedilmesinin gerektiği konusunda bir sınırlandırma mevcut ol-
madığından yabancı mahkemeler tarafından verilen mahkumiyet
kararlarının da ertelemeye engel olacağı söylenebilir. Ancak burada
bu hükmün konuluş amacıda önem taşımaktadır. Zira kanun koyucu
burada Türk Yargı Teşkilatını göz önünde tutuğu ve Türk Mahkeme-
lerini kast etmiş bulunduğu bir gerçektir. Genellikle yabancı kanunlar
da aynı esası uygulamaktadır.
114
Yabancı mahkemelerden verilen mahkumiyete ilişkin kararların,
ulusal düzeyde hüküm doğurabilmesi için, uluslararası sözleşmele-
rin imzalanması yoluna gidilmektedir. Türkiye, bu konudan bir çok
ikili ve çok taraflı sözleşmeye imza koymuştur. Ancak bunlar içinde
113
Ancak bu çözüm yolu eleştiriye açıktır; bir kere neden arşiv kaydının değil de adli
sicil kaydının esas alınacağı hukuki açıdan açıklayamamaktadır. Kanun koyucu 3
aydan az demek suretiyle önemsiz suçlar bakımından kasıtlı suç işlenmesi halin-
de ertelemenin mümkün olacağını belirtmiştir. Diğer önemli suçlar bakımından
bunun kabulü mümkün değildir.
114
Dönmezer/Erman C. III s. 35