

TBB Dergisi 2014 (114)
Emine ÖZDAMAR DOĞAN
203
A. Genel Olarak
Türkiye’de markalarla ilgili temel düzenleme 556 sayılı Markala-
rın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’dir.
4
556 sa-
yılı KHK m. 5’e göre marka, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir
başka teşebbüsün ürettiği mal veya hizmetlerden ayırt etmek üzere,
kişi adları dahil sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi
veya ambalajları gibi, çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde
ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her tür-
lü işarettir.
556 sayılı KHK m. 6’ya göre, bu KHK ile sağlanan markanın ko-
runması tescil yoluyla elde edilmektedir. KHK tescilli marka hakkının
kazanılması bakımından yalnızca tescili yeterli görmekte, kullanma
şartı aramamaktadır.
5
Tescilden sonra ise kullanma zorunluluğu aran-
maktadır.
Markanın kullanılması zorunluluğu ile markanın korunması
farklı hususlardır. Zira kullanma zorunluluğuna uyulup uyulmadı-
ğının anlaşılmasında belirli bir bekleme süresi öngörüldüğünden bu
süre içerisinde, marka, sahibi lehine her halde koruma sağlar. Yani
bekleme süresi içerisinde kullanılmayan marka da kullanılan marka
gibi korunur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi konu ile ilgili bir kararında
şöyle karar vermiştir, “Tescilli bir marka, m. 14’e aykırı olarak beş yılı
aşkın bir süredir kullanılmasa da bu markanın diğer bir tescilli marka
ile iltibas yarattığı gerekçesi ile haksız rekabet teşkil ettiği iddiası din-
4
Fatih Bilgili, “Yargıtay Kararları Uygulamasında 556 Sayılı Markaların Korunma-
sı Hakkında KHK’ya Göre Tescili Markanın Kullanılması Zorunluluğu”,
TBB Der-
gis
i, Sayı 74, 2008, s.29
5
Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2012, s.423;
Necati Meran, Marka Hakları ve Korunması, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2008,
s.262; Bilgili, s.29,Karşıt görüşte olanlar vardır. Bu yazarlara göre, tescilli bir
markanın tescilden doğan korumadan yararlanabilmesi, tescil edildiği şekilde
ve tescil edildiği mal ve/veya hizmetler için kullanılmasına bağlıdır: Hayrettin
Çağlar,“Tescilli Markanın Farklı Şekilde Kullanılması”,
Ankara Barosu Fikri Mülki-
yet ve Rekabet Hukuku De
rgisi, Sayı 2, 2007, s.11; Hanife Dirikkan, “Tescilli Markayı
Kullanma Külfeti”, Prof. Dr. Oğuz İmregün’e Armağan, Vedat Kitapçılık, İstanbul
1998, s.219; Aynı yönde Yargıtay Kararı; Marka sahibine, markasını tescil ettirmesi
nedeni ile tanınan koruma ve mutlak inhisari hak, markanın işlevini yerine getire-
cek şekilde kullanılması koşuluna bağlanmıştır. Böylece tescilin sağladığı mutlak
nitelikli marka hakkı korunmasından gerçekten kullanılan markaların yararlan-
ması amaçlanmıştır: Y. HGK. 09.02.2011 T., 2010/11-695 E., 2011/47 K, İstanbul
Barosu Dergisi, Cilt 86, Sayı 1, s.323-326